Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zeka eylem planını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zeka eylem planını açıkladı
İçeriği Görüntüle

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sürecinde öğrencilerin yaşadığı kaygının son yıllarda daha görünür hale gelmesinde sosyal medyanın etkisi dikkat çekiyor. Uzman Psikolog ve Pedagog Ebru Şen, sosyal medyanın sınav stresinin temel nedeni olmadığını ancak mevcut kaygıyı büyüten ve yaygınlaştıran güçlü bir etken haline geldiğini belirterek, sınav sonuçlarının bireyin değerini belirlemediğinin unutulmaması gerektiğini söyledi.

Sınav-2

SOSYAL MEDYA STRESİ BÜYÜTEN BİR YÜKSELTİCİYE DÖNÜŞTÜ

Özel açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog ve Pedagog Ebru Şen, sosyal medyanın sınav stresinin kaynağı olmadığını ancak etkisini artırdığını ifade etti. Şen, "Sosyal medya, stresin yeni bir kaynağı değil. Ama var olan stresi görünür kılan, yayan ve pekiştiren çok güçlü bir yükseltici. Fark bu." dedi.

Önceki nesillerde akranlarla yapılan kıyaslamaların daha çok sözlü, dolaylı ve sınırlı olduğunu belirten Şen, "Şimdi karşılaştırma ekranda sürekli güncel, görselleştirilmiş ve algoritmik olarak güçlendirilmiş şekilde duruyor. Platformlar yüksek net paylaşımlarını ve motivasyon içeriklerini öne çıkarıyor çünkü etkileşim oranları yüksek. Öğrenci bu içeriklerle bilinçli olarak karşılaşmıyor; algoritma onu oraya taşıyor." ifadelerini kullandı.

Ekran Başındaki Çocuklar Ve Endişeli Anne

EBEVEYNLER DE AYNI DİJİTAL BASKIYA MARUZ KALIYOR

Sosyal medyanın yalnızca öğrencileri değil ebeveynleri de etkilediğini aktaran Şen, ailelerin de bu içeriklerden etkilendiğini söyledi.

Şen, "Anneler, babalar da aynı sosyal medya ortamına maruz kalıyor. Komşunun ya da akrabanın çocuğunun net paylaşımlarını görüyor ve bu durum ebeveyn baskısını tetikliyor. Sonuçta stres hem öğrencide hem ailede aynı anda tırmanıyor." dedi.

BAŞARIYA DAİR TEK BİR TANIM OLUŞUYOR

Başarı kültürünün medyada daha görünür hale geldiğini belirten Şen, gençlerin maruz kaldığı mesajların başarı algısını daraltabildiğini ifade etti.

Şen, "İyi okul iyi hayat söylemi, sıralama tabloları, kazanan öğrenci hikayeleri sürekli dolaşımda. Tüm bunlar birlikte, gencin zihninde tek yönlü ve çok kısıtlayıcı bir başarı tanımı oluşturuyor. Bu tanıma uymayan her sonuç, kişisel bir yenilgi gibi hissettiriyor." diye konuştu.

LGS ve YKS gibi merkezi sınavların öğrencilerin yaşamındaki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ancak bireyin değerini belirlemediğini vurgulayan Şen, "Oysa bir sınav, bir insanın değerini ölçmez. Bunu hem öğrencilere hem ebeveynlere her zaman hatırlatıyorum." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Yaren Tekin