Türk İnform muhabiri Yaren Tekin, kadınlarda gebelik planlamasını etkileyen güncel faktörler, kariyer ve annelik dengesi ile yaşam tarzının doğurganlık üzerindeki rolünü ele alan özel bir röportajda, Doç. Dr. Mustafa Demir ile bir araya geldi. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Demir, modern yaşam koşullarının üreme sağlığına etkilerini bilimsel veriler ışığında değerlendirdi.

Abur Cubur

"KİMYASALLAR GENLERİMİZİN ÜZERİNE BİRER KİLİT VURUYOR"

Gebelik planlayan kadınlarda hamile kalmayı zorlaştıran faktörlerin son yıllarda değiştiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Demir, infertilitenin yalnızca biyolojik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Demir, "Eskiden kısırlığı (infertilite) sadece biyolojik bir "şanssızlık" veya yapısal bir sorun olarak görürdük. Ancak bugün tablonun çok daha karmaşık olduğunu biliyoruz. Artık "Epigenetik" çağındayız. Bu şu demek: Genetik kodumuz değişmese de, modern hayatın getirdiği kirlilik, plastiklerdeki kimyasallar ve paketli gıdalar genlerimizin üzerine birer "kilit" vuruyor. Son yıllarda kısırlık oranlarının %8-12 seviyelerine çıkmasının ana nedeni, çevresel faktörlerin üreme hücrelerimizin çalışma talimatlarını bozmasıdır. Yani aslında biz sadece bir hastalıkla değil, modern çağın genetik mirasımız üzerindeki olumsuz etkisiyle mücadele ediyoruz." sözleriyle modern yaşamın insan sağlığı ve genetik yapısı üzerindeki etkisine değindi.

Eylül Ayı Doğum Yardımları Hesaplara Yatırıldı! Doğum Yardımı Için Başvuru Nasıl Yapılır2

"KARİYER YAPMAK ÇOCUK SAHİBİ OLMAYA ENGEL DEĞİLDİR"

Yaş faktörü ve kariyer planlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirten Demir, kariyer yapmanın anne olmaya engel olmadığını vurguladı. Demir,

"Bu konudaki duruşum çok net: Kariyer yapmak, çocuk sahibi olmaya veya sağlıklı bir doğum yapmaya asla engel değildir. Bir kadının profesyonel hayatta başarılı olması ile anne olması birbirini dışlayan durumlar değil, aksine birbirini besleyen süreçlerdir.

Ancak biyolojik gerçekleri de göz ardı edemeyiz. Bilimsel veriler, bir kadının en verimli olduğu, yumurta kalitesinin zirve yaptığı dönemin 20-28 yaş arası olduğunu gösteriyor. 35 yaşından sonra yumurta rezervi azalmaya başlar ve gebelik komplikasyonları (şeker, tansiyon, düşük riski) artabilir. Biz bu süreci yönetirken "önleyici tıp" yöntemlerini kullanıyoruz; vücudu antioksidanlarla (çinko, selenyum) destekliyor, folat ve B12 ile DNA tamirine yardımcı oluyoruz.

Doktor yazıyor: Hasta eczanede bulamıyor! Türkiye'de yaşanan ilaç krizinin perde arkası
Doktor yazıyor: Hasta eczanede bulamıyor! Türkiye'de yaşanan ilaç krizinin perde arkası
İçeriği Görüntüle

Kadınlara mesajım şu: Kariyerinizden asla vazgeçmeyin; ancak biyolojik takviminizi de bir uzmanla birlikte, bilinçli bir şekilde planlayın. Tıp artık kariyerinizi kesintiye uğratmadan anne olabilmeniz için her türlü desteği sunabiliyor." sözleriyle konuya ilişkin görüşlerini açıkladı.

Çalışan Anne Desteği

"NE YİYORSAK OYUZ"

Beslenme ve yaşam tarzının doğurganlık üzerindeki etkilerine değinen Demir, "Aslında ne yiyorsak oyuz, hatta ne yiyorsak bebeğimiz de o! Güncel veriler, yaşam tarzının doğurganlık üzerinde bir "anahtar" görevi gördüğünü kanıtlıyor. 'Batı tipi' dediğimiz aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalar üreme hücrelerini paslandırırken; Akdeniz tipi beslenme (zeytinyağı, balık, kuruyemiş, taze sebze) bu pası temizliyor." dedi.

Saglikli Kahvalti Kahvalti Tabagi Dengeli Kahvalti

"EN PAHALI İLAÇTAN DAHA ETKİLİ"

Üniversite bünyesinde yürütülen çalışmalarda, sigaradan uzak durmanın ve aktif yaşamın olumlu sonuçlar verdiğini aktardı.

"Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde yürüttüğümüz çalışmalarda da gördüğümüz üzere; sigaradan uzak durmak, aktif bir yaşam sürmek ve doğru beslenmek, bazen en pahalı ilaçtan daha etkili olabiliyor. Sağlıklı bir nesil, doğru zamanda atılan sağlıklı adımlarla başlar."

Muhabir: YAREN TEKİN