Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve emlak zengini iş insanı Ramazan Arıkan’ın halk arasında "dana deviren" olarak bilinen ilaçla öldürülmesine ilişkin açılan davada şoke edici yeni detaylar ortaya çıktı. Maktulün iki çocuğu, eski eşi, eski eşinin sevgilisi, bir avukat ve hastane temizlik görevlisinin yargılandığı dosyaya giren teknik takip kayıtları, ölüm olayının sonrasında yaşanan paniği ve delil karartma çabalarını gözler önüne serdi.

Images-284

TELEFONLARI SIFIRLAMA VE MESAJLARI SİLME TALİMATI

Soruşturma kapsamında 13 Şubat tarihinde şüpheliler hakkında alınan dinleme kararı sonucunda, sanıkların olay hakkında konuşmaktan kaçındıkları ve birbirlerine sürekli olarak telefonlarındaki kayıtları silme uyarısında bulundukları tespit edildi. Özellikle öldürülen iş insanının oğlu Batuhan Arıkan ile şüpheli Mustafa Ünal arasında 5 Mart'ta geçen telefon görüşmesi iddianameye damga vurdu. Görüşmede Batuhan Arıkan’ın, "Biz zaten patlarsak ablam yüzünden patlarız" şeklindeki endişeli sözlerine Ünal’ın, "Oğlum patlayacak bir şeyimiz yok, ne yaptık da patladık yani?" şeklinde soğukkanlı bir yanıt verdiği belirlendi. Batuhan Arıkan, bu ifadelere yönelik savunmasında, "İşlediğimiz suçun ortaya çıkmasından çekindim" diyerek Mustafa Ünal ile olan WhatsApp görüşmelerini yok etmek için telefonuna format attığını itiraf etti.

Images (1)-186

DİKKAT ÇEKEN İLAÇ PROSPEKTÜSÜ

Şüpheli Mustafa Ünal’ın kanlı olayın ardından cep telefonundaki tüm kayıtları sildiği ancak siber suçlar ekiplerinin yaptığı teknik çalışmalarla verilerin geri getirildiği bildirildi. Kurtarılan dosyalar arasında, kurbanın öldürülmesinde kullanıldığı belirtilen zehirli ilacın prospektüsüne ait bir fotoğraf da bulundu. Ünal ise ifadesinde bu fotoğrafı kendisine Ramazan Arıkan'ın eski eşi Sultan Seki’nin gönderdiğini ileri sürdü. Ayrıca Ünal’ın, Sultan Seki’ye "Telefonunu bir temizle" talimatı verdiği, Seki’nin ise "Dur, senle konuşurken yapayım" şeklinde karşılık verdiği tapelere yansıdı.

Beypazarı semaları gökkuşağı ile renklendi! Görsel şölen hayran bıraktı
Beypazarı semaları gökkuşağı ile renklendi! Görsel şölen hayran bıraktı
İçeriği Görüntüle

AVUKATTAN 'HER ŞEYİ SİL' UYARISI

Dava dosyasında yer alan bir diğer çarpıcı detay ise avukat Özge Topsoy ile şüpheliler arasındaki görüşmeler oldu. İddianameye göre avukat Özge Topsoy, Mustafa Ünal’a "Bana attıktan sonra senden gelen mesajların hepsini sil dayı, telefonda bir şey kalmasın" uyarısında bulundu. Geri getirilen mesajlarda Ünal’ın avukata "Adamlar arıyor, ilaç bul" yazdığı tespit edildi. Ünal bu mesajı "sorun yaşadığı bir kadına vermek üzere uyuşturucu bulmak" amacıyla yazdığını savunurken; avukat Özge Topsoy ise şüphelilerin miras yoluyla kazanım elde edebilmek için kendisinden ilaç bulmasını istediklerini, durumu fark edince iletişimi kestiğini iddia etti.

CENAZEDE 'YALANDAN AĞLAYAYIM' PLANI

Öldürme eyleminin ardından yaşanan kan dondurucu soğukkanlılık, tanık ifadeleriyle de desteklendi. Maktulün kızı Hacer Sude Arıkan’ın arkadaşı Hazal Ç., soruşturma kapsamında verdiği ifadede eski eş Sultan Seki’nin Çankırı’daki cenaze töreninde sergilediği tavırları anlattı. Tanık Hazal Ç., Sultan Seki’nin tören sırasında yanındakilere "İçeri gideyim de az daha yalandan ağlayayım" dediğini duyduğunu belirterek, olayın ardındaki organize plana dikkat çekti.

Indir-38

5 KASIM'DA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAKLAR

Hazırlanan iddianamede, sanıklar Sultan Seki, Hacer Sude Arıkan ve Mustafa Ünal'ın "tasarlayarak kasten öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Dosya kapsamında yargılanan Ertan Ede ve avukat Özge Topsoy için "kasten öldürmeye yardım" suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istenirken; sanık Teslime Çelik hakkında ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası öngörüldü. Şüphelilerin 5 Kasım tarihinde hakim karşısına çıkarak hesap vermesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi