Erken teşhisle yüzde 90'ın üzerinde başarı oranı yakalanabilen bu hastalıkta, kendi kendinize muayene ve düzenli taramalar hayat kurtarıcı olabilir. Son yıllarda artan vaka sayıları, uzmanları harekete geçirdi.

Meme Kanseri

MEME KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Meme kanseri genellikle belirti vermeden ilerler, ancak erken evrede fark edilebilecek bazı uyarı sinyalleri vardır. En yaygın semptomlar arasında meme ucunda çekilme, meme başında akıntı ve ciltte portakal kabuğu görünümü öne çıkıyor. Amerikan Kanser Derneğine göre bu belirtilerin yüzde 70'i erken teşhisle tedavi edilebiliyor.

Meme şeklinde veya büyüklüğünde ani değişiklikler: Bir memenin diğerinden farklılaşması, şişlik veya küçülme.
Meme ucu anomalileri: İç'e doğru çekilme, kızarıklık veya spontan akıntı (kanlı veya şeffaf).
Cilt değişiklikleri: Kızarıklık, pullanma, portakal kabuğu gibi pütürlü yapı veya yara.
Ağrı ve hassasiyet: Sürekli olmayan ama dikkat çeken meme ağrısı.
Lenf nodu şişliği: Koltuk altında sert, ağrısız kitleler.

Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmez, enfeksiyon veya iyi huylu kistler de benzer semptomlar yaşatabilir. Ancak ihmal etmeyin, hemen uzmana danışın.

ADIM ADIM REHBER

Düzenli kendi kendine muayene, meme kanseri erken teşhisinin en basit yolu. Ayda bir kez, adet döneminin bitiminden 5-7 gün sonra yapın. İşte pratik adımlar:

Aynada görsel inceleme: Kollarınızı kaldırıp indirin, meme simetrisini, cilt değişikliklerini ve meme ucu pozisyonunu kontrol edin.
Yatar pozisyonda palpasyon: Yastık üzerine yatın, elinizin iç yüzüyle dairesel hareketlerle memeyi tarayın. Koltuk altından başlayıp meme ucuna doğru inin.
Duşta muayene: Sabunlu ellerle kayganlık avantajını kullanın, her iki memeyi de kontrol edin.
Meme ucu testi: Hafifçe sıkarak akıntı olup olmadığını gözlemleyin.

Uzmanlar, 20 yaşından itibaren bu alışkanlığı edinmeyi öneriyor. Bir şüpheli kitle hissederseniz, vakit kaybetmeden mammografi randevusu alın.

Türkiye’de her 3 kişiden 2’si obezite riski taşıyor!
Türkiye’de her 3 kişiden 2’si obezite riski taşıyor!
İçeriği Görüntüle

ERKEN TEŞHİS YÖNTEMLERİ

Meme kanseri taramasında altın standart mammografi oluyor. 40 yaş üstü kadınlar için yılda bir kez önerilen bu yöntem, röntgen ışınlarıyla meme dokusunu inceler. Ultrason ise genç hastalarda ve yoğun meme dokusunda tamamlayıcı rol oynar. MRI ise yüksek risk grubundakiler için ideal olur.

Türkiye'de KETEM'ler (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) ücretsiz mammografi hizmeti sunuyor. Son verilere göre erken teşhis edilen meme kanseri vakalarında beş yıllık sağkalım oranı yüzde 98'e ulaşıyor. Risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, obezite, alkol ve hormon tedavileri yer alıyor.

RİSK FAKTÖRLERİ VE ÖNLEME YÖNTEMLERİ

Herkes risk altında olsa da bazı faktörler tehlikeyi artırır. Ailede meme kanseri öyküsü, BRCA1/BRCA2 gen mutasyonları, geç menopoz ve hareketsiz yaşam en önemlileri. Korunma için:

Sağlıklı beslenin: Sebze, meyve ağırlıklı diyet ve omega-3 kaynakları tüketin.
İdeal kiloyu koruyun: Fazla kilo östrojen seviyelerini yükseltir.
Egzersiz yapın: Haftada 150 dakika orta tempolu aktivite.
Alkolü sınırlayın ve sigarayı bırakın.
Düzenli taramaya katılın: 40 yaşından itibaren mammografi takvimi oluşturun.

Erken teşhis programları sayesinde Türkiye'de meme kanseri mortalitesi son 10 yılda yüzde 20 azaldı. Yüksek risk grubundaysanız genetik testleri değerlendirin.

Ne Yapmalısınız? Hemen Uzmana Danışın

Meme kanseri teşhisi korkutucu gelebilir, ancak modern tedavilerle (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi) başarı oranları rekor kırıyor. Belirti fark ederseniz gecikmeyin: Jinekolog, genel cerrah veya meme sağlığı merkezlerine başvurun. Unutmayın, erken teşhis sadece istatistik değil sizin ve sevdiklerinizin geleceği olur.

Kaynak: Haber Merkezi