Geçtiğimiz yıl İngiltere'de yaşanan bir cami saldırısının ardından başlattığı dayanışma hareketiyle büyük takdir toplayan Harris, aldığı tehditlere rağmen pes etmeyerek İslamofobi karşıtı mesajını bu kez İstanbul'un tarihi atmosferinde tüm dünyaya yayıyor.

İSTANBUL'UN TARİHİ CAMİLERİNDE DOSTLUK MESAJI
İngiltere'nin Peterborough kentinde bir camiye yönelik gerçekleşen saldırının ardından, saldırganlığa "kek yaparak" yanıt veren 12 yaşındaki otizmli Joshua Harris, İstanbul'a geldi. Babası Dan Harris ile birlikte Süleymaniye Camisi'nden başladığı ziyaretlerine Şehzade Camisi ile devam eden Harris, üzerindeki "Nefret etme, kek yap" yazılı çantasıyla hem vatandaşlara hem de turistlere kendi yaptığı kekleri ikram etti. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği küçük aktivist, fotoğraf çektirme taleplerini de geri çevirmedi.

"NEFRET ETME, KEK YAP" KAMPANYASININ HİKAYESİ
Ekim 2025'te İngiltere'de bir camiye yönelik gerçekleşen aşırı sağcı saldırının ardından, cami yakınında yaşayan Harris ailesi, toplumsal nefrete karşı sevgi ve dayanışma örneği sergilemeye karar vermişti. Aldıkları çok sayıda tehdit mesajına rağmen geri adım atmayan baba ve oğlu, İngiltere'de 100'den fazla camiyi ziyaret ederek İslamofobi'ye karşı duruşlarını sergiledi. Başlattıkları bu kampanya, bugün uluslararası bir dayanışma hareketine dönüşmüş durumda.

10 GÜNLÜK İSTANBUL TAKVİMİ
İstanbul'daki ziyaretlerini bir kampanya takvimiyle sürdürecek olan Joshie Man, İstanbul'un simgeleşmiş camilerinde vatandaşlarla buluşmaya devam edecek:
-
19 Temmuz: Fatih Camisi
-
20 Temmuz: Büyük Çamlıca Camisi ve Üsküdar Mihrimah Sultan Camisi
-
21 Temmuz: Taksim Camisi
-
24 Temmuz: Ortaköy Camisi ve Aziz Mahmud Hüdayi Camisi
SEVGİ MESAJI SINIRLARI AŞIYOR
Küçük yaşta olmasına rağmen gösterdiği bu büyük olgunlukla dünya genelinde geniş yankı uyandıran Harris, aldığı tüm tehditlere rağmen yolundan dönmedi. İstanbul ziyaretleri, kampanyanın evrensel bir barış çağrısına dönüştüğünün en önemli göstergesi olarak kabul ediliyor. Harris ailesinin bu mütevazı ama anlamlı girişimi, toplumlar arasındaki ön yargıların sadece sevgi ve hoşgörü ile aşılabileceğini tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyor.





