İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği ve Haluk Levent ile ilişkisine, deprem dönemindeki yardım yayınlarına, Babala TV şirketlerinin hesap hareketlerine, 25 milyon TL’lik villa ödemesine, 9,7 milyon TL’lik araç alımına ve Gain’den gelen yaklaşık 45 milyon TL’ye ilişkin ayrıntılı savunma yaptı. Uğur, “Ahbap’a bir kuruş para aktarmadım, aktardığımız şey para değil bilgiydi” diyerek suçlamaları reddetti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/284884 sayılı soruşturması kapsamında Oğuzhan Uğur’un şüpheli sıfatıyla verdiği 18 sayfalık ifade tutanağı dosyaya girdi.

Uğur’un ifadesi, 19 Temmuz 2026 tarihinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ekonomik Suçlar Büro Amirliğinde, saat 15.06’da başladı ve 17.25’te tamamlandı. Tutanakta soruşturmanın Türk Ceza Kanunu’nun suç örgütü, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına ilişkin maddeleri kapsamında yürütüldüğü belirtildi.

ETKİN PİŞMANLIĞI KABUL ETMEDİ

İfade işleminin başında Uğur’a TCK’nin 221’inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri hatırlatıldı. Uğur, herhangi bir suç işlemediğini düşündüğünü belirterek etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söyledi. Buna karşılık soruşturma konusu hakkında bildiği her şeyi samimiyetle anlatacağını ifade etti.

AYLIK GELİRİNİ 150 BİN İLE 400 BİN TL ARASINDA AÇIKLADI

Mesleğini yayıncı olarak belirten Uğur, halen Babala TV’de sigortalı olarak çalıştığını ve aylık gelirinin reklamlara bağlı olarak 150 bin TL ile 400 bin TL arasında değiştiğini söyledi.

Üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmaz ya da başka bir mal varlığı bulunmadığını beyan eden Uğur, Babala TV adına kayıtlı Çekmeköy Ömerli’deki ofisi ev-ofis olarak kullandığını anlattı.

Ailesine ait bir aracı zaman zaman kullandığını belirten Uğur, Osis Yapım Reklam ve Organizasyon Ticaret Limited Şirketinde yüzde 25 ortaklığının bulunduğunu söyledi.

Uğur ayrıca İş Bankası, Garanti BBVA ve QNB’de hesaplarının olduğunu; QNB hesabına müzik teliflerinin, İş Bankası hesabına ise X platformundan elde ettiği gelirlerin yatırıldığını kaydetti.

“GÖSTERİLEN KİŞİLERDEN YALNIZCA HALUK LEVENT’İ TANIYORUM”

İfade sırasında Oğuzhan Uğur’a soruşturma dosyasında isimleri ve fotoğrafları bulunan çok sayıda kişi gösterildi. Uğur, bu kişilerden yalnızca Haluk Levent’i tanıdığını, diğer isimlerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını söyledi. Haluk Levent ile ilk olarak 2018 yılında programına konuk olduğunda tanıştığını anlatan Uğur, Levent’in 2022 yılında bir başka programına da katıldığını belirtti.

Uğur, 6 Şubat depremlerinin ardından 7 Şubat 2023’te Hatay’da Haluk Levent ile bir araya geldiğini, bu tarihten sonra yüz yüze görüşmediklerini ve aralarında herhangi bir ticari ya da organik ilişki bulunmadığını savundu.

“AHBAP YÖNETİMİNDEN HALUK LEVENT DIŞINDA KİMSEYİ TANIMIYORUM”

Ahbap Derneği yönetimiyle ilişkisi sorulan Uğur, Haluk Levent dışında dernekten hiç kimseyi tanımadığını söyledi.

Uğur, hatırladığı kadarıyla 2018 yılında İzmir’de orman yangınları için düzenlenen ve birçok sanatçının katıldığı bir organizasyonda ücretsiz sahne aldığını, bunun dışında Ahbap adına herhangi bir faaliyet veya organizasyonda yer almadığını ifade etti.

