Türkinform olarak Ankara’da sokağa çıktık ve vatandaşlara “Okullarda mescit bulunmalı mı?” diye sorduk. Verilen cevaplarda ibadet özgürlüğü, laik eğitim, öğrencilerin ihtiyaçları ve farklı inanç gruplarına eşit yaklaşım gibi başlıklar öne çıktı.
“OLMALI AMA DAYATMA OLMAMALI”
Mescitlerin okullarda bulunmasını destekleyen vatandaşların bir bölümü, bunun öğrencilere zorunlu tutulmaması gerektiğini özellikle vurguladı. Bir katılımcı, “Talep varsa olsun ama dayatma olmasın” diyerek ibadet etmek isteyen öğrencilerin bu imkâna sahip olması gerektiğini savundu.
Aynı görüşü dile getiren bazı vatandaşlar, dini inancın bireysel bir tercih olduğunu ve öğrencilerin ibadetlerini özgürce gerçekleştirebilmesi gerektiğini söyledi. Buna karşılık, bu imkânın hiçbir öğrenci üzerinde baskıya dönüşmemesi gerektiğini belirtenler de oldu.
“EĞİTİM KURUMLARIYLA İBADETHANELERİ KARIŞTIRMAMAK LAZIM”
Mescitlerin okullarda bulunmasına karşı çıkan vatandaşlar ise eğitim kurumlarının temel işlevinin eğitim olduğunu savundu. Bir katılımcı, “İbadethanelerle eğitim kurumlarını karıştırmamak lazım” diyerek mescitlerin okul içerisinde yer almasını gerekli görmediğini söyledi.
Başka bir vatandaş da devlet okullarında tek bir dine yönelik özel bir alan bulunmasının farklı inançlara sahip öğrenciler açısından tartışma yaratabileceğini ifade etti. Bu görüşü savunanlar, öğrencilerin ibadetlerini okul dışında gerçekleştirebileceklerini belirtti.

“MESCİT OLURSA KİLİSE VE CEMEVİ DE Mİ OLMALI?”
Röportajda en çok tartışılan konulardan biri de farklı inanç gruplarına nasıl yaklaşılması gerektiği oldu. Bazı vatandaşlar, okulda yalnızca mescit bulunmasının eşitlik açısından sorgulanabileceğini söyleyerek kilise, cemevi veya başka ibadet alanlarının da talep edilebileceğine dikkat çekti.
Bir katılımcı, “Yarın biri mescit ister, diğeri kilise, diğeri cemevi ister” diyerek eğitim kurumlarının ibadethanelerden ayrı tutulmasını savundu. Başka bir vatandaş ise bunun yerine her inançtan öğrencinin kullanabileceği ortak bir ibadet alanı oluşturulabileceğini söyledi.
“NAMAZ KILAN ÖĞRENCİ NEREDE KILACAK?”
Mescitlerin bulunmasını savunan vatandaşların en sık dile getirdiği gerekçelerden biri ise okul saatlerinde namaz kılmak isteyen öğrencilerin ihtiyaçları oldu.
Bir katılımcı, “Sen kılmıyorsan başkası kılıyor. Onun namazına neden engel oluyorsun, başka nerede kılacak?” sözleriyle mescitlerin bulunmasını destekledi. Başka vatandaşlar da okulda yüzlerce öğrenci bulunması halinde belirli sayıda öğrencinin ibadet etmek isteyebileceğini ve onların da düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
Bazı katılımcılar ise mescit bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alanın kullanımının kurallara bağlanması gerektiğini söyledi. Mescidin derslerden kaçmak veya amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesi gerektiğini savunan vatandaşlar da oldu.
“KÜÇÜK BİR MESCİT OLABİLİR”
Konuyu daha orta bir noktadan değerlendiren vatandaşlar da vardı. Bir katılımcı, küçük bir mescidin bulunabileceğini ancak bunun okulun eğitim alanlarının yerine geçmemesi gerektiğini söyledi.
Vatandaş, kendi deneyiminden örnek vererek bir okulda laboratuvar gibi eğitim için kullanılan bir alanın mescide dönüştürülmesini doğru bulmadığını ifade etti. Ona göre ibadet etmek isteyenler için küçük bir alan ayrılabilir ancak eğitim için gerekli fiziki alanlardan vazgeçilmemeli.
“İLKÖĞRETİMDE DEĞİL, ORTAOKUL VE LİSEDE OLABİLİR”
Bazı vatandaşlar ise okul türüne göre farklı bir yaklaşım gerektiğini düşündüğünü söyledi. Bir katılımcı mescitlerin ilkokullarda değil, ortaokul ve liselerde bulunabileceğini savundu.
Dini eğitim verilen bir ortamda isteyen öğrencinin ibadetini uygulayabileceği bir alanın bulunmasının sakıncalı olmadığını belirten vatandaş, bunun zorunluluk haline getirilmemesi gerektiğini de vurguladı.

“OKUL EĞİTİM YUVASIDIR” DİYENLER DE OLDU
Mescide kesin şekilde karşı çıkan vatandaşlar ise “Okul eğitim yuvasıdır” görüşünü öne çıkardı. Bu katılımcılar, ibadetin dini kurumlarda veya okul dışında yapılmasının daha doğru olduğunu savundu.
Bir vatandaş, öğrencinin önceliğinin eğitim olması gerektiğini söylerken, başka bir katılımcı da okul içerisindeki alanların tiyatro, müzik ve benzeri sosyal etkinlikler için kullanılmasını daha faydalı bulduğunu ifade etti.
“HERKESİN DİNİNİ YAŞAYABİLME ÖZGÜRLÜĞÜ OLMALI”
Röportajda yalnızca “olsun” ya da “olmasın” şeklinde kesin cevaplar verilmedi. Bazı vatandaşlar tüm inançlara açık ortak bir ibadet alanı fikrinin daha kapsayıcı olabileceğini söyledi.
“Dinlerini yaşayabilme özgürlüğü olmalı herkesin” diyen bir katılımcı, farklı inanç gruplarının ihtiyaçlarının da dikkate alınabileceğini ifade etti. Bir başka vatandaş da ülkede adalet ve eşitlik söz konusuysa farklı dini inançlara sahip kişilerin taleplerinin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.




