İş yerlerinde çalışanların maruz kaldığı psikolojik baskı ve yıldırma uygulamalarıyla ilgili Türkİnform Muhabiri Sema Ersoy’un sorularını yanıtlayan Avukat İyaz Çimen, mobbingin hukuken hangi durumlarda kabul edildiğini, çalışanların hangi haklara sahip olduğunu ve dava süreçlerinde dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. Mobbing davalarında delillerin belirleyici olduğunu vurgulayan Çimen, hak kaybı yaşanmaması için sürelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Thumbs B C 30E65830Dce364C73A59D4E82632Afaa (3)

"TEK SEFERLİK BİR TARTIŞMA DEĞİL, SÜREKLİ TEKRARLANAN DAVRANIŞLAR SÖZ KONUSU OLMALIDIR"

Mobbingin her iş yeri anlaşmazlığıyla karıştırılmaması gerektiğini belirten Çimen, hukuki açıdan belirli kriterlerin oluşmasının şart olduğunu ifade etti. Mobbingin tanımına ve Yargıtay’ın konuya yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Mobbing, iş yerinde bir kişiye sistematik olarak yapılan psikolojik baskı, aşağılama, tehdit veya dışlamadır. Tek seferlik bir tartışma değil, sürekli tekrarlanan davranışlar söz konusu olmalıdır. Yargıtay’a göre bu davranışların kişiyi hedef alması, bir süre boyunca tekrarlanması ve mağdurda gerçek bir zarar (depresyon, anksiyete gibi) yaratması gerekir.”

Mobbing iddialarında davanın seyrini belirleyen en önemli unsurlardan birinin deliller olduğunu belirten Çimen, çalışanların hangi belgeleri mahkemeye sunabileceğini de anlattı.

"İŞÇİ GÜÇLÜ DELİLLER SUNARSA İSPAT YÜKÜ İŞVERENE GEÇER"

Mahkemelerin özellikle yazılı kayıtlar ve uzman raporlarına önem verdiğini belirten Çimen, ispat sürecine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“İspat açısından en güçlü delil e-posta ve mesaj kayıtlarıdır. Bunlara ek olarak olayları bizzat gören çalışan tanıkların beyanları ve psikiyatrist ya da psikolog raporları da kullanılabilir. Ancak sağlık raporunda ‘iş yerindeki baskı nedeniyle’ gibi bir ifadenin yer alması şarttır; aksi hâlde rapor tek başına yeterli olmaz. İşçi güçlü deliller sunarsa ispat yükü işverene geçer; yani işveren tacizin olmadığını kanıtlamak zorunda kalır.”

Thumbs B C E077C060C5Ca56Cb8A84579440166217 (2)

"1 YILI DOLDURMADAN AYRILIRSANIZ KIDEM TAZMİNATI TALEP EDEMEZSİNİZ"

Mobbinge maruz kalan çalışanların en çok merak ettiği başlıklardan biri de iş sözleşmesini feshettiklerinde hangi hakları talep edebilecekleridir. Bu konuda çalışma süresinin belirleyici olduğunu vurgulayan Çimen, kıdem tazminatı için yasal şartın değişmediğini söyledi.

Çimen, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Kıdem tazminatı alabilmek için aynı iş yerinde en az 1 yıl çalışmış olmak gerekiyor. Bu kural mobbingde de geçerli; 1 yılı doldurmadan ayrılırsanız kıdem tazminatı talep edemezsiniz.”

Bununla birlikte bir yılını doldurmayan çalışanların da bazı haklarının bulunduğunu belirten Çimen, hangi taleplerin ileri sürülebileceğini şu sözlerle anlattı:

“Ancak 1 yılı doldurmadan da şunları talep edebilirsiniz: manevi tazminat (psikolojik zarar için), birikmiş maaş, fazla mesai ve kullanılmayan izin alacakları. 1 yılı dolduranlar ise bunlara ek olarak kıdem tazminatını da talep edebilir.”

Haklı nedenle fesih hakkının kullanılması konusunda da süre şartına dikkat çeken Çimen, çalışanların bu noktada gecikmemesi gerektiğini vurguladı.

"HAKLI FESİH HAKKINI SON TACİZ EYLEMİNDEN İTİBAREN 6 İŞ GÜNÜ İÇİNDE KULLANMAK GEREKİYOR"

Haklı fesih hakkının belirli süreler içinde kullanılması gerektiğini belirten Çimen, “Önemli bir detay: Haklı fesih hakkını, son taciz eyleminden itibaren 6 iş günü içinde kullanmak gerekiyor” uyarısında bulundu. Mobbing nedeniyle dava açmak isteyen çalışanların öncelikle arabuluculuk sürecini tamamlaması gerektiğini belirten Çimen, dava şartlarının yerine getirilmemesi halinde davanın reddedilebileceğini söyledi. Arabuluculuk ve dava sürecine ilişkin bilgi veren Çimen, şu ifadeleri kullandı:

“Mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak zorunludur; bu yapılmazsa dava usulden reddedilir. Arabuluculuk yaklaşık 3–4 hafta sürer, anlaşmazlık çıkarsa son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde dava açılır.”

Arabuluculuk sürecinin ardından zamanaşımı sürelerinin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Çimen, çalışanların hak kaybına uğramaması için yasal süreleri dikkatle takip etmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda Çimen, şu değerlendirmede bulundu:

“Zamanaşımı sürelerine dikkat etmek gerekir: Maaş, kıdem gibi işçilik alacakları için 5 yıl, psikolojik zarara karşılık manevi tazminat için ise 10 yıl süre vardır.”

Thumbs B C 94Ec9331Fbeae3194938Cbc3C762Ebfb

"DAVAYI KAZANMAK İÇİN EN ÖNEMLİ ŞEY BELGELEMEDİR"

Dava masrafları nedeniyle hak arama sürecinden çekinen çalışanlar için de önemli bir hatırlatmada bulunan Çimen, maddi imkanı olmayan kişilerin adli yardım mekanizmasından yararlanabileceğini söyledi. Bu konuda şu açıklamayı yaptı:

“Dava masraflarını karşılayamayanlar adli yardım başvurusunda bulunabilir. Mahkeme gelir durumunuzu değerlendirerek avukatlık ücreti, harç gibi tüm giderleri devlet üstlenir.”

Kemer ve ıstakalarla birbirlerine saldırdılar: O anlar kamerada!
Kemer ve ıstakalarla birbirlerine saldırdılar: O anlar kamerada!
İçeriği Görüntüle

Mobbing davalarında başarı şansını artıran en önemli unsurun delillendirme olduğunu vurgulayan Çimen, çalışanların yaşadıkları süreci kayıt altına almasının hem sağlık hem de hukuki açıdan büyük önem taşıdığını belirtti. Çimen sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Davayı kazanmak için en önemli şey belgelemedir: Yaşanan olayları tarih tarih not etmek, e-postaları saklamak, üst yönetime yazılı şikayet göndermek ve bir psikolog ya da psikiyatriste başvurmak hem sağlık hem de hukuki açıdan kritik öneme sahiptir.”

Muhabir: SEMA ERSOY