Küresel piyasalar 2 Ekim sabahında aynı anda üç yönden gelen baskıyla karşılaştı. ABD tahvil faizi çok yıllık zirvesini yeniledi, dolar güçlendi, petrol 100 doların üzerinde kalmayı sürdürdü. Satış dalgası ilk olarak Asya borsalarında kendini gösterdi.

Borsa İstanbul ise haftanın son gününe 1 Ekim'deki yüzde 2,53'lük yükselişin ardından girdi. BIST 100 endeksi 1 Ekim'i 12 bin 249 puandan tamamlamıştı. Dolar/TL 2 Ekim'de saat 07.20 itibarıyla 49,04 seviyesinde yatay seyretti, euro/TL ise paritedeki gerilemeyle 55,18'e indi.
PİYASALARDA İLK BASKI ABD TAHVİL FAİZİNDEN GELDİ
ABD'de 10 yıllık faiz 29 Eylül-2 Ekim haftasında yüzde 5,34'ü görerek 24 yıl sonra ilk kez bu düzeye çıktı, Asya seansında yüzde 5,25'e geriledi. Yatırımcıların uzun vadeli tahvilden daha fazla getiri istemesinin arkasında iki endişe var. Yüksek petrolün enflasyonu yeniden canlandırması ve ABD'nin kamu borcundaki artış. Temmuz-eylül döneminde 10 yıllık faizdeki artış, 1994'ten bu yana görülen en sert çeyreklik yükselişler arasına girdi.

Avrupa'da ise Fransa'nın bütçe açığı ve borç yükü tahvil piyasasını sarstı. Fransız ve Alman 10 yıllık tahvilleri arasındaki getiri makası 140 baz puanı geçti. Makas en son Euro Bölgesi'nin 2012'deki borç krizinde bu kadar açılmıştı. Euro/dolar paritesi de 1,1215 ile 17 ayın dibini gördü.
DOLAR 17 AYIN ZİRVESİNDE, BRENT 102 DOLARI AŞTI
Yükselen ABD faizi doları euroya karşı Mayıs 2025'ten bu yana en güçlü konumuna taşıdı. Petrol dolarla fiyatlandığı için dolar ve ham petrolün birlikte yükselmesi, enerji ithal eden ülkelerin faturasını iki koldan artırıyor.
Brent petrolün varili 2 Ekim sabahında 102,60 dolardan, ABD tipi WTI ise 93,14 dolardan işlem gördü. Brent, 1 Ekim'de 97,39 dolara kadar gerilemişti ve bir günde yüzde 5'ten fazla yükseldi. Fiyatı yukarı taşıyan iki gelişme, ABD'nin Orta Doğu'ya yeni askeri sevkiyatı ve Çin'in rafine ürün ihracatına ara vermesi oldu.
ASYA BORSALARI DÜŞTÜ, ABD VADELİLERİ ARTIDA
Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini izleyen MSCI endeksi yüzde 0,5 değer kaybetti, endeksin haftalık kaybı yüzde 1,7'ye yaklaştı. Nikkei sabah seansında yüzde 0,7 geriledi. Çin borsaları ulusal tatil nedeniyle işlem görmedi.

ABD'de S&P 500 ve Dow Jones vadelileri yüzde 0,2, Nasdaq 100 vadelisi yüzde 0,4 primli seyretti. Avrupa'da Euro Stoxx 50 vadelisi yüzde 0,2, DAX vadelisi yüzde 0,1 ekside kaldı. Tahvil faizinin zirveden gerilemesi ABD hisselerine sınırlı destek verdi. Avrupa'da ise Fransa'nın borçlanma maliyeti ve enerji fiyatları risk iştahını bastırdı.
TÜRKİYE İÇİN ÜÇ KANAL
Dış piyasadaki bu tablo Türkiye'ye üç koldan ulaşıyor. İlk kanal enerji faturası. Dolar/TL 49,04 iken 102,60 dolarlık Brent'in varili yaklaşık 5 bin 31 lira ediyor, 1 Ekim'deki 97,39 dolarlık seviyeye göre varil başına 255 liralık fark oluştu. İkinci kanal güçlü doların dış finansman koşullarını sıkılaştırması. Üçüncü kanal ise ABD tahvil faizindeki yükselişin küresel sermayeyi güvenli ve yüksek getirili varlıklara çekerek gelişmekte olan piyasalardan çıkışı hızlandırması.
Üç baskının birlikte sürmesi borsa, kur ve altın fiyatlaması için dış kaynaklı riski büyütüyor. Altın haftalık bazda yüzde 3'ü aşan kayba yöneldi.
Piyasaların önündeki kritik eşik, ABD'de Türkiye saatiyle 15.30'da yayımlanacak eylül ayı istihdam raporu. Ekonomistlerin istihdam artışı beklentisi 90 bin kişi dolayında. Rakamın beklentiyi aşması, ekonominin yüksek faize dayandığı algısını güçlendirir ve tahvil faiziyle doları yeniden yukarı iter. Beklentinin gerisinde kalan bir veri ise Fed'in faiz artışı ihtimalini zayıflatarak tahvil piyasasına soluk aldırır.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




