Sabahın erken saatlerinde muhtarlık dahil tüm yetkilerini eşlerine devreden erkekler köy meydanından ayrılırken, mahalle bir günlüğüne kadınların yönetimine girdi. 460 sporcunun katıldığı güreş müsabakaları devam ederken, köyde kalan kadınlar geleneksel etkinlikler ve eğlencelerle günü kutladı.
OSMANLI'DAN GÜNÜMÜZE: "KADIN SALTANATI"
Geçmişi Osmanlı dönemine dayanan bu sıra dışı gelenek, günümüzde hala büyük bir coşkuyla yaşatılıyor. Etkinlik çerçevesinde muhtar Mehmet Çalışkan görevini eşi Emine Çalışkan’a devrederken, köydeki bakkal ve kahvehanelerin işletmesi de bir günlüğüne kadınlara emanet edildi. "Akşama kadar köye erkeklerin girmesi yasak" kuralı, etkinliğin en dikkat çeken ve sadık kalınan parçası olmaya devam ediyor.

ERKEKLER GÜREŞE, KADINLAR EĞLENCEYE
Kozluören Mahallesi'nin erkekleri, geleneksel yağlı güreş müsabakalarını izlemek üzere mahalle dışında kurulan alana geçerken, köy meydanı tamamen kadınlara kaldı. Kadınlar, kahvehanelerde sohbet edip oyun havaları eşliğinde eğlenirken, misafirlere de yöresel yemek ikramlarında bulunuldu. Bu gelenek, kadınların sosyal hayattaki gücünü ve dayanışmasını simgeleyen önemli bir kültürel miras olarak öne çıkıyor.
BAŞKAN EROL: "TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN KATILIM VAR"
Etkinliğe katılan Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Kozluören Yağlı Güreşleri’nin sadece Bursa’da değil, ülke genelinde büyük ilgi gördüğünü belirtti. Türkiye’nin dört bir yanından 460 sporcunun er meydanına çıktığını ifade eden Erol, "Köydeki muhtarımız, azalarımız ve kooperatif başkanımız tüm yetkilerini eşlerine devretti. Bugün köydeki tüm faaliyetler, muhtarımızın eşinin başkanlığında gerçekleştiriliyor" diyerek geleneğin yönetimsel boyutuna dikkat çekti.
KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASI
525 yıldır devam eden bu şenlik, modern dünyanın hızına rağmen yerel kültürün ve toplumsal cinsiyet rollerine dair geleneksel bakış açılarının nasıl korunduğunu gösteriyor. Etkinlik sonunda güreşlerde dereceye giren sporculara ödülleri verilirken, kadınların yönettiği mahalledeki bu huzurlu atmosferin, yerel turizm ve kültürel bilinirlik açısından da önemli bir değer taşıdığı ifade ediliyor.





