Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, komşu ülkelerle epeydir yürütülen devlet sınırlarının belirlenmesi ve işaretlenmesi çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. Sınırların kesinleştirilmesinin ardından ülke topraklarının 15 bin 572 hektar genişlediği, Kırgızistan’ın toplam yüz ölçümünün 20 milyon 90 bin 572 hektara ulaştığı bildirildi.
Caparov, konuşmasında ülkenin arazi yapısı, tarım alanları ve ulaşım projelerine ilişkin güncel bilgiler paylaştı. Sınır sorunlarının çözüme kavuşturulmasının ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ve komşu ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi bakımından önemli olduğunu belirtti.
SINIRLARIN BELİRLENMESİ TAMAMLANDI
Kırgızistan’ın komşularıyla olan bazı sınır bölgeleri, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından uzun yıllar boyunca tartışma konusu olmuştu. Yerleşim alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve ulaşım yollarının iç içe geçtiği bölgelerde sınır çizgisinin kesin olarak belirlenememesi, zaman zaman ülkeler arasında anlaşmazlıkların yaşanmasına neden olmuştu.
Son yıllarda yürütülen diplomatik görüşmeler ve teknik çalışmalar sonucunda sınırların belirlenmesi ve sahada işaretlenmesi sürecinde önemli ilerleme sağlandı. Caparov, çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte ülkenin yüz ölçümünün 200 bin kilometrekarenin üzerine çıktığını ifade etti.
TOPLAM YÜZ ÖLÇÜMÜ ARTTI
Paylaşılan verilere göre sınırların netleştirilmesi sonucunda Kırgızistan topraklarına 15 bin 572 hektarlık alan eklendi. Böylece ülkenin toplam yüz ölçümü 20 milyon 90 bin 572 hektara ulaştı. Söz konusu artış, yaklaşık 155,7 kilometrekarelik bir alana karşılık geliyor.
Sınırların kesin hâle getirilmesi, yalnızca ülke topraklarının genişlemesi açısından değil, sınır bölgelerinde yaşayan vatandaşların güvenliği ve bölgedeki ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesi bakımından da önem taşıyor. Kesin sınır çizgilerinin belirlenmesiyle tarım, ulaşım ve yerel yönetim alanlarındaki belirsizliklerin azaltılması hedefleniyor.
TARIM ARAZİLERİNE İLİŞKİN VERİLER PAYLAŞILDI
Cumhurbaşkanı Caparov, Kırgızistan genelinde 6 milyon 732 bin hektar tarım arazisi bulunduğunu açıkladı. Ülke topraklarının yabancı yatırımcılara geniş ölçüde tahsis edildiği yönündeki iddialara da değinen Caparov, 1992’den bu yana yatırım projeleri için ayrılan alanların toplam ülke topraklarının yüzde 0,1’inden daha azını oluşturduğunu söyledi.
Caparov’un açıklamalarında, toprak kaynaklarının ülkenin ekonomik çıkarları doğrultusunda kullanılması ve tarımsal alanların korunmasının önemine dikkat çekildi.
DEMİRYOLU PROJESİ EKONOMİDE YENİ DÖNEM BAŞLATABİLİR
Konuşmanın önemli başlıklarından birini de Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu Projesi oluşturdu. Kırgızistan’ın ana uluslararası ulaşım koridorlarına doğrudan bağlantısının sınırlı olduğunu belirten Caparov, yeni demiryolu hattının ülkeyi bölgesel bir transit merkezine dönüştürebileceğini söyledi.
Projenin tamamlanmasıyla Çin ile Orta Asya ve diğer bölgeler arasındaki ticaret yollarının kısalması, Kırgızistan’ın transit taşımacılıktan daha fazla gelir elde etmesi ve dış ticaretteki ulaşım maliyetlerinin azalması bekleniyor. Demiryolunun aynı zamanda yeni iş alanları oluşturması ve ülkenin uluslararası lojistik sistemine daha güçlü biçimde katılmasını sağlaması hedefleniyor.
BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİNE KATKI SAĞLAYACAK
Sınırların kesinleştirilmesi, Kırgızistan’ın komşu ülkelerle yürüttüğü ilişkiler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Uzun yıllardır devam eden anlaşmazlıkların müzakereler yoluyla sonuçlandırılması, sınır bölgelerinde istikrarın sağlanması ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi bakımından önem taşıyor.
Kırgızistan yönetimi, çözüme kavuşturulan sınır meseleleri ve hayata geçirilmesi planlanan ulaşım projeleriyle ülkenin bölgesel ticaretteki rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Demiryolu projesinin tamamlanması hâlinde Kırgızistan’ın denize kıyısı bulunmayan bir ülkeden, Asya ile diğer bölgeler arasındaki önemli transit güzergâhlardan birine dönüşmesi bekleniyor.





