Motorinin litre fiyatının 100 TL sınırını aşması, araç sahiplerinin yanı sıra çiftçi, esnaf, nakliyeci ve tüketicilerin de gündeminde. Türkinform Sokakta ekibinin mikrofon uzattığı vatandaşlar, akaryakıt fiyatlarındaki artışın günlük hayatlarına nasıl yansıdığını anlattı.

Röportaja katılan vatandaşların büyük bölümü fiyatı yüksek bulurken bazıları küresel gelişmeleri, savaşları ve artan araç kullanımını gerekçe göstererek yükselişi olağan karşıladı. En fazla dile getirilen endişe ise motorine gelen zammın nakliye yoluyla bütün ürünlerin fiyatını artırması oldu.

“2 BİN LİRAYLA GEÇİNMEYE ÇALIŞIYORUM”

Yüzde 42 engelli olduğunu ve 5 bin 300 lira gelirle geçinmeye çalıştığını söyleyen bir vatandaş, gelirinin önemli bölümünü kira ve faturalara ayırdığını anlattı. “Maaşım 5 bin 300 lira. Bunun 2 bin lirasını kiraya, yaklaşık bin lirasını da elektrik ve suya veriyorum. Kalan 2 bin lirayla geçinmeye çalışıyorum” diyen vatandaş, yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen artan maliyetlerin devlet bütçesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Bir başka vatandaş ise mevcut şartlarda geçinmenin giderek zorlaştığını belirterek, “Bu milletin hâli çok yazık. Her şey çok pahalı oldu. Bu devirde geçinmek zor, Allah yardımcımız olsun” ifadelerini kullandı.

röportaj-3

“ÇİFTÇİ ÜRETTİĞİ ÜRÜNDEN KAZANAMIYOR”

Röportajda en dikkat çeken tepkilerden biri çiftçilerden geldi. Çiftçi bir aileden geldiğini söyleyen 80 yaşındaki vatandaş, bugüne kadar böyle bir ekonomik tabloyla karşılaşmadığını belirtti.

Motorinin yanı sıra gübre ve diğer tarımsal girdilerin de yükseldiğini ifade eden vatandaş, “Arazim ve traktörüm var ama traktör evde duruyor. Yakıt alamıyoruz. Ürettiğimiz ürün, harcadığımız parayı karşılamıyor ve zarar ediyoruz” dedi.

Başka bir çiftçi ise artan maliyetler nedeniyle tarlasını ekmek yerine farklı bir işte çalışmak zorunda kaldığını anlattı. Gübre fiyatlarının da üreticiyi zorladığını söyleyen çiftçi, “Mazot 100 lirayı geçti, gübrenin tonu 60 bin liraya dayandı. Çiftçi bu şartlarda nasıl ekecek?” sözleriyle tepki gösterdi.

“MAZOTA ZAM, BÜTÜN ÜRÜNLERE ZAM DEMEK”

Vatandaşların önemli bir bölümü, motorin fiyatındaki yükselişin yalnızca araç sahiplerini ilgilendirmediğine dikkat çekti. Tarım ürünlerinin tarladan pazara taşınmasında motorinin temel giderlerden biri olduğunu belirten katılımcılar, artan nakliye maliyetlerinin market ve pazar fiyatlarına yansıyacağını söyledi.

Bir vatandaş, “Motorin yalnızca otomobilde kullanılmıyor. Burada satılan sebze ve meyvenin tamamı motorinle taşınıyor. Motorinin artması, hepsinin fiyatının artması demek” ifadelerini kullandı. Bir başka katılımcı da aynı noktaya dikkat çekerek, “Balık, et, sebze, meyve ve diğer bütün ürünler bu durumdan etkileniyor. Böyle devam ederse A’dan Z’ye her şeyin fiyatı artar” dedi.

