Bitki bazlı beslenme son yıllarda sağlıklı yaşamın en güçlü beslenme modellerinden biri olarak öne çıkarken, bilim dünyasından gelen yeni veriler önemli bir ayrımı gündeme taşıdı. Neurology dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı araştırma, besin değeri yüksek bitkisel gıdalarla oluşturulan diyetlerin demans riskini azaltabildiğini, işlenmiş karbonhidrat ve şeker ağırlıklı bitki bazlı beslenmenin ise riski artırabildiğini ortaya koydu.

Konuyu değerlendiren Diyetisyen Ayça Doğandemir ise, "Bitki bazlı beslenme doğru planlandığında demans riskini artıran değil, aksine beyin sağlığını destekleyebilen bir beslenme modelidir" diyerek en kritik noktanın beslenmenin kalitesi olduğuna dikkat çekti.

Images 2026 07 08T165920.271

93 BİN KİŞİ TAKİP EDİLDİ, SONUÇLAR DİKKAT ÇEKTİ

Neurology dergisinde yayımlanan araştırmada ortalama yaşı 59 olan yaklaşık 93 bin yetişkinin beslenme alışkanlıkları ve sağlık verileri 10 yılı aşkın süre boyunca takip edildi. Araştırmacılar katılımcıları genel bitki bazlı beslenme, besin değeri yüksek sağlıklı bitki bazlı beslenme ve işlenmiş ürünlerin ağırlıklı olduğu sağlıksız bitki bazlı beslenme olmak üzere üç grupta değerlendirdi.

Araştırma sonunda en fazla bitkisel gıda tüketenlerde demans gelişme riskinin en az tüketenlere göre yüzde 12 daha düşük olduğu belirlendi. Ancak asıl dikkat çeken fark beslenmenin niteliğinde ortaya çıktı. Tam tahıllar, sebzeler, meyveler, baklagiller ve kuruyemişlerden oluşan sağlıklı bitki bazlı beslenmeyi uygulayanlarda demans riski yüzde 7 azalırken, rafine tahıllar, ilave şeker, işlenmiş ürünler ve yüksek karbonhidrat ağırlıklı beslenenlerde risk yüzde 6 arttı.

Images 2026 07 08T165856.612

"BİTKİ BAZLI BESLENME HER ZAMAN SAĞLIKLI BESLENME ANLAMINA GELMEZ"

Araştırma sonuçlarını Turkinform'a değerlendiren Diyetisyen Ayça Doğandemir, kamuoyunda en sık yapılan yanlışlardan birine dikkat çekti.

Doğandemir, "Bitki bazlı beslenme doğru planlandığında demans riskini artıran değil, aksine beyin sağlığını destekleyebilen bir beslenme modelidir. Sebze, meyve, tam tahıl, kurubaklagil, yağlı tohumlar ve zeytinyağı gibi besinlerden zengin örüntüler; antioksidan, lif ve polifenol içeriği sayesinde inflamasyonu ve damar sağlığı risklerini azaltabilir. Bu da uzun vadede bilişsel sağlık açısından olumlu kabul edilir" dedi.

Ancak her bitki bazlı beslenme modelinin aynı etkiyi göstermediğini vurgulayan Doğandemir, şu ifadeleri kullandı:

"Bitki bazlı beslenme her zaman sağlıklı beslenme anlamına gelmez. Eğer kişi et ve süt ürünlerini çıkarıp yerine sadece makarna, beyaz ekmek, paketli vegan ürünler, bitkisel burgerler, şekerli içecekler ve yetersiz protein koyuyorsa, bu tablo beyin sağlığını desteklemez. Et ürünlerinin, eğer et kaynakları kaliteli ve düzgün beslenmişse, insan sağlığı ve bağırsak florası için elzem olduğu unutulmamalıdır. Güncel çalışmalar da 'sağlıklı bitki bazlı' beslenme ile 'ultra işlenmiş bitki bazlı' beslenmenin etkilerinin aynı olmadığını gösteriyor."

