Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerinde ilk aşama tamamlandı. Anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi kabul edildi. Diğer maddelerin görüşülmesine ise devam edilecek. Genel Kurulda teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi. Birinci maddenin kabul edilmesi üzerine TBMM Başkanvekili Celal Adan birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Adan, birleşimi saat 14.00'te yeniden toplanmak üzere kapattı.
BİR ÜLKEYE SALDIRI, ÜÇ ÜLKEYE YAPILMIŞ SAYILACAK
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlıyor. Egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuka saygı temelinde hazırlanan metin, taraflara müşterek savunma yükümlülüğü getiriyor. Anlaşmanın en kritik hükümlerinden biri olan 2. maddeye göre taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı veya askeri saldırganlık, bütün taraflara yönelmiş bir saldırı olarak kabul edilecek. Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde düzenlenen "meşru müdafaa hakkı" çerçevesinde saldırıya uğrayan ülkeye, askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut karşılıklı yardım olanakları kullanılarak destek sağlanacak.

ASKERİ DESTEK İÇİN TALEP VE OYDAŞMA ŞARTI
Anlaşma, saldırı durumunda otomatik ve koşulsuz askeri destek öngörmüyor. Yardımın devreye girmesi için öncelikle saldırıya uğrayan ülkenin talepte bulunması gerekiyor. Talebin ardından üç ülkenin yapacağı objektif değerlendirmeyle desteğin kapsamı ve niteliği belirlenecek. Karar alınabilmesi için tarafların oydaşması, yani oy birliği sağlaması şart olacak. Askeri birlik gönderilmesine ilişkin kararlar ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 92. maddesi kapsamındaki hükümler gözetilerek alınabilecek.
SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM VE AR-GE
Anlaşma yalnızca askeri savunmayla sınırlı kalmıyor. Üç ülke arasında savunma sanayii alanında kapsamlı iş birliği kurulması da öngörülüyor. Bu kapsamda taraflar ortak üretim gerçekleştirecek, ileri teknoloji gerektiren alanlarda araştırma-geliştirme ve inovasyon projeleri yürütecek. Uzman personel yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi de iş birliğinin başlıkları arasında yer alıyor. Anlaşma ayrıca barış, savaş ve olağanüstü hallerde mühimmat, silah, yakıt ve yedek parça tedarikini kapsayan lojistik destek mekanizmasının kurulmasını düzenliyor.
İTTİFAKIN MERKEZİ SUUDİ ARABİSTAN OLACAK
Anlaşmayla ittifakın kurumsal yapısını oluşturmak üzere Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanlarından meydana gelen "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" kurulacak. Dönüşümlü ev sahipliğiyle yılda en az iki kez toplanacak komiteye ek olarak, gerekli görülmesi halinde liderler de yılda bir kez bir araya gelebilecek. Anlaşma kapsamında oluşturulacak daimi sekretaryaya Suudi Arabistan ev sahipliği yapacak. Sekretaryanın başında üç yıllık süreyle dönüşümlü olarak görev yapacak bir Genel Sekreter bulunacak. İlk Genel Sekreter ise Pakistan vatandaşı olacak. Yeni ülkelerin ittifaka katılması da mevcut "Çekirdek Tarafların" oydaşmasına bağlı olacak.
Anlaşmanın 9. ve 13. maddeleri terörle mücadele ve istihbarat alanındaki iş birliğini düzenliyor. Taraflar, üzerinde mutabık kalınan güvenli kanallar aracılığıyla bilgi ve istihbarat paylaşımında bulunacak. Gizlilik dereceli belgeler "bilmesi gereken" ilkesi doğrultusunda korunacak. Bu belgelerin üçüncü ülkeler veya şirketlerle paylaşılmasına izin verilmeyecek.

İLK 10 YIL ÇEKİLME HAKKI YOK
Anlaşma, onay belgelerinin sekretaryaya teslim edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ve süresiz olarak geçerli olacak. Metne göre taraflar, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek. Bu sürenin ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.
Anlaşma, yeni ülkelerin katılımına açık bir yapı öngörüyor. Ancak ittifaka katılım için yalnızca başvuruda bulunmak yeterli olmayacak. Öncelikle ittifakın kurumsallaşma sürecinin tamamlanması ve gerekli yapıların belirlenmesi gerekiyor. Katılacak ülkelerin bağımsızlığa, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi, diğer ülkelerin iç işlerine karışmaması ve uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlı olması şart koşuluyor. Ayrıca ittifak kapsamında savunma sorumluluğu üstlenebilecek kapasiteye sahip olmaları gerekiyor.
Türkiye, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile barış diplomasisi alanında yürüttüğü çabayı Pakistan ve Suudi Arabistan'la birlikte genişletmeyi hedefliyor.