HALUK LEVENT'İN ÇAĞRISIYLA HATAY'A GİTTİĞİNİ ANLATTI

Oğuzhan Uğur, 6 Şubat 2023 depremlerinin yaşandığı gün İstanbul’da bulunduğunu ve iletişim gücünü kullanarak yardım çalışmalarına destek olmaya çalıştığını söyledi. Uğur’un anlatımına göre Haluk Levent, 6 Şubat akşamı kendisini telefonla arayarak çalışmaların İstanbul’dan yürütülemeyeceğini, olayların merkezini görmek için Hatay’a gelmesi gerektiğini söyledi.

Uğur, deprem bölgesine gitmek istediklerini ancak ulaşım aracı bulamadıklarını, şahsi araçlarla gitmeleri halinde bölgede yoğunluk oluşturabileceklerinden endişe ettiklerini aktardı.

Haluk Levent’in ertesi sabah Adana’ya uçacak bir ambulans uçağının bilgilerini verdiğini belirten Uğur, ekibiyle bu uçakla Adana’ya gittiklerini söyledi. Adana’da Haluk Levent’in gönderdiği bir araç tarafından karşılandıklarını anlatan Uğur, daha sonra Hatay İl Jandarma binasına götürüldüklerini kaydetti.

Uğur, jandarma binasının avlusunda AFAD’ın afet yönetim tırının önünde Haluk Levent ile görüştüğünü ve Levent’in kendisine Ahbap’ın sahadaki faaliyetleri hakkında bilgi verdiğini belirtti. Çevrede bulunan yardım ekipleriyle röportajlar yaptığını söyleyen Uğur, bölgede telefon ve internet bağlantısının yetersiz olması nedeniyle İstanbul’a dönmelerinin daha faydalı olacağına karar verdiklerini ifade etti.

AFAD VE AHBAP IBAN’LARINI YAYINLARDA PAYLAŞTIKLARINI SÖYLEDİ

İstanbul’a döndükten sonra yardım yayınları hazırladıklarını anlatan Uğur, bu yayınların alt bantlarında AFAD ve Ahbap Derneğinin teyit edilmiş IBAN numaralarının yer aldığını söyledi.

Uğur, söz konusu destek çalışmalarının yalnızca Ahbap’a yönelik olmadığını; AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarına ilişkin bilgileri de paylaştıklarını belirtti. Yardım yayınları sırasında kullanılan “para topluyoruz” veya “aktarıyoruz” ifadelerinin yanlış anlaşıldığını savunan Uğur, Babala TV’nin hesaplarına bağış amacıyla tek kuruş para girmediğini söyledi. Uğur savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Hesaplarımız incelendiğinde bir kuruş dahi para yatmadığı görülecektir. Ahbap’a bir kuruş para transfer edilmemiştir. Aktardığımız şey para değil bilgidir.”

Uğur, kendilerine “Ahbap’a veya AFAD’a para göndermek istiyoruz” diyen kişilere ilgili kurumların telefon ve IBAN bilgilerini verdiklerini, bu durumun parayı Babala TV’nin topladığı anlamına gelmediğini belirtti. Ahbap Derneğinin faaliyetlerinde kesinlikle rol almadığını savunan Uğur, yalnızca diğer kurumlarda olduğu gibi derneğin iletişim ve hesap bilgilerini paylaştığını söyledi. Deprem dönemindeki çalışmaları nedeniyle AFAD tarafından kendisine teşekkür belgesi verildiğini de ifade etti.

“KİMSEYE AHBAP’A BAĞIŞ YAPMASI İÇİN TALİMAT VERMEDİM”

Ahbap’a bağış yapılması yönünde çağrı yapıp yapmadığı sorulan Uğur, kimseye talimat vermediğini belirtti. Ahbap’a özel bir çalışma yürütmediğini söyleyen Uğur, diğer dernek, kurum ve vakıfları nasıl duyurduysa Ahbap’ı da aynı yöntemle duyurduğunu ifade etti. Uğur, Ahbap Derneğinin mali yapısı, topladığı bağış miktarı veya bağışların kullanım şekli hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.

