Paşinyan'ın açıklaması, Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile ilişkilerini hızla derinleştirdiği ve yakın gelecekte AB üyeliği için resmi başvuru sürecini başlatmaya hazırlandığı bir dönemde geldi. Rusya'nın Güney Kafkasya'daki en önemli askeri varlıklarından biri olan Gümrü üssünün Ermenistan'ın güvenliği açısından artık “hayati” görülmediğinin açıkça ifade edilmesi, iki ülke arasındaki güvenlik ilişkisinde yaşanan dönüşümü bir kez daha gündeme taşıdı.
“RUS ÜSSÜ ERMENİSTAN'IN GÜVENLİĞİNE HİÇBİR ŞEY KATMIYOR”
Paşinyan, Rus askeri üssünün ülkeden çıkarılması konusunu Ermenistan yönetiminin gündeme getirmediğini özellikle vurguladı. Bununla birlikte Başbakan, 2022'de yaşanan gelişmelerin ardından Gümrü'deki Rus askeri varlığının Ermenistan'ın güvenliği açısından vazgeçilmez olmadığı sonucuna vardıklarını söyledi.
Paşinyan açıklamasında, “Eğer çekilmek istiyorlarsa çekilsinler” ifadesini kullanırken, Rusya'nın böyle bir karar alması halinde Ermenistan'ın karşı çıkmayacağını belirtti. Başbakan daha da ileri giderek 102. Askeri Üssün Ermenistan'ın güvenliğine “hiçbir şey katmadığını” savundu; buna karşılık Moskova üssü muhafaza etmek isterse Erivan'ın konuyu görüşmeye hazır olduğunu da ekledi.

PUTİN “İSTERLERSE YARIN BİLE ÇIKARIZ” DEMİŞTİ
Gümrü tartışmasının yeniden alevlenmesinin arkasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in açıklamaları bulunuyor. Putin, 2 Eylül'de Bişkek'te yaptığı açıklamada Ermenistan'ın Rus askeri üssüne ihtiyacı olmadığına karar vermesi durumunda Moskova'nın askerlerini “yarın bile” çekmeye hazır olduğunu söyledi.
Paşinyan ise Rus liderin bu çıkışına karşılık Ermenistan'ın bugüne kadar üssün kapatılmasını istemediğini vurguladı. Son açıklamasında da aynı tutumu sürdüren Ermenistan Başbakanı, buna rağmen üssün ülkenin güvenliği açısından hayati önem taşıdığı görüşünü artık paylaşmadıklarını açık biçimde ortaya koydu.
MOSKOVA: ERMENİSTAN'DAN ÇEKİLME TALEBİ GELMEDİ
Rusya tarafı da Ermenistan'ın henüz resmi olarak üssün boşaltılmasını istemediğini doğruluyor. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, 15 Eylül'deki açıklamasında Moskova'ya Gümrü'deki askeri üssün çekilmesine ilişkin herhangi bir talep ulaşmadığını söyledi.
Moskova'nın değerlendirmesi ise Paşinyan'ın yaklaşımından farklı. Rus yönetimi 102. Askeri Üssü yalnızca Ermenistan'ın değil, Güney Kafkasya'nın güvenliği açısından da önemli bir unsur olarak tanımlamayı sürdürüyor. Böylece taraflar henüz üssün kapatılması yönünde resmi bir süreç başlatmamış olsa da askeri varlığın güvenlik açısından taşıdığı değer konusunda belirgin biçimde farklı değerlendirmeler yapıyor.