Balık satan bir esnaf ise tezgâhtaki fiyatları göstererek, ürünlerin pahalılaşmasında taşıma maliyetinin büyük payı olduğunu belirtti. Esnaf, “Hamsinin fiyatı neden yükseliyor? Çünkü buraya motorinle geliyor. Yakıt maliyeti doğrudan ürünün üzerine ekleniyor” diye konuştu.

VATANDAŞIN BEKLENTİSİ 40 İLA 70 TL ARASINDA

Röportaja katılan vatandaşlara motorinin litre fiyatının ne kadar olması gerektiği de soruldu. Verilen yanıtlar ağırlıklı olarak 40 ila 70 TL arasında değişti. Bazı katılımcılar fiyatın 45-50 TL seviyesine indirilmesi gerektiğini savunurken bazıları mevcut ekonomik şartlarda 60-70 TL bandının daha makul olacağını söyledi.

15 aylık kayıp vakasında çarpıcı gelişme! Kafatası bulundu
15 aylık kayıp vakasında çarpıcı gelişme! Kafatası bulundu
İçeriği Görüntüle

Aracını artık daha az kullandığını belirten bir vatandaş, “Gideceğim yere yürüyerek gidiyorum, arabam kapının önünde duruyor. Motorinin en azından yarı fiyatına inmesi gerekiyor” dedi.

Başka bir katılımcı ise akaryakıt üzerindeki vergi yükünün azaltılmasını istedi ve “Motorinin litre fiyatı 60-70 lira civarında olmalı. Vergiler düşürülürse vatandaş biraz olsun rahatlar” ifadelerini kullandı.

röportaj 4

“TOPLU TAŞIMA KULLANILMALI” TARTIŞMASI

Motorin fiyatındaki artışı normal karşılayan bazı vatandaşlar, Türkiye’de özel araç kullanımının fazla olduğunu savundu. Araçlarda çoğunlukla yalnızca bir kişinin seyahat ettiğini belirten bir katılımcı, toplu taşımanın daha yaygın kullanılması gerektiğini söyledi.

“Sokağa baktığınızda araçların çoğunda tek kişi var. İnsanlar belediye otobüsünü ve metroyu daha fazla kullanmalı. Ekonomi önce aile içindeki tasarrufla başlar” diyen vatandaş, kendisinin de otomobili olmasına rağmen toplu taşımayı tercih ettiğini belirtti.

Bu görüşe karşı çıkan vatandaşlar ise toplu taşıma araçlarındaki yoğunluğa dikkat çekti. Özellikle çocuklu ailelerin, çalışanların ve şehir merkezine uzak bölgelerde yaşayanların otomobile ihtiyaç duyduğunu söyleyen bir vatandaş, “Toplu taşımaya binildiğinde üst üste yolculuk ediyoruz. Herkesin otomobil kullanmadan hayatını sürdürmesi mümkün değil” dedi.

röportaj 5

KAZAKİSTAN’DAN GELEN VATANDAŞ: “BİZDE YAKLAŞIK 29 TL”

Kazakistan’dan Türkiye’ye gelen bir vatandaş da iki ülkedeki akaryakıt fiyatlarını karşılaştırdı. Kazakistan’da yakıtın çok daha ucuz olduğunu belirten vatandaş, litre fiyatının Türk lirası karşılığının yaklaşık 29 TL olduğunu söyledi.

“Bizde benzin de motorin de ucuz. Türkiye’de fiyatların bu kadar yüksek olmasına şaşırdım. Size geçmiş olsun” ifadelerini kullanan Kazakistanlı vatandaşın sözleri, röportajın dikkat çeken anlarından biri oldu.

Yurt dışında yaşadığını belirten başka bir vatandaş ise Türkiye’de fiyatların yalnızca döviz üzerinden karşılaştırılmasını doğru bulmadığını söyledi. Ülkeler arasındaki gelir ve satın alma gücü farkının da hesaba katılması gerektiğini savunan vatandaş, “Önemli olan yalnızca yakıtın kaç lira olduğu değil, vatandaşın maaşıyla kaç litre yakıt alabildiğidir” dedi.

Muhabir: Almila Kerküklü