Gideon Sa’ar, rejimin adımlarının ciddi ve tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, yaşananların uluslararası toplum tarafından görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi. Sa’ar açıklamasında, SDG’nin ve Kürt güçlerinin IŞİD’e karşı yürütülen mücadelede kritik bir rol oynadığını vurguladı. Bu nedenle özellikle Batılı ülkelerin Kürtlere karşı tarihi ve ahlaki bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Sa’ar, sahada en ağır bedeli ödeyen aktörlerin bugün hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Suriye’de Kürtler başta olmak üzere farklı azınlıklara yönelik baskının sistematik bir nitelik kazandığını öne süren Sa’ar, bu durumun “yeni bir Suriye” vaadiyle taban tabana zıt olduğunu söyledi. Rejimin uygulamalarının, kapsayıcı bir siyasi düzen iddialarını boşa çıkardığını savundu.
Uluslararası toplumun sessizliğinin tehlikeli bir eşik yarattığını kaydeden Sa’ar, tepkisizliğin Suriye rejimini şiddeti tırmandırmaya cesaretlendireceği uyarısında bulundu. Sa’ar’a göre Halep’te yaşananlar yalnızca Kürtleri değil, SDG’nin varlığı ve Suriye’deki güç dengeleri açısından da kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor.
התקפות כוחות המשטר הסורי על המיעוט הכורדי בעיר חאלב - חמורות ומסוכנות. לקהילה הבינלאומית בכלל ולמערב בפרט יש חוב של כבוד כלפי הכורדים שנלחמו בעוז ובהצלחה מול דעא״ש. דיכוי שיטתי ורצחני של המיעוטים השונים בסוריה סותר את ההבטחות ל״סוריה חדשה״. שתיקה מצד הקהילה הבינ״ל תביא להסלמת…
— Gideon Sa'ar | גדעון סער (@gidonsaar) January 8, 2026



