Kumar bağımlılığı yalnızca maddi kayıplarla sınırlı kalmıyor. Borçları gizlemek, kumar oynadığını inkâr etmek, yakın çevreden uzaklaşmak ve davranışın olumsuz sonuçlarına rağmen devam etmesi, hem bağımlı kişinin hem de ailesinin yaşamını etkileyebiliyor.
Türkinform’a konuşan Aile, Evlilik ve İlişki Danışmanı Mesiha İrehan, kumar sorununun ilişkilerde nasıl fark edilebileceğini, ailelerin hangi davranışlardan kaçınması gerektiğini ve güvenin yeniden kurulup kurulamayacağını anlattı.
KUMAR SORUNUNUN İLK İŞARETLERİ NELER?
Kumarı davranış kökenli bir bağımlılık olarak değerlendiren İrehan, kişinin dürtülerini kontrol etmekte zorlanması, davranış sonrasında suçluluk veya utanç hissetmesine rağmen kumar oynamaya devam etmesinin önemli işaretler arasında bulunduğunu söyledi.
Kumar oynadığını saklamak, bu konuda yalan söylemek veya maddi imkânlarının üzerinde para harcamak gibi davranışların da dikkate alınması gerektiğini belirten İrehan, değişiklikleri çoğu zaman ilk olarak kişinin yakınlarının fark ettiğini ifade etti.
Daha önce keyif aldığı hobilerden veya sosyal aktivitelerden uzaklaşma, yakın çevreye daha az zaman ayırma, kumar konusunda aşırı huzursuz ve gergin davranma gibi değişimlerin de sorunun erken işaretleri olabileceğini söyledi.
BORÇLARI VE KUMAR OYNADIĞINI GİZLEMESİNE DİKKAT
Kumar oynamak için borç almak, borçları eşinden veya ailesinden gizlemek ve maddi durumu tehlikeye atacak miktarlarda para harcamak, İrehan’a göre ilişkinin güven boyutunu ciddi şekilde etkileyebiliyor.
Kişinin kumar nedeniyle daha dalgın, gergin veya içe kapanık hale gelmesinin aile tarafından fark edilebileceğini belirten İrehan, sorunun yalnızca kaybedilen parayla değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Çünkü eş açısından yalan söylenmesi, maddi durumun gizlenmesi ve verilen sözlerin tekrar tekrar tutulmaması zamanla ilişkideki güven duygusunu zedeleyebiliyor.

“BORCUNU ÖDEMEK” HER ZAMAN YARDIM ETMEK DEĞİL
Kumar oynayan kişinin borçlarını sürekli olarak ailesinin veya eşinin kapatmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirten İrehan, destek olmakla sorunun sonuçlarını sürekli ortadan kaldırmanın birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti.
Ailenin kişinin yanında olduğunu hissettirmesinin önemli olduğunu söyleyen İrehan, bunun yanında maddi sınırların da oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Kredi kartlarının kontrol altına alınması, yeni borçlanmayı kolaylaştıran imkânların sınırlandırılması ve aile bütçesinin korunması gibi önlemlerin değerlendirilebileceğini belirten İrehan, temel amacın kişinin kumar davranışını finanse etmeye devam etmek değil, tedavi sürecine yönelmesini desteklemek olduğunu söyledi.
KİŞİYİ KUMARA İTEN NEDEN DE ÖNEMLİ
Kumar davranışının herkeste aynı nedenle ortaya çıkmadığını belirten İrehan, bazı kişilerde haz arayışının, bazı kişilerde ise yaşanan acı veya sorunlardan uzaklaşma isteğinin etkili olabileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle kişinin özellikle hangi zamanlarda kumar oynama isteği yaşadığının ve bu davranışı neyin tetiklediğinin anlaşılmasının önemli olduğunu söyledi.
Kumar oynadığı saatlerin farklı sosyal aktivitelerle doldurulmasının faydalı olabileceğini belirten İrehan, ailelerin sürekli yargılayan, güvenmediğini hissettiren veya kişiye devamlı kumarı hatırlatan bir iletişim biçiminin ters etki yaratabileceğine de dikkat çekti.
“İSTERSE BIRAKIR” DÜŞÜNCESİ SORUNU BASİTLEŞTİRİYOR
Kumar bağımlılığının yalnızca irade eksikliği şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten İrehan, bağımlılığı “ahlaki başarısızlık” veya kişinin bilinçli olarak seçtiği basit bir alışkanlık şeklinde yorumlamanın yanlış olduğunu söyledi.
Kişinin istediği anda tek başına bırakabileceği düşüncesinin de gerçeği her zaman yansıtmadığını ifade eden İrehan, bağımlılıkta beynin ödül sistemi ve haz beklentisinin önemli rol oynadığını belirtti.
Bu nedenle ailelerin “İsteseydin bırakırdın” yaklaşımı yerine kişide gözlemledikleri davranış değişikliklerini açık biçimde konuşması ve profesyonel destek konusunda onu teşvik etmesi gerektiğini söyledi.

KUMAR BIRAKILSA BİLE GÜVEN HEMEN GERİ GELMİYOR
Kumar bağımlılığının aileler açısından hem maddi hem de duygusal olarak büyük bir yıkıma dönüşebileceğini belirten İrehan, özellikle eşler arasındaki güvenin ciddi biçimde zarar görebildiğine dikkat çekti.
Ancak ilişkinin yeniden kurulmasının mümkün olabileceğini söyleyen İrehan, bunun yalnızca kumar davranışının sonlandırılmasıyla tamamlanmadığını vurguladı.
Öncelikle bağımlı kişinin tedaviye ikna olması gerektiğini belirten İrehan, iyileşme sürecinin uzun olabileceğini ve eşin desteğinin önemli olduğunu ifade etti. Tedavi sonrasında ise ilişkide zarar gören güven ve iletişimin yeniden inşa edilmesi için çiftlerin aile danışmanlığı gibi profesyonel desteklerden yararlanabileceğini söyledi.




