NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde ABD'de Atlantik Konseyi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Zirvenin yalnızca diplomatik bir toplantı olmayacağını belirten Rutte, ittifakın geleceğini şekillendirecek savunma yatırımları, üretim kapasitesi ve teknolojik dönüşümün Ankara'da masaya yatırılacağını ifade etti. Rutte, Ankara Zirvesi'nin NATO'nun birlik ruhunu, caydırıcılık gücünü ve ortak savunma kararlılığını tüm dünyaya göstereceğini söyledi.
"SAVUNMA YATIRIMLARINDA TARİHİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ"
Konuşmasında NATO ülkelerinin son yıllarda savunma harcamalarını önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Rutte, Lahey Zirvesi'nde alınan kararla müttefiklerin 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini savunmaya ayırmayı hedeflediğini hatırlattı. Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya'nın bu hedefin üzerine çıktığını belirten Rutte, Almanya'nın da 2029 yılına kadar savunma bütçesini iki katına çıkarmaya hazırlandığını söyledi. Avrupalı müttefiklerle Kanada'nın yalnızca son on yılda savunma alanına ilave 1,2 trilyon dolar kaynak ayırdığını belirten Rutte, 2025 yılı itibarıyla savunma yatırımlarındaki yaklaşık yüzde 20'lik artışı "dönüştürücü bir gelişme" olarak değerlendirdi.
"NATO 3.0 DÖNEMİ BAŞLIYOR"
Rutte, savunma harcamalarındaki artışın yalnızca bütçelerle sınırlı olmadığını, NATO içinde görev paylaşımının da yeniden şekillendiğini söyledi. Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın ABD ile arasındaki savunma yükü farkını kapatmaya başladığını belirten Rutte, doğu kanadı, Baltık bölgesi, Arktik ve Ukrayna başta olmak üzere birçok kritik alanda Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlendiğini dile getirdi. Bu dönüşümü "NATO 3.0" olarak tanımlayan Rutte, yeni dönemin daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO ve daha etkin bir savunma yapısı anlamına geldiğini ifade etti.
ÜRETİM KAPASİTESİ VE YAPAY ZEKÂ
NATO Genel Sekreteri, artan savunma bütçelerinin tek başına yeterli olmayacağını belirterek üretim kapasitesinin de aynı hızla büyümesi gerektiğini söyledi.Savunma sanayisinin artık yalnızca savaş uçakları, tanklar ve zırhlı araçlardan ibaret olmadığını vurgulayan Rutte, yapay zekâ, ileri elektronik sistemler ve yenilikçi teknolojilerin yeni dönemin en kritik unsurları olacağını ifade etti. Bu kapsamda Avrupa Birliği'nin finansman, koordinasyon ve üretim kapasitesinin artırılması konusunda önemli görev üstlendiğini de sözlerine ekledi.
"SAVUNMA SANAYİSİ DEVRİMİNE İHTİYACIMIZ VAR"
Rutte, NATO'nun hedefinin yalnızca daha fazla harcama yapmak olmadığını, aynı zamanda Avrupa ile Kuzey Amerika arasında entegre çalışan güçlü bir savunma sanayisi ağı oluşturmak olduğunu söyledi. "İhtiyacımız olan şey gerçek bir transatlantik savunma sanayisi devrimidir." diyen Rutte, üretimin hızlandırılması ve yeni teknolojilerin daha kısa sürede sahaya aktarılması gerektiğini belirtti.
ASELSAN'A ÖZEL VURGU
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Türkiye'nin savunma sanayisine değinen Mark Rutte, ilkbaharda gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretini hatırlattı. ASELSAN tesislerini ziyaret ettiğini ve genç Türk mühendislerle bir araya geldiğini söyleyen Rutte, "Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi ASELSAN, İttifakımızın her üyesine fayda sağlayacak olan Türkiye'nin savunma sanayisi devrimine öncülük ediyor” ifadesini kullandı. Rutte, Türkiye'nin son yıllarda savunma teknolojilerinde yakaladığı ivmenin NATO açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.

"3 BİN SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETİ BULUNUYOR"
Türkiye'nin savunma sanayisindeki kapasitesine dikkat çeken Rutte, NATO ekosistemi içerisinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin Türk savunma sanayisi şirketi bulunduğunu söyledi. Savunma sanayisinin yalnızca Avrupa veya ABD merkezli düşünülmemesi gerektiğini belirten Rutte, üretim ağının California'dan Türkiye'ye kadar uzanan geniş bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.
ANKARA ZİRVESİ'NDE MİLYARLARCA DOLARLIK ANLAŞMALAR BEKLENİYOR
Rutte, Ankara'da düzenlenecek zirvede savunma sanayisine özel geniş kapsamlı bir program gerçekleştirileceğini açıkladı. Zirvede yeni teknolojilerin sergileneceğini belirten NATO Genel Sekreteri, on milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmelerinin duyurulmasının beklendiğini söyledi. "Arlington'dan Ankara'ya uzanan savunma sanayisi iş birliği hem güvenliği güçlendirecek hem de Atlantik'in iki yakasında yüz binlerce kişiye yeni istihdam sağlayacak." ifadelerini kullandı.
RUSYA, ÇİN, İRAN VE KUZEY KORE MESAJI
Konuşmasında küresel güvenlik tehditlerine de değinen Rutte, Rusya'nın bugün de uzun vadede de NATO için en büyük tehdit olmaya devam ettiğini söyledi. Çin'in askeri ve nükleer kapasitesini hızla artırdığını, Kuzey Kore'nin nükleer programını sürdürdüğünü ve Ukrayna savaşından önemli askeri deneyimler kazandığını belirten Rutte, İran konusunda ise müttefiklerin ortak görüşünün değişmediğini vurguladı. Rutte, "İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda tüm müttefikler aynı görüştedir." dedi.
ABD-TÜRKİYE F-35 SORUSUNA TEMKİNLİ YANIT
Toplantıda ABD ile Türkiye arasında yürütülen F-35 görüşmeleri de gündeme geldi. Bu konuda değerlendirme yapmaktan kaçınan Rutte, bunun iki ülke arasındaki bir mesele olduğunu belirterek, olası diplomatik temasların kamuoyu önünde değil, perde arkasında yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
"ANKARA ZİRVESİ BELKİ DE LAHEY'DEN DAHA ÖNEMLİ OLACAK"
Konuşmasının sonunda Ankara Zirvesi'ne ilişkin beklentilerini paylaşan NATO Genel Sekreteri, toplantının yalnızca yeni kararların alınacağı bir zirve olmayacağını, daha önce verilen taahhütlerin hayata geçirildiğinin de gösterileceği tarihi bir dönüm noktası olacağını söyledi. Rutte, "Bence Ankara Zirvesi gerçekten çok önemli. Hatta belki de Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli. Çünkü verilen taahhütler harika." ifadelerini kullanarak zirvenin NATO'nun geleceği açısından kritik bir rol üstleneceğini vurguladı.