60 MİLYON TL’LİK BAĞIŞ TAHMİNİNİ AÇIKLADI

Uğur, deprem döneminde Babala TV’yi arayan kişilerin bağış yapacaklarını söyledikleri tutarların ekip tarafından not alındığını anlattı. Bu kayıtlara dayanılarak Ahbap, AFAD ve Kızılay’a yaklaşık 60 milyon TL bağış yapılmış olabileceğini tahmin ettiklerini söyledi. Ancak bu rakamın doğrulanmış bir bağış miktarı olmadığını özellikle vurgulayan Uğur, arayan kişilerin gerçekten bağış yapıp yapmadıklarını ya da söyledikleri tutarları gönderip göndermediklerini bilmelerinin mümkün olmadığını kaydetti. Söz konusu tahmini rakamın 2023 yılında diğer yardım bilgileriyle birlikte sosyal medya hesaplarından paylaşıldığını belirtti.

“AHBAP’TA HERHANGİ BİR USULSÜZLÜĞE ŞAHİT OLMADIM”

Ahbap Derneğine yapılan bağışların amacı dışında kullanıldığına yönelik şüphesi olup olmadığı sorulan Uğur, herhangi bir şüphesinin bulunmadığını söyledi. Uğur, bağışlarla ilgili bir usulsüzlüğe şahit olmadığını, Ahbap veya Haluk Levent ile bağlantısı bulunmadığı için medyaya yansıyan haberlerin ötesinde bilgi sahibi olmadığını savundu.

BABALA TV ŞİRKETLERİNİN YAPISINI ANLATTI

İfade sırasında Uğur’a Babalayka Film Yapım, Osis Yapım Reklam ve Organizasyon ile Babala TV Organizasyon şirketleriyle ilişkisi soruldu. Babala TV’yi kendisinin YouTube üzerinden hayata geçirdiğini anlatan Uğur, hedefinin ana akım medyayla rekabet edebilecek yeni bir medya yapılanması kurmak olduğunu söyledi.

İki ankette şoke eden sonuçlar! CHP’nin oyları çakıldı
İki ankette şoke eden sonuçlar! CHP’nin oyları çakıldı
İçeriği Görüntüle

İşlerin büyümesi ve daha fazla çalışan istihdam edilmesi için şirket kurulmasına karar verdiklerini belirten Uğur, ailesinin geçmişte ticaretle uğraşmaması nedeniyle en güvendiği kişi olarak gördüğü annesinin üzerine şirket kurulmasını istediğini ifade etti.

Şirketin reklam gelirlerini alacağını, çalışanların maaşlarını ödeyeceğini ve kendisine de belirli bir ödeme yapılacağını anlattı. Babala TV içeriklerinin zamanla siyasi ve toplumsal konulara yöneldiğini belirten Uğur, eğlence içeriklerinin bu yayınlar arasında uygun düşmediğini düşünerek Babalayka TV kanalını kurduğunu söyledi.

Babalayka şirketinin yönetimini kardeşine bıraktığını ifade eden Uğur, Babala ve Babalayka arasındaki para trafiğinin iki kanalın birbirinin program, reklam ve içerik faaliyetlerine destek vermesinden kaynaklandığını belirtti. Uğur, bütün işlemlerin faturasının ve kaynağının bulunduğunu savundu. Osis şirketinin ise Babala TV’nin büyümesi amacıyla İlker Ayrık ve ortaklarıyla birlikte kurulduğunu söyleyen Uğur, Babala TV YouTube kanalının 2021 yılından beri elde ettiği izlenme gelirlerinin dört ortak arasında paylaşıldığını anlattı.

