Yemen'deki çatışmalar son haftalarda yeniden şiddetlenirken İran'la bağlantılı Husiler Kızıldeniz kıyısında önemli kazanımlar elde etti. Husilerin Moha'yı ve Babülmendep çevresindeki stratejik noktaları ele geçirmesi, Suudi destekli Yemen güçleri üzerindeki baskıyı artırırken Riyad'ın askeri seçeneklerini yeniden değerlendirmesine neden oldu. Reuters'a göre son çatışmalarda 112 binden fazla kişi Yemen içinde yerinden edildi.
SUUDİ ARABİSTAN SURİYE'DEN ASKER İSTEDİ
Türkiye Today'e konuşan Suriyeli kaynaklar, Suudi Arabistan'ın talebinin birkaç ay önce Şam yönetimine iletildiğini bildirdi. Riyad'ın Yemen'deki ihtiyaçları doğrultusunda Suriyeli savaşçıların organize edilerek bölgeye gönderilmesini istediği ancak Şam'ın teklife olumlu yanıt vermediği belirtildi.
Kaynaklara göre Suriye yönetimi, kendi ordusunun yeniden yapılanmasına odaklandığını ve başka bir ülkedeki çatışmaya üçüncü taraf olarak dahil olmak istemediğini Suudi Arabistan'a iletti. Şam'ın talebi “kibarca” reddettiği ve devlet eliyle Yemen'e Suriyeli güç gönderilmesi seçeneğini kapattığı aktarıldı.

ŞAM'DAN DİKKAT ÇEKEN “BİREYSEL KATILIM” AYRINTISI
Suriyeli kaynakların açıklamasında dikkat çeken bir başka ayrıntı ise bireysel olarak Yemen'e gitmek isteyen Suriyeliler konusunda yapıldı. Suriye yönetiminin kişilerin kendi iradeleriyle ülke dışına çıkarak çatışmaya katılmalarını engellemediği ancak bu tür bireysel hareketlerin Şam yönetiminin sorumluluğunda olmayacağı belirtildi.
Bu ayrım, Suudi Arabistan'ın talebinin doğrudan Suriye devleti tarafından organize edilecek bir askeri güç olduğuna işaret ediyor. Şam'ın reddettiği seçenek de Suriyeli savaşçıların devlet tarafından organize edilerek Yemen'deki çatışmaya sevk edilmesi oldu.
TÜRKİYE'DEN “SURİYELİ SAVAŞÇI” İDDİALARINA YALANLAMA
Haberde Türkiye'nin Suriyeli savaşçıların Yemen'e taşınmasında rol aldığı yönündeki iddialara da yer verildi. Türk kaynaklar, Ankara'nın Suriyelileri Yemen'e göndermek veya böyle bir gücü organize etmek gibi bir rolünün bulunmadığını belirterek söz konusu iddiaları reddetti. Bölgesel kaynaklar da Suriyeli savaşçıların Türk birlikleriyle birlikte Yemen'e gönderildiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Türkiye'nin olası askeri rolü açısından ise 7 Ağustos'ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması önem taşıyor. Anlaşma, üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının diğerlerine yapılmış kabul edilmesi ilkesini içeriyor ancak Ankara daha önce verilecek desteğin saldırıya uğrayan ülkenin talebine ve istediği yardımın niteliğine göre şekilleneceğini açıklamıştı.

SUUDİ ARABİSTAN BAŞKA ÜLKELERDE DE PERSONEL ARIYOR
Türkiye Today'in kaynaklarına göre Suriye'den istediği sonucu alamayan Riyad, farklı ülkelerden askeri personel ve eğitmen temin etme seçeneklerini değerlendirmeyi sürdürüyor. Pakistan'ın bu arayışta öne çıkan ülkelerden biri olduğu belirtilirken, Mısır ve Libya dahil bazı Kuzey Afrika ülkelerinde de personel arandığı yönünde haberler bulunuyor; ancak bu son iddialar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Suudi Arabistan'ın Mısır'dan destek aradığına ilişkin daha geniş diplomatik temaslar ise başka kaynaklar tarafından da bildirildi. Reuters, Husilerin son ilerleyişinin ardından Riyad'ın Kahire'den yardım istediğini ancak Mısır'ın herhangi bir askeri taahhütte bulunmadığını aktardı.
MEKKE PAKTI YENİDEN GÜNDEMDE
Yemen'deki tırmanış Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın kısa süre önce kurduğu savunma mekanizmasının hangi koşullarda işletileceği sorusunu da gündeme taşıdı. Üç ülke 31 Ağustos'taki toplantıda anlaşmanın kurumsallaştırılması, Suudi Arabistan'da ortak sekretarya kurulması ve savunma iş birliğinin geliştirilmesi konusunda mutabakata vardı.
Bununla birlikte Mekke Paktı'nın imzalanmış olması Türkiye veya Pakistan'ın otomatik olarak Yemen'de kara savaşına katılacağı anlamına gelmiyor. Pakistan 10 Eylül'de Husi saldırıları nedeniyle anlaşma kapsamında herhangi bir askeri karşılığın henüz görüşülmediğini açıklarken, Türkiye de anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ve herhangi bir ülkeyi ortak düşman olarak tanımlamadığını duyurmuştu.
YEMEN'DE KARA SAVAŞINDAN ÇOK KRİTİK TESİSLERİN KORUNMASI
Türkiye Today'in görüştüğü kaynaklara göre Ankara ve İslamabad'ın olası katkısında doğrudan Husilere karşı Yemen'de geniş çaplı bir kara harekâtına katılmaktan ziyade savunma görevlerinin öne çıkması bekleniyor. Enerji altyapısının, stratejik tesislerin ve önemli nüfus ve idari merkezlerinin korunması bu çerçevede değerlendirilen başlıklar arasında bulunuyor.
Husilerin son dönemde Suudi şehirleri ve enerji altyapısına yönelik saldırılarının artması ve Kızıldeniz kıyısında ilerlemesi Riyad'ın güvenlik ihtiyacını daha da artırmış durumda. Ancak Suriye'nin asker gönderme talebini reddetmesi ve Türkiye'nin Suriyeli savaşçıların Yemen'e sevk edildiği iddialarını yalanlaması, Suudi Arabistan'ın ihtiyaç duyduğu ilave askeri kapasiteyi nereden sağlayacağı sorusunu şimdilik açık bırakıyor.



