Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Fidan ve Lavrov’un gerçekleştireceği görüşmelerde, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, doğal gaz hatları ve bankacılık hizmetlerinin iyileştirilmesi gibi stratejik ekonomik konuların yanı sıra Suriye, Libya ve Kafkasya'daki bölgesel gelişmeler detaylı bir şekilde ele alınacak.
BÖLGESEL DOSYALAR VE ORTA DOĞU GERİLİMİ
Görüşmelerin en dikkat çekici maddelerinden biri, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla tırmanan Orta Doğu gerilimi olacak. Fidan ve Lavrov, Filistin meselesinin çözümüne yönelik atılabilecek adımları değerlendirecek. Ayrıca Türkiye'nin etkin rol oynadığı Suriye ve Libya dosyalarında "durumun normalleştirilmesi" amacıyla yeni stratejiler geliştirilmesi planlanıyor. Suriye’de kapsayıcı siyasi diyalog ve ülkenin sosyo-ekonomik hayatının normale dönmesi konusu görüşmenin ana eksenlerinden birini oluşturacak.
ENERJİ VE TİCARİ İŞ BİRLİĞİNDE YENİ ADIMLAR
Ekonomik iş birliği başlığında, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Mavi Akım ve TürkAkım hatlarının verimli işletilmesi kritik bir önem taşıyor. Bakanların ticaretin çeşitlendirilmesi ve bankacılık sistemindeki sorunların aşılması için "Karma Ekonomik Komisyonu" hazırlıklarını başlatması bekleniyor. Turizm sektörü de gündemin önemli bir parçası olacak; Türkiye'nin Rus turistler için lider destinasyon konumunu koruması amacıyla turist güvenliği gibi konular derinlemesine ele alınacak.
GÜNEY KAFKASYA VE "3+3" PLATFORMU
Güney Kafkasya'daki çatışma sonrası yeniden imar süreci ve ulaştırma hatlarının açılması, görüşmelerin özel başlıkları arasında. Rusya, "3+3 Bölgesel İş Birliği Platformu" çerçevesindeki ortak çabaların bölge barışı için kilit olduğunu vurgularken, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecine verdiği desteği bir kez daha teyit etmeye hazırlanıyor.
ERDOĞAN VE PUTİN ARASINDAKİ SİNERJİ
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Vladimir Putin arasındaki düzenli temasların iki ülke ilişkilerinin çıtasını belirleyen kilit unsur olduğunu hatırlatıyor. Bakanlar düzeyindeki bu ziyaretin, liderlerin belirlediği siyasi vizyon doğrultusunda iş birliğini daha geniş bir perspektife taşıyacağı ifade ediliyor.




