Ümit Özdağ canlı yayında açıkladı: "Öcalan'ın evleneceği kişi belli"
Ümit Özdağ canlı yayında açıkladı: "Öcalan'ın evleneceği kişi belli"
İçeriği Görüntüle

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrasya Stratejik Araştırmalar Platformu (ASAD) Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’nın kuruluşundan İmamoğlu’nun adaylığına, siyasi hayatındaki hatalardan eğitim politikasına kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“ALTILI MASA’NIN KURULMASININ DOĞRU OLDUĞUNA İNANDIM”

Altılı Masa’nın kurulma sürecine ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, parti içerisinde bu karara yönelik itirazlar olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, kararının arkasında durduğunu belirterek, “Önemli kararlarda tabii arkadaşlarım itiraz ettiler. Mesela ben az önce söyledim, Altılı Masa’nın kurulması dolayısıyla ama doğru olduğuna inandım ve arkadaşlarımı ikna ettim” dedi. Cumhurbaşkanlığı seçim sistemindeki yüzde 51 şartına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, siyasi partilerin ittifak yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Her halükarda Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 51 koşulu varsa siz zaten ittifak yapmak zorundasınız. Nitekim bizim ittifakımızdan sonra Erdoğan da ittifak yapmak zorunda kaldı” diye konuştu.

“İMAMOĞLU’NU ADAY YAPMASAYDIM” SORUSUNA NET YANIT

Kılıçdaroğlu’na siyasi hayatında “keşke yapmasaydım” dediği önemli bir kararının olup olmadığı da soruldu. Kılıçdaroğlu, her siyasetçinin hata yapabileceğini belirterek, “Eğer siz her yaptığınızın doğru olduğunu iddia ederseniz büyük bir yanılgıya düşersiniz. O zaman hata yapmak alışkanlık haline gelebilir” ifadelerini kullandı. Siyasi yaşamında eksikleri ve yanlışları bulunduğunu kabul eden Kılıçdaroğlu, bu nedenle özür de dilediğini söyledi.

“Eksiğimiz var mı? Var tabii. Yanlışımız var mı? Var. Ben en son özür bile diledim. Yani yaptığımız hatalardan, eksikliklerden dolayı özür de diledim” diyen Kılıçdaroğlu, siyasette her kararın doğru olduğu iddiasının yanlış olduğunu vurguladı.

Kılıçdaroğlu’na, “İmamoğlu’nu aday yapmasaydım diye düşündünüz mü hiç?” sorusu da yöneltildi.

Kılıçdaroğlu bu soruya, “Yok. Hayır, hayır” yanıtını verdi. “Bunu keşke yapmasaydım dediğiniz önemli bir karar var mı?” sorusuna ise Kılıçdaroğlu, “Çok önemli bir kararım yok” karşılığını verdi.

“İTİRAZ KÜLTÜRÜ” VURGUSU

CHP içerisindeki karar alma süreçlerine ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, parti içerisinde itirazların olağan olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bu partinin bir özelliği var. O güzel bir özelliktir. Bu partiyi diri tutan, itiraz kültürüdür. Yani bir şey söylersiniz, 50 kişi itiraz eder. İtiraz ederler. Dinlersiniz bunları, ama dinlersiniz yani. ‘Vay, sen nasıl Genel Başkan’a itiraz edersin?’ diye bir kültürümüz yok” dedi. MYK toplantılarında da farklı görüşlerin dile getirildiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Sonra bir araya geliriz. Sonuçta bir karar veririz. Yani günün deyimiyle ortak aklı oluşturmaya çalışırız” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, hata yapmanın insanlara özgü olduğunu belirterek, “Benim hatalarım yok mu? Var tabii. Eksiğimiz de var, hatamız da var, yanlışımız da var. Bunların olmaması mümkün değil” diye konuştu.