RİSKİN KAYNAĞI DİYET DEĞİL, YANLIŞ PLANLAMA

Uzman isim, demans riskinin doğrudan bitki bazlı beslenmeden değil, yanlış uygulamalardan kaynaklandığını belirtti. Doğandemir, "Risk varsa temel neden genellikle bitkisel beslenmenin kendisi değil; B12, demir, omega-3, D vitamini, iyot, çinko ve protein eksiklikleri, yetersiz enerji alımı ve yüksek oranda işlenmiş gıda tüketimidir" değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmanın sonuçları da bu görüşü destekledi. Çalışmada, vejetaryen veya vegan olmanın tek başına belirleyici olmadığı, asıl farkı beslenmenin kalitesinin oluşturduğu vurgulandı.

Images 2026 07 08T165900.828

BEYİN SAĞLIĞI İÇİN EN KRİTİK BESİN ÖGELERİ

Doğandemir, özellikle bitki bazlı beslenen bireylerde bazı besin ögelerinin eksikliğinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret ederek, "B12 vitamini eksikliği unutkanlık, dikkat azalması, sinir sistemi problemleri ve uzun vadede nörolojik hasarla ilişkilendirilebilir. Vegan beslenen bireylerde B12 mutlaka takviye veya zenginleştirilmiş besinlerle karşılanmalıdır" ifadelerini kullandı.

Demir eksikliğinin de beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyebileceğini belirten Doğandemir, "Demir eksikliği beyne oksijen taşınmasını etkileyerek yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve zihinsel performansta düşüşe yol açabilir. Bitkisel demirin emilimi daha düşük olduğu için kurubaklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllar C vitaminiyle birlikte tüketilmelidir" dedi.

Omega-3 yağ asitlerinin beyin hücreleri açısından kritik rol oynadığına dikkat çeken Doğandemir, "Bitkisel kaynaklardan keten tohumu, chia, ceviz ve semizotu değerlidir; ancak herkes ALA'yı DHA'ya yeterli dönüştüremeyebilir. Omega-3 kaynaklarının vücutta daha emilip kullanılabilmesi için hayvansal kaynaklardan alınması gerektiği unutulmamalıdır. Bu nedenle bazı bireylerde alg yağı bazlı DHA desteği düşünülebilir" ifadelerini kullandı.

Protein eksikliğinin de yalnızca kas kaybına değil, ileri yaşta bilişsel ve fonksiyonel kayıplara da zemin hazırlayabileceğini belirten Doğandemir, mercimek, nohut, fasulye, tofu, tempeh, edamame, kinoa, kuruyemiş ve tohumların düzenli tüketilmesini önerdi.

Ankara'da yıllardır beklenen hizmetler NATO sayesinde geldi! Vatandaşın psikolojisini ele aldık
Ankara'da yıllardır beklenen hizmetler NATO sayesinde geldi! Vatandaşın psikolojisini ele aldık
İçeriği Görüntüle

65Dd9312231Efe39F3C148Ae

BESLENMEYİ DEĞİŞTİRENLERDE ÇARPICI SONUÇ

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise beslenme alışkanlıklarındaki değişimin etkisi oldu. Yaklaşık 45 bin kişinin ayrıca incelendiği analizde, zaman içinde daha sağlıklı bitki bazlı beslenmeye geçenlerde demans riskinin yüzde 11 azaldığı belirlendi. Buna karşılık beslenmesini işlenmiş ve rafine ürünlere kaydıranlarda riskin yüzde 25 arttığı görüldü.

Araştırmacılar, yaşamın ilerleyen dönemlerinde yapılan beslenme değişikliklerinin bile beyin sağlığı üzerinde etkili olabileceğini belirtirken, 60 yaş sonrasında daha kaliteli bitki bazlı beslenmeye geçmenin de demans riskindeki azalmayla ilişkili olduğuna dikkat çekti.

Images 2026 07 08T165907.299

"EN SAĞLIKLI YAKLAŞIM ÇEŞİTLİ VE DENGELİ BESLENME"

Doğandemir, bitki bazlı beslenmenin doğru uygulandığında önemli sağlık avantajları sunduğunu ancak tek başına mucize olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek şunları kaydetti:

"Özetle; bitki bazlı beslenme demans açısından tek başına bir risk değildir. Risk, plansız ve eksik uygulandığında ortaya çıkar. En sağlıklı yaklaşım; çeşitlilik içeren, yeterli protein sağlayan, B12 takviyesi ihmal edilmeyen, omega-3 ve demir açısından desteklenen, ultra işlenmiş ürünlere dayanmayan bir bitki ağırlıklı beslenme modelidir."

Muhabir: SEMA ERSOY