GAİN ANLAŞMASIYLA ÇEKMEKÖY’DE VİLLA ALDIKLARINI SÖYLEDİ

Soruşturma kapsamında Babala TV şirketi adına 5 Ocak 2024 tarihinde Çekmeköy Ömerli’de bulunan River Oak Villaları’ndan bir taşınmaz satın alındığı belirtildi. Şirket hesabından villa satışıyla bağlantılı kişiye tek seferde 25 milyon TL gönderildiği ifade edilirken, Uğur’a paranın kaynağı soruldu. Uğur, Gain Medya Grubu ile yaklaşık 30 milyon TL’lik bir program anlaşması yaptıklarını söyledi.

Ödemelerin normalde 10 milyon TL’lik taksitler halinde alınmasının planlandığını ancak ev ve otomobil satın almak istedikleri için ilk taksidin daha yüksek ödenmesini talep ettiklerini belirtti. Anlaşmadan gelen paranın üzerine kredi çekerek evi satın aldıklarını anlatan Uğur, taşınmazın borcunun devam ettiğini ve kredi taksitlerini ödemeyi sürdürdüklerini söyledi.

GAİN’DEN GELEN 13 MİLYON 275 BİN TL’Yİ AÇIKLADI

Tutanakta, 12 Haziran 2023 tarihinde Gain Medya AŞ’den Babala TV hesabına “sözleşme bedeli” açıklamasıyla 13 milyon 275 bin TL gönderildiği belirtildi. Uğur, bu paranın Gain ile yapılan program satış anlaşmasının ilk taksiti olduğunu söyledi.

Paranın bir bölümünü otomobil alımında, bir bölümünü kredili ev satın almak için yapılan ön ödemede kullandıklarını belirten Uğur, küçük bir kısmını da nakit birikim olarak tuttuğunu anlattı. Normalde 10 milyon TL ödeme alınacağını ancak ev alımı nedeniyle ilk ödemenin yaklaşık 13 milyon TL olarak gerçekleştirildiğini ifade etti.

GAİN’DEN GELEN TOPLAM YAKLAŞIK 45 MİLYON TL SORULDU

İfade tutanağında, Haziran 2023 ile Nisan 2025 arasında Gain Medya’dan Babala TV hesaplarına yapılan ve toplamı yaklaşık 45 milyon TL’ye ulaşan çok sayıda para transferi sıralandı. Transferler arasında 13 milyon 275 bin TL, 3 milyon TL, 3 milyon 840 bin TL, 3 milyon 200 bin TL, 2 milyon 304 bin TL, 1 milyon 920 bin TL ve çeşitli tutarlarda başka ödemeler yer aldı. Uğur, söz konusu ödemelerin Gain için hazırlanan programlardan kaynaklandığını söyledi.

Programın ikinci sezona uzadığını, çekim maliyetlerinin de program maliyetlerine dahil edildiğini anlatan Uğur, programların teslim edilmesi karşılığında bu paraların ödendiğini belirtti. Her işlemin faturası bulunduğunu savunan Uğur, belgeleri avukatları aracılığıyla dosyaya sunacağını söyledi. Şirketlerin vergi incelemesinden geçtiğini ve söz konusu bilgilere vergi dairesi kayıtlarından da ulaşılabileceğini ifade etti.

9,7 MİLYON TL’LİK ARAÇ ÖDEMESİNİN ÜÇ KEZ GÖNDERİLMESİNİ ANLATTI

Soruşturma dosyasında, 13 Haziran 2023 tarihinde Babala TV şirket hesabından bir kişiye “34 FBZ 403 araç satın alma” açıklamasıyla 9 milyon 700 bin TL gönderildiği belirtildi. Paranın aynı gün banka tarafından iade edildiği, aynı tutarın tekrar gönderildiği ve ikinci kez iade edildiği, 14 Haziran’da ise üçüncü kez gönderildiği kaydedildi. Raporda bu işlemler nedeniyle yaklaşık 30 milyon TL’lik bir transfer hacmi oluştuğu ve bunun “yapay işlem hacmi” olarak değerlendirildiği belirtildi.

