Ankara'nın doğa harikası Mogan Gölü, geçmiş yıllarda da sıkça karşılaşılan üzücü bir çevre sorunuyla yeniden yüzleşiyor. Gölde ve gölün fazla sularını taşıdığı Eymir Gölü'nde son dönemde gözlemlenen balık ölümleri, çevrecilerin ve yerel halkın tepkisine neden oluyor.

KİRLİLİK VE OKSİJENSİZLİK ŞÜPHESİ

Mogan Gölü'nde genellikle sonbahar aylarında (eylül ve ekim) taze su girişinin azalmasıyla birlikte su seviyesinin düşmesi, geçmişte de balık ölümlerine yol açan en büyük etkenlerden biri olarak biliniyor. Ancak uzmanlar ve bölge halkı, sorunun sadece mevsimsel olmadığını; göle karışan atık suların, artan kirliliğin ve göl tabanında biriken metan gazı salınımlarının sudaki oksijen miktarını tehlikeli seviyelere düşürdüğünü vurguluyor. Geçtiğimiz aylarda, Mogan ile bağlantılı olan Eymir Gölü'nde de atık suların deşarj edilmesi nedeniyle benzer toplu balık ölümlerinin yaşandığı görülmüştü.

AHMET SOYAKTAN İNCELEME

Mogan Gölü'nde son dönemde yaşanan çevre krizinin arka planına dair çarpıcı bir değerlendirme, göldeki son durumu belgeleyen Ahmet Soyak'tan geldi. Ankara hakkında yaptığı araştırmalarla tanınan Soyak, gölde ölü balıkların bulunduğunu, suyun son derece kirli olduğunu ve çevreye ağır bir koku yayıldığını belirtti. Kesikköprü su hattından Mogan'a su aktarılmasının ekolojik denge üzerindeki sarsıcı etkilerine işaret eden Soyak, 2014 yılında Kesikköprü-İvedik hattından su alınarak gölün seviyesinin yükseltilmeye çalışıldığını hatırlatmakta. Göle dışarıdan takviye edilen bu suyun etkisiyle yüzeyde yoğun yosun tabakaları oluşurken, sudaki oksijeni tüketen ve canlı ölümlerine yol açan asıl kaynağın gölün doğal yapısına uymayan bu müdahale olduğunu aktarmaktadır. Nitekim Soyak, durumun ciddiyetini 'Mogan yardıma muhtaçtır' sözleriyle özetledi.

Images-263

116. yıl U12 futbol turnuvası coşkuyla tamamlandı!
116. yıl U12 futbol turnuvası coşkuyla tamamlandı!
İçeriği Görüntüle

22 YILDIR KESİKKÖPRÜ HATTINDAN GÖLE SU GELİYOR

Mogan Gölü'nün su seviyesi geçmiş yıllarda tehlikeli boyutlara inince, onu kurtarmak amacıyla 2014 yılından itibaren bu Kesikköprü hattından alınan su göle de yönlendirilmişti. Ancak Kızılırmak kaynaklı bu suyun sülfat, tuz ve farklı mineral yapısı, Mogan'ın hassas kapalı havza ekosistemine oldukça yabancı. Bu dış kaynaklı su, gölde şiddetli bir ötrofikasyon (gübreleme) etkisi yaratarak bahsi geçen yoğun yosun tabakalarının hızla çoğalmasına zemin hazırladı. Işığı kesen yosunlar çürümeye başladıkça sudaki çözünmüş oksijen dibe vurmuş; bu zincirleme reaksiyon da kıyıya vuran ölü balıklara ve nefes almayı zorlaştıran kirlilik kokusuna neden oldu.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü