Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Komutanlığı'ndaki hak ediş süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davada, mahkeme heyeti delillerin karartılma şüphesinin bulunmaması ve tutukluluk sürelerini gerekçe göstererek tüm tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi. Duruşmada dinlenen tanıklar, özellikle araç sayıları üzerinde yapılan manipülasyonlara ve haksız kazanç sağlandığına yönelik iddialara ilişkin dikkat çekici ifadeler verdi.
TANIK İFADELERİNDE "HAKSIZ KAZANÇ" İDDİALARI
Duruşmada tanık olarak dinlenen L.G., Lojistik Komutanlığı'ndaki görev süresinde bazı lojistik firmalarına yönelik dirençle karşılaştığını belirterek, "A birliği 3 araç istemiş ama evraklarda 5 araç yazılmış. Bu gider kalemlerinin hepsi haksız kazançtır" ifadelerini kullandı. Bir diğer tanık F.K. ise, göreve geldikten sonra geçmişe dönük işlemleri incelediğinde, firmanın gerçekte gönderdiği araç sayısından çok daha fazlasının evraklara işlendiğini tespit ettiğini öne sürdü. Tanıkların anlatımları, sistemin nasıl manipüle edildiğine dair önemli detaylar barındırıyordu.
SAVUNMA VE MAHKEME KARARI
Cumhuriyet savcısının talebinin ardından söz alan sanıklar, aleyhte olan tüm beyanları reddederek suçsuz olduklarını savundu. Sanık avukatları ise dosyada somut bir delil bulunmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Yavuz Bora, Yavuz Güler, Murat Akyüz, Murat Balalan ve Hasan Hüseyin Çakıcı’nın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vererek duruşmayı 22 Ekim tarihine erteledi.
DAVANIN GEÇMİŞİ: "EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA"
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Kara Kuvvetleri'nin sivil firmalardan aldığı nakliye hizmetlerine ilişkin hak ediş süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddia edilmişti. Askeri Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, kontrol teşkilatında görevli askeri personel ve firma yetkilileri hakkında "zincirleme şekilde edimin ifasına fesat karıştırma" ve "rüşvet" suçlarından hapis cezası isteniyordu. Dava süreci, lojistik yönetimindeki şeffaflık tartışmalarını da beraberinde getirmişti.





