Gazeteci Fatih Altaylı, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma ve Haluk Levent'in gözaltına alınmasının ardından kaleme aldığı yazısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Daha önce de Haluk Levent'e yönelik çeşitli uyarılar yaptığını belirten Altaylı, yaşanan gelişmeler karşısında haklı çıkmak istemediğini ifade ederek, "Bu kez dileğim yanılmış olmaktı." dedi.

“KUMAR BAĞIMLISI OLDUĞUNU BİLMEYEN YOKTU”

Altaylı, Haluk Levent'in kumar bağımlılığıyla ilgili uzun yıllardır kamuoyunda bilinen bir geçmişi olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

"Haluk Levent'in müthiş bir kumar bağımlısı olduğunu bilmeyen yoktu ama bir yanda da iyi bir insan olduğu konusunda da şüphe yoktu."

Levent'i "içinde Dr. Jekyll-Mr. Hyde çatışması yaşayan biri" olarak nitelendiren Altaylı, bir yandan ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye çalışan iyi niyetli bir kişilik, diğer yandan ise kumar bağımlılığı nedeniyle ciddi sorunlar yaşayan biri olduğunu öne sürdü.

“DEFALARCA HESAP VERMESİNİ İSTEDİM”

Yazısında, Ahbap Derneği'nin mali yapısıyla ilgili geçmişte de sorular yönelttiğini belirten Altaylı, Haluk Levent'ten bağışların kullanımına ilişkin denetim raporlarını kamuoyuyla paylaşmasını istediğini ifade etti. Levent'in kendisine, derneğin hem devlet kurumları hem de uluslararası bağımsız denetim kuruluşları tarafından denetleneceğini ve düzenli rapor yayımlayacağını söylediğini aktaran Altaylı, bu sözlerin yerine getirilmediğini iddia etti.

“İDDİALAR KORKUNÇ”

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmadaki iddiaların son derece ciddi olduğunu belirten Altaylı, bağış paralarının amacı dışında kullanıldığı ve kişisel hesaplara aktarıldığı yönündeki iddiaların kamuoyunun güvenini sarstığını ifade etti. Altaylı, "İddialar korkunç. Buharlaştığı söylenen, kumara aktarıldığı söylenen, şahsi hesaplara kaydırıldığı söylenen paralar dehşet verici." değerlendirmesinde bulundu.

“DENETİM KURUMLARI DA SORGULANMALI”

Yazısının sonunda yalnızca Haluk Levent'in değil, derneklerin denetiminden sorumlu kamu kurumlarının da sorgulanması gerektiğini savunan Altaylı, yıllardır denetime tabi olan bir dernekte bu iddiaların nasıl ortaya çıkabildiğinin araştırılması gerektiğini belirtti.

Altaylı, iddiaların yargı sürecinde netlik kazanacağını vurgulayarak, hem soruşturmanın hem de kamu kurumlarının denetim süreçlerinin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Altaylı'nın bugünkü yazısı şöyle:

"Deniz Göktaş’ın benimle dalga geçerken dediği gibi “Dememiş miydim Emre!” demeyeceğim. Çünkü bazen haklı çıkmak değil, haklı çıkmamak, bilmek değil, yanılmış olmak istersiniz.

Bu kez dileğim yanılmış olmaktı.

Haluk Levent’e “Haluk, yine kumara başlamışsın. Demek ki senin sözlerinin bir manası yokmuş. O zaman Ahbap Derneği’ne yapılan bağışlar da tehlikede. Sen bu derneğe halka, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere bağış toplarken bize gelip kumarı bıraktığına dair yeminler etmiştin. Derneği de düzenli olarak denetleteceğine söz vermiştin. Derneğin internet sitesinde denetleme ve mali durumla ilgili hiçbir bilgi yok. Bu denetim raporlarını bizimle, sana bağış yapan milyonlarla paylaş” dediğimde içimdeki ağır şüpheye rağmen senin bu hesabı kuruşu kuruşuna vermeni, “Abi, işte harcadığımız her bir liranın hesabı burada” diye ortaya çıkmanı istiyordum.

Öyle olmadığını hissediyordum, hatta öyle olmadığından emindim ama yine de senin adam olduğuna dair bir umut beslemek istiyordum.

Haluk Levent’in müthiş bir kumar bağımlısı olduğunu bilmeyen yoktu ama bir yanda da iyi bir insan olduğu konusunda da şüphe yoktu.

İçinde Dr. Jekyll-Mr. Hyde çatışması vardı aslında.

İyilik yapmayı seven Haluk ile kumar bağımlısı Levent.