“BİR ÜNİVERSİTE KENDİ REKTÖRÜNÜ SEÇEMİYORSA ORASI ÜNİVERSİTE DEĞİLDİR”

Kılıçdaroğlu, üniversitelerde rektörlerin belirlenmesi konusunda da sert ifadeler kullandı. Rektörlerin üniversitelerin kendi içinden belirlenmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Bir üniversite kendi rektörünü seçemiyorsa orası üniversite değildir. Özerk değildir. Bir üniversite kendi rektörünü nasıl seçmez?” dedi. Rektör adaylarının belirli niteliklere göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Niteliklerini koyarsınız. O niteliklere uygun beş kişi çıkıyorsa oylama yapılır, birisi rektör olur. Onu bile beceremiyoruz. Onu bile siyaset kurumu belirliyor” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, bilim insanlarına daha fazla imkan sağlanması gerektiğini de söyledi.

“NİTELİKLİ İNSANLARI KORUMAK ZORUNDAYIZ”

Bilim, eğitim ve araştırma politikaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, gelişmiş ülkelerin bilimsel araştırmalara büyük kaynak ayırdığını söyledi. Üstün yetenekli çocukların özel olarak desteklenmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımı “yüksek yetenek inşası” olarak tanımladı. Kılıçdaroğlu, “Bir toplumu ileriye taşıyan, o toplumun nüfusunun yüzde 1,5-2’sidir. Yüzde 1,5-2, yani üstün zekâlılar. Üstün zekalıları devlet korur. Bunlara özel ayrıcalıklar tanır, özel olanaklar sağlar” dedi. Covid-19 aşısını geliştiren Türk kökenli Alman vatandaşlarına da değinen Kılıçdaroğlu, “Örneğin Covid-19 aşısını iki Türk kökenli Alman vatandaşı buldu. Alman ekonomisine kazandırdıkları para 40 milyar dolar. Bir aşıyla 40 milyar dolar. Biz bulsaydık biz kazanacaktık” ifadelerini kullandı. Türkiye’de nitelikli gençlerin yurt dışına yöneldiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Şimdi biz nitelikli insanları korumak zorundayız” dedi.

“EĞİTİM SİSTEMİ TEPEDEN TIRNAĞA DEĞİŞMEK ZORUNDA”

Yapay zekanın eğitim sistemini değiştirdiğini belirten Kılıçdaroğlu, ezbere dayalı eğitim anlayışının geride kaldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Hele bu yapay zekâdan sonra artık öyle ezber falan bitti. Çocuk ne kadar nitelikli soru soruyorsa eğitim o kadar başarılıdır” dedi. Eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Eğitim sistemi tepeden tırnağa değişmek zorunda. Millî Eğitim Bakanı bunun farkında mı bilmiyorum” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu ayrıca nitelikli çocuklar için özel sınıflar ve okullar oluşturulması gerektiğini belirterek, “Zeki çocukların korunması lazım. O çocuklara özel önem verilmesi lazım. Özel sınıflar açılması lazım” diye konuştu. Bu konunun yalnızca bir siyasi partinin çözebileceği bir mesele olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bunun devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

ZENGEZUR KORİDORU MESAJI

Kılıçdaroğlu, Zengezur Koridoru’nun Türkiye açısından önemine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin Azerbaycan ile ilişkilerine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Türkiye, Azerbaycan’ı kendisinden ayırmıyor. O anlaşmayı Azerbaycan imzalamışsa Türkiye de imzalamış kabul ediyor. Öyle düşünüyorum ben şahsen. Ama normalde Türkiye’nin bu sürecin içinde olması lazım” dedi. Zengezur Koridoru’nun Kuşak-Yol Projesi açısından önem taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, Orta Asya ülkelerinin Akdeniz’e ve Mersin Limanı’na ulaşmak istediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bizim Merkez Türkiye Projesi’nin temel noktası da buydu zaten. Türkiye’yi merkez alan, büyük, gelişmiş bir ülke. Orta Asya’dan, Doğu Akdeniz’den ve Ege’den kazanımlarımız olacaktı ve Türkiye, merkez ülke olarak kendi bölgesinde önemli bir konuma gelmiş olacaktı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