Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik risklere karşı stratejik bir alternatif olarak kurgulanan Hicaz Demiryolu projesi, Riyad merkezli bir ağ ile Avrupa, Ege, Akdeniz ve Karadeniz'e uzanacak. İlk aşamada Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye'yi kapsayacak hattın, sonraki süreçte Körfez ülkelerine genişletilmesi ve hem yük hem de yolcu taşımacılığına açılması öngörülüyor.
"ALTERNATİF GÜZERGAHLAR ŞART"
Bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizliklerin ulaştırma güzergahlarının çeşitlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. "Yaşanan olaylar, mevcut güzergahların sürdürülebilirliği konusunda bize dersler verdi" diyen Uraloğlu, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın lokomotif olduğu bu projenin, küresel ticaretin güvenliği için bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Bu hat sayesinde, Uzak Doğu'dan gelen yüklerin karaya indirilerek demiryoluyla doğrudan Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor.

400 KİLOMETRELİK EKSİK HATTIN TAMAMLANMASI
Projenin teknik detaylarına değinen Uraloğlu, Suudi Arabistan ve Türkiye tarafındaki hatların büyük ölçüde tamamlandığını, Suriye ile Ürdün arasında kalan yaklaşık 400 kilometrelik eksik bölümün ise odak noktası olduğunu açıkladı. "Süreci doğru yönetir ve Türk müteahhitlerinin hızıyla çalışırsak 3-4 yıl gibi bir sürede hattı işler hale getirebiliriz" diyen Bakan, yapılacak işlerin tespitine yönelik saha çalışmalarının birkaç ay içinde sonlanacağını belirtti. Hattın sadece ticaret için değil, kutsal topraklara turistik ve dini seyahatler için de kullanılması planlanıyor.
TİCARİ VE KÜLTÜREL BİR KÖPRÜ
Hicaz Demiryolu'nun sadece bir demiryolu hattı değil, tarihi ve kültürel bağları güçlendiren bir proje olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Ortadoğu'daki en güçlü ülke Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak, sadece ticaretimizi değil, tarihi bağlarımızı da geliştireceğiz" dedi. Projenin ilk aşamada dört ülkeyi birleştireceğini, ardından Katar, BAE, Kuveyt, Umman ve Yemen'in sisteme dahil edileceğini açıklayan Uraloğlu, bu ağın petrol ve doğal gaz nakliyesinde de stratejik bir alternatif olacağını kaydetti.

TÜRKİYE'NİN 355 MİLYAR DOLARLIK ULAŞTIRMA GÜCÜ
Türkiye'nin ulaştırma altyapısına son yıllarda 355 milyar dolarlık yatırım yaptığını hatırlatan Bakan Uraloğlu, bölgedeki stratejik hamlelerin önemine değindi: "Türkiye olarak 4 bin 464 kilometre hızlı tren hattımız var ve bunun 3 bin kilometresini iki yıl içinde devreye alacağız. Doğru zamanda parasal imkanları stratejik hamlelerle birleştirdik." Uraloğlu, Türkiye'nin bu yatırımlarla bölgesel bir lojistik merkez konumunu perçinlediğini ve komşu ülkelerle kurulan bu yeni iş birliği ağının bölgenin gücünü artıracağını belirtti.
SULTAN ABDÜLHAMİD'İN YAPTIĞI PROJE
Hicaz Demiryolu ya da diğer adıyla Hamidiye Hicaz Demiryolu, 2. Abdülhamid tarafından 1900-1908 yılları arasında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen 1.322 kilometre uzunluğundaki demiryolu hattıdır. 1908 yılından sonraki eklemelerle 1.900 km uzunluğa kadar çıkmıştır. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendisMeissner bulunuyordu. Demiryolu hattının inşaatında 2666 kâgir köprü ve menfez, yedi demir köprü, dokuz tünel, 96 istasyon, yedi gölet, 37 su deposu, iki hastane ve üç atölye yapılmıştır. II. Abdülhamid demiryolu boyunca telgraf hattı çekilmesini de emretmiştir. Telgraf hatlarıyla beraber demiryolunu Arap bedevilerin saldırılarından korumak için birçok karakol da inşaâ edilmiştir. Demiryolu, asıl hedefteki ulaşım noktası olan Mekke'ye kadar uzatılamamıştır.