Uğur ise toplam paranın 30 milyon TL olmadığını, aynı 9 milyon 700 bin TL’nin üç kez gönderilmeye çalışıldığını savundu. İlk iki işlemin alıcının isminin banka çalışanı tarafından yanlış yazılması nedeniyle iade edildiğini söyleyen Uğur, üçüncü işlemde paranın doğru şekilde gönderildiğini belirtti. İşlemin gerçek bir araç alımına ilişkin olduğunu ve herhangi bir art niyet bulunmadığını ifade etti.

ŞİRKET İLE AİLE ÜYELERİ ARASINDAKİ 2 BİNDEN FAZLA İŞLEM SORULDU

İfade sırasında aile üyelerinin şahsi hesapları ile Babala TV ve Babalayka şirket hesapları arasında 2 binden fazla işlem gerçekleştirildiği belirtildi. Bu işlemlerde “iş avansı” ve “avans iadesi” açıklamalarının kullanıldığı, toplam para trafiğinin milyonlarca liraya ulaştığı kaydedildi. 1 Kasım 2024 tarihinde Oğuzhan Uğur ve kardeşinin şahsi hesaplarına toplam 6,5 milyon TL nakit yatırıldığı da tutanağa yansıdı. Buna göre kardeşinin hesabına 5 milyon TL, Oğuzhan Uğur’un hesabına ise 1 milyon 500 bin TL nakit yatırıldı.

Ardından şirket hesabına aile üyeleri tarafından “avans iadesi” açıklamasıyla çeşitli transferler yapıldığı belirtildi. Uğur’un kendi hesabından Babala TV’ye 733 bin 500 TL gönderdiği kaydedildi.

Uğur, yeni alınan evin tadilat masraflarının beklenenden fazla olduğunu söyledi.

Kredi ödemeleri, tadilat masrafları, vergi borçları ve çalışan maaşlarının aynı döneme denk gelmesi nedeniyle borç para aldıklarını belirten Uğur, alınan borca ilişkin yazılı belgenin bulunduğunu savundu. Aile üyelerinin ve kendisinin şirketten hak ettiği primleri gerektiğinde yeniden şirkete aktardığını anlatan Uğur, bu paraların borçların kapatılması, program yapılması ve şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi için kullanıldığını belirtti. Hesap hareketlerine ilişkin dekont ve belgeleri savcılığa sunacaklarını söyledi.

“SAYGI1” ÖDEMELERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Dosyada Focus İstanbul Etkinlik Yönetimi AŞ’den Babalayka Film hesabına Ekim 2025’te 9 milyon 600 bin TL ve Ocak 2026’da 4 milyon 100 bin TL gönderildiği belirtildi. İşlem açıklamalarında “Saygı1” ifadesinin yer aldığı aktarıldı.

Uğur, Saygı1 projesinin yalnızca yayıncılığını yaptıklarını, organizasyonların başka şirketler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Focus İstanbul ile projenin dördüncü bölümünden dokuzuncu bölümüne kadar ortaklık anlaşması yaptıklarını belirten Uğur, gönderilen paraların bu anlaşmadan kaynaklandığını ifade etti.

İşlemlere ilişkin sözleşme ve faturaların bulunduğunu kaydetti.

YOUTUBE GELİRLERİNİ ANLATTI

İfade sırasında Oğuzhan Uğur’un şahsi hesabına “YouTube bedeli” açıklamasıyla yapılan yaklaşık 20 bin TL’lik ödeme ile Babalayka Film hesabına yurt dışındaki bir medya şirketinden “Ocak 2026 YouTube kanal geliri” açıklamasıyla gönderilen yaklaşık 15 bin TL de soruldu. Uğur, çok sayıda YouTube kanallarının bulunduğunu, bazı kanalların test aşamasında olduğunu ve sosyal medya platformlarının ödemelerinin bu şekilde yapıldığını söyledi.

