İstanbul Büyükçekmece'de eski Adli Tıp çalışanı Turgay Tamer evinde ölü bulundu. Birkaç günlüğüne yurt dışına çıkan Tamer'in eşi dün akşam eve döndüğünde eşini salonda hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese ekipler sevk edilirken, evde yapılan ilk incelemede şüpheli bir duruma rastlanmadığı belirtildi. Tamer'in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Tamer'in adı, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada gündeme gelmişti. Eylül ayında düzenlenen ikinci operasyon kapsamında gözaltına alınan Tamer, soruşturma kapsamında adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.
EŞİ EVİNDE ÖLÜ BULDU
Turgay Tamer'in eşi birkaç günlüğüne yurt dışına çıktı. Nefes'in haberine göre dün akşam eve dönen eşi, Tamer'i salonda hareketsiz halde buldu. Durumun bildirilmesi üzerine adrese ekipler sevk edildi. Evde yapılan ilk incelemede şüpheli bir duruma rastlanmadığı belirtildi. Tamer'in cansız bedeni, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Tamer'in şeker hastası olduğu öğrenilirken, ölümün kesin nedeni yapılacak otopsinin ardından netlik kazanacak.
KOZİNOĞLU DOSYASINDA GÖZALTINA ALINMIŞTI
Turgay Tamer'in ölümü, kamuoyunda yeniden gündeme gelen Kaşif Kozinoğlu soruşturmasının devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanmasının ardından hastaneye götürülürken hayatını kaybetmişti. Aradan geçen yılların ardından dosya yeniden açıldı. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırıldığı ve soruşturmanın yeniden başlatıldığı açıklandı. Soruşturmanın gizlilik kararı altında yürütüldüğü ve özel bir ekip oluşturulduğu bildirildi. Turgay Tamer de bu kapsamda soruşturmanın ikinci operasyonunda gözaltına alınan 9 isim arasında yer aldı.
SORUŞTURMADA NE OLMUŞTU?
Kozinoğlu soruşturması kapsamında 10 Eylül'de düzenlenen ikinci operasyonda 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında doktor Turgay Tamer'in yanı sıra kameraman İdris Tiftikçi, muhabir Selahattin Günday, ambulans şoförleri Ahmet Göksel Erdoğan ve Mahmut Arslan ile acil tıp teknisyenleri Özlem Uslu Öz, Emre Atmaca, Tuba Koç ve Neşrin Kaya Altınova yer aldı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Silivri Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık işlemlerinin ardından 3 şüpheli tutuklama talebiyle hakimliğe gönderildi. Mahkeme, Selahattin Günday, Özlem Uslu Öz ve Emre Atmaca'nın tutuklanmasına karar verdi. Turgay Tamer'in de aralarında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Tamer, bu süreçte tutuklanmadan serbest bırakıldı.
Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma yalnızca cezaevi görevlileriyle sınırlı kalmadı. Soruşturmanın ilk aşamasında, olay tarihinde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Bu kişilerden 10'u gözaltına alınırken, bir kişinin yurt dışında bulunan FETÖ firarisi olduğu tespit edildi. İlk operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklandı. Diğer şüphelilerden 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakıldı. Ardından soruşturmanın ikinci dalgasında gazeteciler ve sağlık çalışanları dahil 9 kişi gözaltına alındı. Bu dalgada 3 kişinin tutuklanması, 6 kişinin ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılması kararlaştırıldı.
DÖNEMİN SAVCILARI DA DOSYAYA GİRDİ
Soruşturma ilerledikçe olay tarihinde görev yapan isimlere yönelik işlemler de genişledi. Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan gözaltına alındı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında da işlem yapıldı. İşgören ve Doğan tutuklanırken, Ataman ve Uğur hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Bu aşamada soruşturmadaki tutuklu sayısının 6'ya, adli kontrol uygulanan şüpheli sayısının ise 15'e yükseldiği bildirildi.
ESKİ GAZETECİ DE TUTUKLANDI
Soruşturmanın sonraki aşamasında eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke de gözaltına alındı. Ambulans şoförü Kaba, jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Osman Arslan, Ömer Vatan ve Kazım Beyke ise sağlık kontrollerinin ardından Silivri Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık, Arslan'ın tutuklanmasını, Vatan ve Beyke'nin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti. Hakimlik, Osman Arslan'ın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından tutuklanmasına karar verdi. Vatan ve Beyke hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Soruşturmanın en dikkat kritik adımlarından biri de Kaşif Kozinoğlu'nun mezarının açılması oldu. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin yeniden araştırılması ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amaçlandı. Böylece 2011 yılında cezaevinde meydana gelen ölüm, yıllar sonra yeniden kapsamlı bir soruşturmanın merkezine taşındı.
KURTLAR VADİSİ DETAYI DOSYAYA GİRDİ
Soruşturmanın bir başka dikkat çeken ayağını ise "Kurtlar Vadisi" dizisi oluşturdu. Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verdi. Savcılık ayrıca "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinin incelenmesine karar verdi. Dosyada, dizideki bazı senaryo unsurları ile Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olaylar arasındaki bağlantıların araştırıldığı bildirildi. Soruşturma kapsamında daha sonra Bayram Özbek de tutuklandı. Özbek hakkında "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" ve "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma kapsamında son dönemde farklı isimlerin de bilgisine başvuruldu. 23 Eylül'de Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılıkta ifadesinin alındığı bildirildi. Perinçek'in ifadesinin yaklaşık 2 saat sürdüğü aktarıldı. Aynı süreçte soruşturmanın farklı başlıkları üzerinden yeni adli işlemler gerçekleştirilmeye devam etti.


