Çin otomobillerine yönelik Türkiye'nin 2023'ten itibaren devreye aldığı ek vergiler ve ithalat şartları, Ankara ile Pekin arasında başlayan ticaret anlaşmazlığını DTÖ'ye taşıdı. Çin'in 8 Ekim 2024'te resmen başlattığı süreçte hazırlanan panel raporu 28 Temmuz 2026'da DTÖ üyelerine dağıtılırken, raporda Çin'in bazı temel itirazları haklı bulundu.
DTÖ TÜRKİYE'NİN BAZI UYGULAMALARINI KURALLARA AYKIRI BULDU
DTÖ'nün DS629 numaralı uyuşmazlığa ilişkin resmi kayıtlarına göre Çin; elektrikli araçlara uygulanan ek vergileri, belirli araçlar için uygulanan ithal izin belgesi sistemini ve diğer bazı araçlara getirilen ilave vergileri örgütün kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle şikâyet etti. Şubat 2025'te kurulan panelin raporu yaklaşık bir buçuk yıllık sürecin ardından 28 Temmuz 2026'da yayımlandı.
Panel, Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan ilave vergilerin Türkiye'nin DTÖ kapsamındaki bağlı tarife oranlarını aştığını ve GATT'ın ilgili hükümleriyle uyumlu olmadığını belirledi. Bazı hibrit araçlara uygulanan ek vergiler de benzer şekilde kurallara aykırı bulunurken, Çin'in içten yanmalı motorlu araçlara ilişkin bütün iddiaları ise kabul edilmedi. Dolayısıyla karar, Türkiye'nin Çin menşeli otomobillere ilişkin tüm düzenlemelerinin bütünüyle hukuka aykırı bulunduğu anlamına gelmiyor.

SERVİS VE İTHALAT ŞARTLARI DA PANELİN GÜNDEMİNDEYDİ
Türkiye'nin yalnızca vergi politikası değil, ithal otomobiller için uyguladığı satış sonrası hizmet koşulları da incelemeye konu oldu. Elektrikli ve haricen şarj edilebilir hibrit araçların ithalatında belirli ülkeler için aynı anda beş satış sonrası hizmet koşulunun yerine getirilmesini gerektiren ithal izin sistemi panel tarafından değerlendirildi.
Panel, bu şartların her birinin ve ithalat izinleri aracılığıyla uygulanma mekanizmasının Çin'den gelen araçlara Türkiye'deki benzer araçlardan daha az elverişli muamele sağladığı sonucuna vardı. Türkiye'nin söz konusu uygulamaları tüketicinin korunması ve tip onayına ilişkin mevzuatın uygulanması için gerekli olduğu yönündeki savunması da panel tarafından yeterli bulunmadı.
ÇİN 28 TEMMUZ'DA TÜRKİYE'YE ÇAĞRI YAPTI
DTÖ raporunun yayımlandığı gün Çin Ticaret Bakanlığı da resmi bir açıklama yaptı. Bakanlığın Antlaşma ve Hukuk Dairesi tarafından 28 Temmuz'da yayımlanan açıklamada, panelin Çin'in bazı iddialarını desteklediği ve Türkiye'nin dava konusu bazı tedbirlerinin DTÖ kurallarını ihlal ettiğine karar verdiği belirtildi.
Pekin yönetimi kararı memnuniyetle karşıladığını açıklarken, Türkiye'nin 2023'ten itibaren Çin'den ihraç edilen elektrikli ve hibrit araçlara ilave vergiler ile ithalat izni gibi kısıtlamalar getirdiğini savundu. Çin Ticaret Bakanlığı, Türkiye'yi panel kararına uymaya, somut adımlar atmaya ve kurallara aykırı bulunan tedbirleri düzeltmeye çağırdı.

YAVUZYILMAZ: “AK PARTİ'NİN GİZLEDİĞİ AÇIKLAMAYI PAYLAŞIYORUM”
DTÖ kararını yeniden gündeme taşıyan isim YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz oldu. Yavuzyılmaz, Çin Ticaret Bakanlığı'nın 28 Temmuz tarihli açıklamasının hükümet tarafından kamuoyuna duyurulmadığını ileri sürdü ve bunu “AK Parti'nin gizlediği Çin'in resmi açıklaması” sözleriyle nitelendirdi.
Yavuzyılmaz ayrıca Türkiye'nin Çin otomobillerine uyguladığı ek vergiler konusunda DTÖ'deki uyuşmazlığın kaybedildiğini savunarak Ticaret Bakanlığı yönetimini hedef aldı. Milletvekilinin “gizlendi” ve “örtbas edildi” yönündeki ifadeleri siyasi bir iddia niteliği taşırken, DTÖ panel raporunun ve Çin Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasının 28 Temmuz'da kamuya açık olarak yayımlandığı görülüyor.
