Rusya Dışişleri Sözcüsü Zaharova, İsrail'in Lübnan'dan askerlerini çekmesi gerektiğini vurgulayarak çözümün diplomatik yollarla sağlanabileceğini belirtti. Öte yandan Ermenistan'ın AB ve AEB arasında denge kurmaya çalışmasını sert bir dille eleştiren Zaharova, ABD'nin Asya Pasifik'teki hamlelerinin bölgeyi istikrarsızlaştırdığını ifade etti.
LÜBNAN İÇİN DİPLOMATİK ÇÖZÜM VURGUSU
Rusya, Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğini yineledi. Zaharova, İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığını sonlandırmasının, kalıcı bir siyasi ve diplomatik çözüm süreci için ön koşul olduğunu belirtti. Rusya’nın bölgedeki istikrarı sağlamak amacıyla bölgesel ve uluslararası ortaklarla iş birliğine hazır olduğu mesajı verildi.

ERMENİSTAN'A "İKİ SANDALYE" ELEŞTİRİSİ
Erivan yönetiminin Avrupa Birliği ile yakınlaşma çabalarını Avrasya Ekonomik Birliği üyeliğiyle eş zamanlı yürütme stratejisi Moskova tarafından tepkiyle karşılandı. Zaharova, bu yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını belirterek, Rusya'nın AB'nin Kiev'e yönelik desteğini finanse eden bir yapıyla Ermenistan'ın ilişkilerini sürdürmesine karşı olduğunu vurguladı. Ayrıca, Ermenistan ile karşılıklı saygıya dayalı ortaklığı sürdürmek istediklerini dile getirdi.
ASYA PASİFİK'TE SİLAHLANMA GERİLİMİ
Zaharova, ABD’nin Asya Pasifik bölgesinde yeni bir silahlanma yarışını tetiklediğini öne sürerek bu girişimi sert bir şekilde kınadı. Bölgedeki güvenlik sisteminin bozulma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten sözcü, yeni ayrım çizgilerinin oluşabileceğine dikkat çekerek, sorunların askeri yöntemlerle değil, siyasi ve diplomatik araçlarla çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi.
BALKANLAR VE ALMANYA İLE GERGİNLİK
NATO’nun Sırbistan’ı Rusya’dan koparma stratejisini eleştiren Zaharova, bu hamlelerin Sırbistan’ın parçalanmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Almanya ile ilişkilerin geleceği konusunda ise net bir şart koşan Zaharova, Berlin'in Rus vatandaşlarına yönelik "terör saldırılarını" resmen kınamadığı ve uluslararası terörizmi finanse etmekten vazgeçmediği sürece normalleşmenin mümkün olmayacağını dile getirdi.