Söz konusu paraların normal YouTube gelirleri olduğunu belirten Uğur, gerektiğinde faturaları ibraz edebileceklerini ifade etti.

“HALUK LEVENT İLE 2023’TEN BERİ YÜZ YÜZE GÖRÜŞMEDİM”

İfadesinin sonunda suçlamaları bir kez daha reddeden Uğur, Ahbap Derneğiyle herhangi bir organik bağının bulunmadığını söyledi. Haluk Levent ile 2023 yılından beri yüz yüze görüşmediğini belirten Uğur, Levent’in 2024 ve 2025 yıllarında kendisini toplam üç kez aradığını söyledi.

Bu telefon görüşmelerinin çıkarılacak bir şarkı ve soruşturmayla ilgisi bulunmayan genel konular hakkında olduğunu, görüşmeleri kısa tuttuğunu ifade etti. Telefon kayıtları incelendiğinde aralarında düzenli bir iletişim bulunmadığının görüleceğini savundu.

“ŞİRKET HESAPLARININ AHBAP İLE İLGİSİ YOK”

Oğuzhan Uğur, Babala TV ve bağlantılı şirketlerdeki bütün para transferlerinin ticari faaliyetlerle ilgili olduğunu belirtti. Şirketlerden ve şahsi hesaplardan yapılan işlemlerin Ahbap Derneğiyle hiçbir bağlantısının bulunmadığını savunan Uğur, para hareketlerinin tamamının muhasebeleştirildiğini söyledi.

Dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama veya örgüt faaliyeti içinde yer alma suçlamalarını reddeden Uğur, soruşturmaya neden dahil edildiğini anlamadığını ifade etti. Sabit ikamet sahibi olduğunu, düzenli gelirinin bulunduğunu, kaçma veya delilleri karartma ihtimalinin olmadığını belirten Uğur, hakkında takipsizlik kararı verilmesini istedi.

AVUKATLARDAN ARAMA VE EL KOYMA İŞLEMLERİNE İTİRAZ

Uğur’un avukatları da ifade sonunda ortak beyanda bulundu. Müdafiler, Uğur’un ev-ofisinde gece yapılan aramanın hukuka uygun olmadığını savundu. Gece araması yapılmasını gerektiren nedenlerin ve gecikmesinde sakınca bulunan halin somut delillerle açıklanmadığını ileri sürdüler.

Arama ve el koyma tutanağında telefon ile bilgisayarın delil torbasına konulduğuna ve mühürlendiğine ilişkin kayıt bulunmadığını belirten avukatlar, mühürleme ve mühür açma tutanaklarının da dosyada yer almadığını iddia etti. Telefon ve bilgisayardan alınacak dijital verilerin CMK’nin 134’üncü maddesindeki şartlara aykırı şekilde elde edildiğini savunan müdafiler, cihazlardaki verilerin şüpheli veya avukatlarına teslim edilmediğini ileri sürdü.

Avukatlar, telefonun şifresinin verilmesi ve yüz tanıma sisteminin açılmasıyla yapılan incelemelerin de tek başına hukuka uygun hale gelmeyeceğini belirtti. Savunmada çeşitli Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ceza dairesi kararlarına atıf yapılarak, yazılı savcılık emri veya hâkim kararı olmadan yapılan aramalardan elde edilen delillerin hukuka aykırı kabul edilmesi gerektiği savunuldu.

Müdafiler ayrıca gözaltı işleminin zorunluluğunun ve Uğur’un suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin ortaya konulmadığını ileri sürdü. Şirketlerin banka hesapları, muhasebe kayıtları, faturaları, vergi makbuzları ve denetim raporlarının resmi makamların erişiminde olduğunu belirten avukatlar, bu kayıtların herhangi bir yasa dışılık bulunmadığını göstereceğini savundu.

Avukatlar, Uğur’un tutuklamaya sevk edilmemesini, serbest bırakılmasını ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini talep etti.

Muhabir: Sümeyye Aksu