Artık her gün uçulacak: AJET'ten Türkiye-Kazakistan hattında dev ulaşım hamlesi!
Artık her gün uçulacak: AJET'ten Türkiye-Kazakistan hattında dev ulaşım hamlesi!
İçeriği Görüntüle

Bir yandan kumar borçları yüzünden defalarca kısa süreli de olsa hapse girmiş, sahneden kazandığı milyonları yok etmiş, bir o kadar da borç batağına saplanmış bir zavallıydı.

Diğer yandan da ihtiyacı olan herkesin yardımına koşmaya çalışan iyi kalpli bir adam.

Bu yüzden kendisine hep mesafeli durdum.

Ta ki, 2002 yılında NASA’da çalışan Türk bilim insanı Umut Yıldız’ın bir projesine kadar.

Ankara Büyükşehir Belediyesi bir arazi ve bina verecek, burada NASA’nın katkıları ile bir Bilim ve Teknoloji kampüsü kurulacak ve gençlere bilimsel çalışmalar yaptırılacaktı. Batıda ve özellikle ABD’de pek çok benzeri olan ve asıl amacı, çocuklara ve gençlere bilimi tanıtmak ve bilim insanı olma yoluna sokmak için oluşturulmuş kamplar gibi olacaktı. Buranın finansmanını da Ahbap Derneği sağlayacaktı.

Bu arada Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent “iyilik meleği” olarak çok ünlenmişti. 2021 yılında Ege ve Akdeniz bölgesinde yanmadık yer bırakmayan orman yangınları sırasında çok öne çıkmış, Ahbap Derneği vasıtasıyla kiraladığı yangın söndürme uçakları ile, yangında zarar gören ailelere verdiği desteklerle ünlenmişti. Basında sık sık yaptığı ya da aracı olduğu “iyiliklerle” haber oluyordu ama ben yine de kumarın terk edilmesi en zor bağımlılıklardan biri olduğunu biliyordum.

Bu projeyi halka anlatmak için Yıldız ve Levent ile bir program yaptık. Hatta o programda Türkiye’de ilk kez bir iki gün önce halka açılmış olan Chat GPT’den ve Open AI’dan söz ettik. Haluk Levent ile kumar üstüne epey konuştuk ve bıraktığına dair yeminler etti, sözler verdi. Programın sorularını Chat GPT’ye hazırlattım. Yıl 2022’ydi.

Sonra 2023 Maraş Depremi oldu. Orman yangınlarında olduğu gibi Haluk Levent yine öne çıktı. Kızılay’a ve devletin kurumlarının deprem sırasındaki yetersizliklerine öfkeli olan halk Haluk Levent’in Ahbap’ına bağış yağdırmaya başladı.

Bu dönemde kendisini defalarca açıkça uyardım. Her seferinde “Abi, merak etme. Hem devlet denetliyor hem de uluslararası bağımsız denetim kuruluşlarına kendimizi denetleteceğiz. Düzenli rapor yayınlayacağız.” dedi.

İktidar kanadından eleştiriler gelmeye başlayınca, hemen o tarafa yanaşmaya çalıştı. Bakanlıklarla çalışmaya başladı ya da öyle bir intiba oluşturdu.

Sonra ortada görünmez hale geldi. Birkaç kendisini arayıp, hesaplarını anlatmak ve halkı aydınlatmak üzere programa çağırdım. Hep ‘Sonra abi, sonra abi” dedi.

Arada birkaç iktidara yakın kanala çıktı. Bir şeyler anlattı.

Doğrusunu isterseniz kendini unutturdu demek daha doğru.

Geçen ay bir karşılıksız çek davası ile gündeme gelince “Hesap ver” dedim.

Yine mugalatayı seçti.

Birkaç hafta içinde de rezalet patladı.

İddialar korkunç, buharlaştığı söylenen, kumara aktarıldığı söylenen, şahsi hesaplara kaydırıldığı söylenen paralar dehşet verici.

İyi de sonuç olarak bu dernek ve denetime tabi.

Devletin ilgili kurumları ne yapmış bugüne kadar.

Derneklerin denetimi İçişleri Bakanlığı’nın ve Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü adı altında yeni sayılabilecek bir kurumun yetkisinde.

Bunca yıl bunlar ne yapmışlar.

Haluk Levent’i elbette yargılayalım. Hem de toplumun güvenini kötüye kullanmaktan, her bir Türk vatandaşı ya da en azından her bir bağışçı için teker teker mahkum edelim.

İddialar doğruysa suçu gerçekten çok büyük. Bir toplumun tüm inancını, güvenini tek başına yıkan bir utanmaz olarak lanetleyelim.

Ama işini yapmayan kamu yöneticilerini de ıskalamayalım.

Onlar da az buz suçlu değil."

Muhabir: Sümeyye Aksu