Şanlıurfa’da meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından uzmanlardan peş peşe değerlendirmeler geldi. Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgedeki sismik hareketliliğin sürpriz olmadığını belirterek özellikle Bozova Fayı’nın özelliklerine dikkat çekti.

Depremde can kaybı ya da yıkım yaşanmadığı belirtilirken, uzmanlar bölgedeki yapı stoku ve aktif fayların yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Fon soruşturmasında 750 milyon liralık tutara tedbir
Fon soruşturmasında 750 milyon liralık tutara tedbir
İçeriği Görüntüle

“BU TÜR DEPREMLER SÜRPRİZ DEĞİL”

Şanlıurfa depremini değerlendiren Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgede benzer büyüklükte depremlerin meydana gelmesinin olağan olduğunu söyledi.

Pampal, bu tür sarsıntıların ilerleyen dönemde de görülebileceğini belirterek, mevcut depremin bölgenin sismik özellikleri açısından beklenmedik bir gelişme olmadığını ifade etti.

BOZOVA FAYINA DİKKAT ÇEKTİ

Pampal’ın değerlendirmesinde en dikkat çeken başlıklardan biri Bozova Fayı oldu.

Atatürk Barajı’nın bulunduğu bölgede geçmişte yapılan çalışmalar sırasında aktif fay tespit edildiğini hatırlatan Pampal, Bozova Fayı’nın aktif olduğunu ve büyük deprem üretme potansiyeli taşıdığını söyledi.

Pampal, buna karşın Şanlıurfa’da meydana gelen son depremin başka bir büyük depremin öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

“6 ŞUBAT’A BENZER DEPREM BEKLEMİYORUZ”

Pampal, Şanlıurfa çevresinde sismik hareketliliğin devam edebileceğini ancak bölgede 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlere benzer büyüklükte bir sarsıntının doğrudan bu depremle ilişkilendirilmesinin doğru olmayacağını ifade etti.

Bölgenin genel olarak sismik açıdan aktif olduğunu belirten Pampal, daha büyük depremlerin teorik olarak mümkün olduğunu ancak bunların ne zaman meydana geleceğinin önceden bilinemeyeceğini söyledi.

YAPI STOKU İÇİN UYARI

Pampal, 5,4 büyüklüğündeki depremin normal şartlarda ciddi hasar oluşturmasının beklenmediğini ancak bölgedeki yapı stokunun durumunun önem taşıdığını vurguladı.

Özellikle kırsal bölgelerde saha kontrolleri yapılmasının yararlı olabileceğini ifade eden Pampal, sığ depremlerin dar bir alanda daha güçlü hissedilebildiğini belirtti.

BEKTAŞ: BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ DEĞİL

Prof. Dr. Osman Bektaş da Şanlıurfa’daki depremi değerlendirdi. Bektaş, 6 Şubat depremlerinin ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı fayların stres değişimlerinden etkilendiğini söyledi.

Şanlıurfa ve Diyarbakır çevresinde bu tür depremlerin olağan olduğunu belirten Bektaş, 5 büyüklüğü civarındaki bir depremin ardından mutlaka daha büyük bir deprem geleceği şeklinde yorum yapılamayacağını ifade etti.

Bektaş, meydana gelen sarsıntıyı “orta büyüklükte ve sığ” bir deprem olarak değerlendirerek bunun büyük bir depremin habercisi olmadığını söyledi.

“PANİĞE KAPILMAMAK GEREKİYOR”

Uzmanlar, deprem sırasında paniğin yaralanmalara yol açabileceğine de dikkat çekti.

Pampal, vatandaşların yaşadıkları binanın depreme dayanıklılığından emin olmamasının paniği artırdığını belirtirken yapıların güçlendirilmesi ve deprem bilincinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bektaş ise 2018 Deprem Yönetmeliği’ne uygun olarak inşa edilen yapılarda bu büyüklükteki bir deprem nedeniyle ciddi bir risk beklemediğini ifade etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