RUSYA'NIN GÜNEY KAFKASYA'DAKİ EN ÖNEMLİ ÜSLERİNDEN BİRİ
Ermenistan'ın ikinci büyük kenti Gümrü'de bulunan 102. Rus Askeri Üssü, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Rusya'nın Güney Kafkasya'daki askeri varlığının başlıca unsurlarından biri haline geldi. Üssün mevcut hukuki statüsünün temeli 1995'te imzalanan anlaşmaya dayanırken, daha sonra yapılan düzenlemeyle Rus askeri varlığının süresi 2044'e kadar uzatıldı.
Üssün konumu da stratejik önem taşıyor. Gümrü, Ermenistan'ın kuzeybatısında ve Türkiye sınırına yakın bir noktada bulunuyor. Bu nedenle 102. Üs yalnızca Rusya-Ermenistan askeri ilişkilerinin değil, Moskova'nın Güney Kafkasya'daki uzun vadeli askeri varlığının da sembollerinden biri olarak görülüyor.
ERMENİSTAN-RUSYA İLİŞKİLERİNDE GÜVEN KRİZİ
Erivan'ın Moskova ile güvenlik ilişkilerindeki kırılma özellikle son yıllarda belirginleşti. Paşinyan yönetimi, Ermenistan'ın karşı karşıya kaldığı güvenlik sorunlarında Rusya'nın ve Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün beklenen desteği sağlamadığını savunuyor.
Paşinyan, özellikle Eylül 2022'de Azerbaycan-Ermenistan sınırında yaşanan çatışmalara işaret ederek KGAÖ'nün hukuki yükümlülüklerine rağmen Ermenistan'ın güvenlik taleplerine yeterli karşılık vermediğini söyledi. Erivan daha sonra KGAÖ'deki katılımını fiilen dondururken, Paşinyan yönetimi Rusya ile ilişkilerin tamamen koparılması yerine yeni bir zeminde yeniden şekillendirildiğini ifade etti.

RUS SINIR MUHAFIZLARI DA BİRÇOK NOKTADAN ÇEKİLDİ
Gümrü'deki üs tartışması, Ermenistan'daki Rus güvenlik varlığında son yıllarda yaşanan daha geniş dönüşümden bağımsız değil. Paşinyan'ın verdiği bilgilere göre 2024'e kadar Ermenistan'ın birçok sınır geçiş noktasında Rus sınır muhafızları bulunurken, bu görevlerin önemli bölümü Ermeni güçlerine devredildi.
Ermenistan yönetimi bunu Moskova ile bağları tamamen koparma adımı olarak değil, ülkenin kendi güvenlik kurumlarının kapasitesinin artmasının sonucu olarak açıklıyor. Paşinyan, Şubat 2026'da yaptığı açıklamada ülkesinin sınır kapılarının artık Ermeni sınır muhafızları tarafından kontrol edildiğini belirtmişti.
PAŞİNYAN'IN ROTASINDA AB VAR
Moskova-Erivan hattındaki değişimin diğer önemli ayağını Avrupa Birliği oluşturuyor. Ermenistan Parlamentosu Mart 2025'te AB'ye katılım sürecinin başlatılmasına ilişkin yasayı kabul ederken, Paşinyan Ağustos 2026'da ülkesinin yakın gelecekte AB'ye resmi üyelik başvurusunda bulunma sürecini başlatacağını açıkladı.
Paşinyan'a göre resmi başvurunun ardından üyelik ihtimalinin ne kadar gerçekçi olduğu ve gerekli reformların yol haritası daha somut biçimde ortaya çıkacak. Başbakan, nihai aşamada halkın karar vereceği bir referandum yapılmasını da öngörüyor. Bu nedenle Ermenistan'ın AB üyeliği henüz kesinleşmiş bir süreç değil; Erivan şu aşamada üyelik başvurusuna hazırlanıyor.

AB İLE İLİŞKİLER TARİHİ ZİRVEYLE DERİNLEŞTİ
Ermenistan'ın Batı ile yakınlaşması yalnızca üyelik söylemiyle sınırlı kalmadı. 5 Mayıs 2026'da Erivan'da ilk Ermenistan-AB Zirvesi düzenlendi; Paşinyan, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'i ağırladı. Zirvede taraflar ilişkilerini yeni bir seviyeye taşıma iradesini ortaya koyan ortak deklarasyonu kabul etti.
Bununla birlikte Paşinyan, Rusya ile ekonomik ilişkileri bir anda sona erdirme yaklaşımı benimsemediğini de söylüyor. Ağustos ayında yaptığı açıklamada Avrasya Ekonomik Birliği ile ilişkilerin hâlâ Ermenistan açısından önemli olduğunu belirtirken, AB ve AEB'ye aynı anda tam üye olunamayacağını da kabul etti.





