İş piyasasındaki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya üzerinden paylaşan kadın, iş ilanlarının çokluğunun iş arayanların uygun koşullarda iş bulabildiği anlamına gelmediğini söyledi.
“Çok afedersiniz ama artık iş piyasasının içine tabiri caizse hep birlikte ettiniz” diyen kadın, iş piyasasının dışarıdan farklı göründüğünü ifade etti.
Kadın, “Aslında dışarıdan bakılınca iş var ama beğenilmiyor ya da tercih edilmiyor. Seçenek çok, tercih eden yok... Değil arkadaşlar, durum bundan ibaret değil” sözleriyle iş ilanları ile çalışma koşulları arasındaki farkın göz ardı edildiğini savundu.
“FİRMA ADINI AÇIK ETMEK İSTİYORUM AMA YAPAMIYORUM”
İş görüşmeleri sırasında karşılaştığı bazı çalışma koşullarına ilişkin konuşan kadın, yaşadığı deneyimler nedeniyle zaman zaman firma isimlerini açıklamak istediğini ancak bunu yapamadığını belirtterek şu ifadeleri kullandı;
“Bazen böyle insan istiyor ki yaşadığı durumları firma adını açık etsin ama yapamıyorum. Gerçekten kendimi çok zor tutuyorum. Bu konuda inanılmaz derecede sabrım sınanmış durumda"
“ASGARİ ÜCRET ARTI 1600 LİRA EV DESTEĞİ”
Kadın, iş görüşmelerinde kendisine sunulan bazı ücret ve yan hak örneklerini de paylaştı. Görüşmeler sırasında “Asgari ücret artı 1600 lira ev desteğimiz bulunuyor” şeklindeki tekliflerle karşılaştığını söyleyen kadın, bu tür tekliflere tepki gösterdi.
“Abi dalga mı geçiyorsunuz ya? Sonrası ‘İş piyasası durgun ya’” diyerek işverenlerin sunduğu ücret ve çalışma koşullarıyla piyasadaki durgunluk söylemi arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

“BİNLERCE FİRMA CV’Mİ GÖRÜNTÜLEDİ”
İş arama sürecinde aktif şekilde görüşmeler yaptığını belirten kadın, iş bulmak için çok sayıda başvuru ve görüşme gerçekleştirdiğini söyledi. “Binlerce firma tarafından CV’m görüntülendi. Günde 3-4 telefon görüşmem oldu. Yeri geldi günde 3-4 kere yüz yüze görüşmem oldu” ifadelerini kullanan kadın, buna rağmen karşılaştığı çalışma koşullarının kendisini zorladığını belirtti.
“DEVLETİMİZİN VERDİĞİ GÜNLÜK YEMEK DESTEĞİMİZ VAR”
Kadının tepki gösterdiği konulardan biri de yemek desteği oldu. İş görüşmelerinde “Devletimizin verdiği günlük yemek desteğimiz var” ifadesini duymaktan sıkıldığını belirten kadın, çalışanların mesai karşılığının ödenmesi konusunda ise farklı bir yaklaşım sergilendiğini söyledi.
Kadın, “E madem devletin standartlarına bu kadar uymaya çalışıyorsunuz, söylediği her şeyi birebir ilerletmeye çalışıyorsun; benim çalışma saatlerimin mesai karşılığını nasıl ödemeyi düşünmüyorsunuz peki?” diyerek fazla çalışma karşılığının ödenmemesine tepki gösterdi.
“CUMARTESİ PAZARI ALIYORSUNUZ, HAFTA İÇİ BİR GÜN İZİN VERİYORSUNUZ”
Çalışma günleri ve izin uygulamalarına da değinen kadın, bazı iş yerlerinde hafta sonunun tamamında çalışmanın karşılığında hafta içinde tek gün izin verilmesini eleştirdi.
“Cumartesi pazarı alıyorsunuz, hafta içi bir gün izin veriyorsunuz. Yok öyle bir dünya arkadaşlar” diyen kadın, çalışma koşullarının çalışanların hakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“BU KOŞULLARI KABUL ETMEK ZORUNDA OLANLARIN HAKKINA GİRİYORSUNUZ”
Kadın, özellikle ekonomik nedenlerle sunulan her çalışma koşulunu kabul etmek zorunda kalan kişilerin durumuna dikkat çekti. “Başta tüm bu saçma sapan koşulları kabul eden, etmek zorunda olan insanların hakkına girdiğinizi artık kabullenmeniz lazım” ifadelerini kullanan kadın, çalışanların zorunluluk nedeniyle kabul ettiği şartların normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda çalışma şartlarına ilişkin eleştirilerini sürdüren kadın, “Bu rezil sistemle ilerlemeye çalışan şirketlerin, insanları sınadığı yerden aynı şekilde sınanmasını diliyorum. Sizlerin yorumunu da aşağıda bekliyorum” diyerek sosyal medya kullanıcılarından görüş istedi.




