Manifest grubuyla ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılıkta ifade veren Akış hakkında, “müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” suçundan tutuklama talebinde bulunuldu. Akış’ın tutuklanıp tutuklanmayacağına ise sulh ceza hakimliği karar verecek.
SORUŞTURMANIN KAPSAMI DİKKAT ÇEKTİ
Akış hakkında yürütülen soruşturmanın “müstehcenlik”, “uyuşturucu madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiaları kapsamında başlatıldığı belirtildi. Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında ise özellikle Manifest grubunun faaliyetleri ve grubun geniş kitlelere ulaşması üzerinde duruldu. Sevk yazısında, müstehcenlik değerlendirmesinin yalnızca çıplaklık veya bedenin görünürlüğü üzerinden yapılamayacağı belirtilerek, içeriğin bütünü, sunuluş biçimi ve ulaştığı kitlenin de dikkate alınması gerektiği ifade edildi.
SAVCILIKTAN “ÇOCUKLAR VE GENÇLER” VURGUSU
Sevk yazısında dikkat çeken başlıklardan biri de çocuklar ve gençler oldu. Savcılık değerlendirmesinde, çocukların ve gençlerin söz konusu içeriklere herhangi bir filtreleme mekanizması olmaksızın ulaşabilmesinin önemine dikkat çekildi. Manifest grubunun yapımcısı ve kurucusu olarak Akış’ın, grubun faaliyetlerinin kamuya sunulmasında ve geniş kitlelere ulaşmasında sorumluluğu bulunduğu yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Savcılık yazısında ayrıca çocukların ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimleri açısından devletin koruyucu yükümlülüklerine de vurgu yapıldı.
TOLGA AKIŞ’IN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen Tolga Akış’ın savcılık ifadesinin ayrıntıları da ortaya çıktı. Akış, ifadesinde Manifest grubunun kurucusu olduğunu ve grupta yer alan kadınları “Big Five Türkiye” isimli yarışma üzerinden seçtiğini anlattı. Söz konusu yarışmanın YouTube üzerinden de devam ettiğini belirten Akış, banka hesapları ve gelirleriyle ilgili iddialara da yanıt verdi. Akış, hesaplarının incelenmesi halinde yurt dışından kendisine gelen paraların yalnızca YouTube ile Spotify ve Apple gibi müzik servislerinden elde edilen gelirlerden oluştuğunu savundu.
MESUT ADLİN İDDİALARINA DA YANIT VERDİ
Akış’ın ifadesinde dikkat çeken bir diğer bölüm ise fotoğrafçı Mesut Adlin ile ilgili iddialar oldu. Yaklaşık bir yıl önce bazı projelerde fotoğrafçı olarak çalıştığı için Adlin’i tanıdığını belirten Akış, son olarak Manifest grubunun fotoğraflarının da Adlin tarafından çekildiğini söyledi. Akış, daha sonra Adlin hakkında bazı kadınlar tarafından taciz iddialarının gündeme gelmesi üzerine kendisiyle çalışmayı bıraktıklarını ifade etti. Bu açıklamanın ardından Adlin’in iş bulmakta zorlandığını ve kendisine karşı “kin beslemeye başladığını” öne süren Akış, sosyal medyada paylaşılan bazı yazışmaların da kendisini itibarsızlaştırmak amacıyla kullanıldığını savundu.
“YAZIŞMALAR MİZAH AMAÇLIYDI”
Sosyal medyada gündeme gelen yazışmalar hakkında da konuşan Akış, söz konusu mesajların eşi Gizem Akış, Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki konuşmalar olduğunu belirtti. Akış, yazışmaların mizah amaçlı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını savunarak, konuşmaların bağlamından koparılarak paylaşıldığını ileri sürdü. Ayrıca mesajların üzerinden yaklaşık 1-2 yıl geçtiğini ve sohbetin tamamının paylaşılmadığını iddia etti.
MANİFEST ÜYELERİYLE İLGİLİ İDDİALARI REDDETTİ
Akış, Manifest üyeleri üzerinde baskı kurulduğuna ilişkin basında yer alan bazı iddiaları da reddetti. 6 Eylül 2025 tarihinde Küçükçiftlikpark’ta gerçekleştirilen konser sonrasında Manifest üyelerinin yargılandığı davada şüpheli olmadığını belirten Akış, grubun sahnedeki dans figürleri üzerinde sorumluluğu bulunmadığını söyledi. Menajerlik gelir paylaşımıyla ilgili iddialara da yanıt veren Akış, elde edilen gelirin yüzde 60’lık bölümünün Manifest üyelerine eşit şekilde dağıtıldığını, yüzde 40’lık bölümün ise şirketin proje giderleri için kullanıldığını savundu. Akış ayrıca grup üyelerinin başka insanlarla görüşmesinin yasaklandığı, kendisiyle tatil yapmaya zorlandıkları veya hastalıklarına rağmen sahneye çıkmaları için baskı gördükleri yönündeki iddiaları da kabul etmedi.
“SUÇ GELİRLERİNİ AKLAMADIM”
Soruşturmanın en dikkat çeken başlıklarından biri olan “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiasına ilişkin de savunma yapan Akış, suç gelirlerini aklamadığını söyledi. Konserlerde grup üyelerinin yanında doktor, psikolog ve fizyoterapistin bulunduğunu belirten Akış, finansal işlemlerinin de incelenmesini istedi. Akış, gözaltına alındığında telefonunun şifresini kendi rızasıyla teslim ettiğini belirterek, telefon ve banka hesaplarının incelenmesi halinde verdiği bilgilerin doğrulanacağını savundu. Üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen Akış, “Suçsuzum” diyerek hakkındaki iddiaları reddetti.
ŞİMDİ GÖZLER HAKİMLİKTE
Soruşturma kapsamında yaşanan son gelişmeyle birlikte gözler sulh ceza hakimliğine çevrildi. Tolga Akış’ın tutuklanıp tutuklanmayacağı, hakimlikte yapılacak değerlendirme sonrasında belli olacak. Öte yandan soruşturmanın kapsamındaki diğer iddialara ilişkin incelemelerin de sürdüğü öğrenildi.
Manifest’in kurucusu ve menajeri Tolga Akış hakkındaki suçlamalar henüz kesinleşmiş değil. Akış ise savcılık ifadesinde yöneltilen suçlamaların tamamını reddediyor.