BOLAT VE TUZCU'YA İSTİFA ÇAĞRISI
Yavuzyılmaz açıklamasında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu'ya da seslendi. DTÖ'deki sonucu hükümetin Çin otomobillerine yönelik politikasının başarısızlığı olarak değerlendiren Yavuzyılmaz, iki ismin görevlerinden ayrılmasını istedi.
Yavuzyılmaz, “Ülkemizi düşürdüğünüz duruma bakın. Bu işi elinize yüzünüze bulaştırdınız. Derhal istifa edin” ifadelerini kullandı. Bu sözler milletvekilinin hükümete yönelik siyasi değerlendirmesi olurken, DTÖ'nün raporu herhangi bir Türk yetkilinin görevden ayrılmasına ilişkin bir değerlendirme içermiyor.
ÇİN DAVAYI NEDEN AÇTI?
Uyuşmazlığın geçmişi 2023'e kadar uzanıyor. Türkiye, Çin menşeli elektrikli araçların ithalatına yönelik ek mali yükümlülükler getirirken daha sonra düzenlemelerin kapsamını başka motor tiplerine de genişletti. Çin ise uygulamaların kendi otomobillerini diğer ülkelerden gelen araçlara kıyasla dezavantajlı duruma getirdiğini savundu.
Pekin 8 Ekim 2024'te DTÖ nezdinde Türkiye ile istişare talebinde bulundu. Sonuç alınamaması üzerine Çin 16 Ocak 2025'te panel kurulmasını istedi ve DTÖ Uyuşmazlıkların Halli Organı 24 Şubat'ta paneli oluşturdu. Avrupa Birliği, ABD, Japonya, Güney Kore, İngiltere, Hindistan ve Rusya dahil çok sayıda ülke de uyuşmazlığa üçüncü taraf olarak katıldı.
TÜRKİYE'NİN BÜTÜN VERGİLERİ HAKSIZ BULUNMADI
DTÖ kararının en önemli ayrıntılarından biri de panelin Çin'in bütün taleplerini kabul etmemesi oldu. Çin'in içten yanmalı motorlu otomobillere uygulanan ilave vergilerin Türkiye'nin DTÖ yükümlülüklerini ihlal ettiği yönündeki iddiası için yeterli ilk bakışta delil ortaya koyamadığına karar verildi. Bazı hibrit otomobil kategorilerinde de Türkiye'nin uygulamalarının ilgili GATT hükümlerine aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldı.
Buna karşılık elektrikli araçlara uygulanan ilave vergiler, belirli hibrit kategorileri ve satış sonrası hizmet şartlarına bağlı ithalat izin sistemi Türkiye açısından raporun sorunlu bulduğu başlıklar arasında yer aldı. Bu nedenle panel kararını “Türkiye'nin Çin otomobillerine uyguladığı bütün vergiler iptal edildi” şeklinde yorumlamak da doğru değil.
BYD AYRINTISI TARTIŞMANIN MERKEZİNDE
Yavuzyılmaz'ın açıklamasında dikkat çektiği başlıklardan biri de Çinli otomotiv devi BYD oldu. Milletvekili, Türkiye'de yatırım yapan BYD'nin yatırım teşvikleri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğunu belirterek diğer Çin menşeli araçlara uygulanan ek mali yükümlülükleri eleştirdi.
DTÖ dosyasında da yatırım teşvik belgesine sahip ithalatın bazı ilave vergilerden muaf tutulması ayrı bir başlık olarak incelendi. Dolayısıyla Türkiye'de üretim yatırımı gerçekleştiren şirketlere sağlanan avantajlar ile doğrudan Çin'den ithal edilen araçlara uygulanan koşullar arasındaki fark, uyuşmazlığın önemli unsurlarından birini oluşturdu.
GÖZLER TÜRKİYE'NİN ATACAĞI ADIMLARDA
DTÖ panelinin 28 Temmuz'da yayımlanan raporu, Türkiye'nin Çin otomobillerine yönelik politikasında yeni bir hukuki aşamaya geçildiğini gösteriyor. Panel, bazı temel uygulamaları DTÖ yükümlülükleriyle uyumsuz bulurken Çin de Ankara'dan söz konusu düzenlemelerin değiştirilmesini istedi.
Yavuzyılmaz ise yaklaşık iki ay önce yayımlanan karar ve Çin'in resmi açıklamasını yeniden gündeme getirerek hükümetin gelişmeyi kamuoyundan sakladığını iddia etti. DTÖ belgeleri kararın kapsamını ortaya koyarken, bundan sonraki süreçte Türkiye'nin panel bulgularına karşı izleyeceği hukuki yol ve otomobil ithalatındaki mevcut düzenlemelerde değişikliğe gidip gitmeyeceği takip edilecek.





