İSRAİL İLE TÜRKİYE ARASINDA SURİYE GERİLİMİ BÜYÜYOR
Suriye, Türkiye ve İsrail arasındaki gerilim son günlerde yeni bir boyuta taşındı. İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki Abu el-Duhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından Ankara ile Tel Aviv arasındaki karşılıklı açıklamalar sertleşti.
Reuters’a göre İsrail, Suriye’nin Türkiye’nin askeri personel konuşlandırmasına izin vermeye hazırlandığını ve bunun İsrail açısından güvenlik tehdidi oluşturduğunu savundu. Türkiye ise bu iddiaları reddederek Suriye’deki iş birliğinin eğitim ve uzmanlık paylaşımı kapsamında olduğunu açıkladı.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise yaşanan gerilimin ardından Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yanlış anlaşılmaları önleyecek bir iletişim mekanizması kurulması için çalışıldığını açıkladı.

ŞAM’DAKİ ASELSAN RADARI NEDEN GÜNDEMDE?
İsrail’in Suriye’deki gelişmelere yönelik kaygılarının yalnızca olası Türk askeri konuşlanmasıyla sınırlı olmadığı görülüyor.
ASELSAN tarafından geliştirilen HTRS-100 Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi, Ocak 2026’da Şam Uluslararası Havalimanı’na kuruldu. Anadolu Ajansı, sistemin havaalanı çevresindeki hava hedeflerini hassas şekilde tespit ve takip edebildiğini, kurulumun Türkiye tarafından sağlandığını bildirdi.
ASELSAN’ın teknik dokümanına göre HTRS-100, 80 veya 100 deniz mili olarak yapılandırılabilen bir tespit menziline sahip. En yüksek seçenek yaklaşık 185 kilometreye karşılık geliyor. Sistem, hava araçlarının tespit ve takibinin yanı sıra uçakların kimliklendirilmesine yönelik IFF (dost-düşman tanımlama) özelliğini de destekliyor
185 KİLOMETRELİK MENZİL NE ANLAMA GELİYOR?
HTRS-100’ün Şam’a kurulması, doğrudan bir hava savunma sistemi konuşlandırıldığı anlamına gelmiyor. ASELSAN tarafından hava trafik kontrol radarı olarak tanımlanan sistemin öncelikli amacı, uçuşların güvenli şekilde takip edilmesini sağlamak. Ancak radarın geniş kapsama alanı ve hava hedeflerini tespit edebilme kapasitesi, İsrail açısından gelişmeyi stratejik hale getiriyor.

Türkiye ve Suriye tarafı da sistemin temel amacının Şam Uluslararası Havalimanı’nda uçuş güvenliğini artırmak olduğunu açıkladı. Türk Büyükelçisi Nuh Yılmaz, radarın özellikle gece uçuşlarının güvenli şekilde yapılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Bununla birlikte radarın hava hedeflerini tespit ve takip edebilmesi, İsrail açısından farklı bir stratejik anlam taşıyor.
İSRAİL HAVA OPERASYONLARINDAN ENDİŞELİ
İsrail merkezli Jerusalem Post, HTRS-100’ün Şam’a konuşlandırılmasının İsrail’in Suriye hava sahasındaki hareket kabiliyetini etkileyebileceğini yazdı. Haberde Batılı kaynakların, radarın kapsama alanının İsrail’in Suriye’deki operasyonlarını daha karmaşık hale getirebileceği yönündeki değerlendirmelerine yer verildi.
Al-Monitor’un son haberinde ise İsrailli güvenlik ve siyasi kaynakların Türkiye’nin Suriye’deki askeri hedefleri konusunda ciddi kuşkular taşıdığı aktarıldı. Habere göre İsrail tarafı, Ankara’nın Suriye’de daha derin bir askeri varlık oluşturmasından ve gelişmiş savunma sistemleri konuşlandırmasından endişe ediyor.
Bu nedenle Şam’daki HTRS-100, tek başına bir “silah sistemi” olarak değil, Türkiye’nin Suriye’de artan teknolojik ve askeri etkisinin sembollerinden biri olarak değerlendiriliyor.
TÜRKİYE'NİN SURİYE'DEKİ ROLÜ GENİŞLİYOR
Türkiye’nin Suriye’deki rolü, Esad yönetiminin 2024’te devrilmesinin ardından daha da belirgin hale geldi. Ankara, yeni Suriye yönetimiyle siyasi ilişkilerin yanı sıra savunma, eğitim, altyapı ve yeniden yapılanma alanlarında da iş birliğini geliştiriyor.
Al-Monitor, İsrail tarafında özellikle Türkiye’nin Suriye’de daha kalıcı bir askeri altyapı oluşturabileceği ihtimalinin tartışıldığını aktarıyor. Reuters da Ankara’nın Suriye ordusunun yeniden yapılandırılmasına eğitim ve askeri uzmanlık desteği verdiğini bildiriyor.
Son gelişmeler, Suriye’nin yalnızca İsrail-Türkiye ilişkilerinin değil, bölgedeki güç dengelerinin de önemli merkezlerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
Şam’a yerleştirilen 185 kilometre menzilli HTRS-100 ise bu değişimin en görünür teknolojik unsurlarından biri. Sistemin resmi görevi sivil havacılık güvenliği olsa da radarın hava hedeflerini tespit ve takip kapasitesi, Türkiye’nin Suriye’deki artan etkisiyle birlikte İsrail tarafından yakından izleniyor.




