Türk siyasi tarihinin en uzun süre görev yapan dışişleri bakanlarından biri olan Tevfik Rüştü Aras, vefatının yıl dönümünde bir kez daha hatırlanıyor. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Türkiye’nin dış politika vizyonunun şekillenmesinde kilit rol oynayan Aras, tıptan siyasete, gazetecilikten diplomasiye uzanan çok yönlü bir hayat sürdü. İşte Tevfik Rüştü Aras’ın detaylı biyografisi…

TIPTAN SİYASETE UZANAN BİR HAYAT

Tarihte Bugün Eski Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras Vefat Etti2

Ahmet Tevfik Rüştü Aras 11 Şubat 1883 tarihinde Çanakkale’de, Hasan Rüştü Bey’in oğlu olarak dünyaya geldi. İlköğrenimini İzmir’de, ortaöğrenimini Üsküp’te tamamladı. İstanbul Erkek Lisesi’nin öncülü olan Numune-i Terakkî Mektebi’nden birincilikle mezun oldu. Yüksek öğrenimini Beyrut Tıbbiye Mektebi’nde tamamlayan Aras, doktor olarak İzmir, Selanik ve İstanbul’da görev yaptı.

Fransızcayı ileri düzeyde bilen Tevfik Rüştü Aras, hekimlik yaptığı yıllarda gazetecilikle de ilgilendi; İzmir’de yayımlanan Sedat ve İttihat gazetelerinde başyazarlık yaptı. 1908-1920 yılları arasında doğum doktorluğu, sıhhiye müfettişliği, baştabiplik, hıfzıssıhha ve genel müfettişlik gibi çok sayıda kritik sağlık görevinde bulundu. I. Dünya Savaşı sırasında yüzbaşı rütbesiyle I. Ordu Hıfzıssıhha Müşavirliği yaptı.

İTTİHAT VE TERAKKÎ’DEN CUMHURİYET KADROLARINA

Siyasi hayatına İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nde başlayan Aras, partinin İzmir Şubesi Umumî Kâtipliği görevini üstlendi. Selanik yıllarında Mustafa Kemal Atatürk ile yakın bir dostluk kurdu. 1920 yılında İstanbul’dan Eskişehir’e geçerek Kuva-i Milliye’ye katıldı ve aynı yıl TBMM I. Dönem’de Menteşe (Muğla) Milletvekili seçildi.

Mecliste Kastamonu İstiklal Mahkemesi üyeliği yapan Aras, 1920 sonbaharında Türkiye Komünist Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı. TBMM Hükûmeti’nin Sovyet Rusya’ya gönderdiği ilk büyükelçilik heyetinde bulunarak Moskova’ya gitti. 1923-1939 yılları arasında beş dönem İzmir Milletvekilliği yaptı.

CUMHURİYET’İN EN UZUN SÜRELİ DIŞİŞLERİ BAKANI

Tarihte Bugün Eski Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras Vefat Etti1

Tevfik Rüştü Aras 4 Mart 1925’te III. İnönü Hükûmeti’nde Dışişleri Bakanı olarak atandı. 1938’de Atatürk’ün vefatına kadar kurulan tüm hükûmetlerde bu görevini sürdürdü. Böylece Cumhuriyet tarihinin en uzun süre görev yapan dışişleri bakanlarından biri oldu.

Atatürk’ün “komşularla iyi ilişkiler” ilkesine dayanan dış politikasının en önemli uygulayıcısı ve sözcüsü olan Aras, Sovyetler Birliği ile yakın diplomatik ilişkiler yürüttü. Sovyet Dışişleri Komiseri Maksim Litvinov’un davetiyle 1926’da Odessa’ya, 1930 ve 1937’de Moskova’ya gitti. 1937 yılında Milletler Cemiyeti Başkanlığı görevini üstlendi.

1939’da Londra Büyükelçisi olarak atanan Aras, yaklaşık üç buçuk yıl İngiltere’de görev yaptı. 1942 Şubat ayında emekliye ayrıldı. Kırmızı-Yeşil Şeritli İstiklâl Madalyası sahibiydi.

Tarihte Bugün: Idi Amin’in Uganda’da darbeyle iktidara gelişi
Tarihte Bugün: Idi Amin’in Uganda’da darbeyle iktidara gelişi
İçeriği Görüntüle

GAZETECİLİK, SİVİL TOPLUM VE ÖZEL HAYATI

Siyasi görevlerinin ardından Tan gazetesinde yazılar kaleme alan Aras, Demokrat Parti’nin kuruluş sürecini destekledi. 1946 yılında İnsan Hakları Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. 1952-1959 yılları arasında Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.

İlk eşi dönemin kadın gazetecilerinden Makbule Hanım’dı. Makbule Hanım’ın vefatının ardından 1960 yılında Bahire Hanım ile evlendi. Kızı, daha sonra Dışişleri Bakanlığı da yapacak olan diplomat Fatin Rüştü Zorlu ile evlendi.

ESERLERİ VE ARDINDA BIRAKTIKLARI

Tevfik Rüştü Aras’ın Dışişleri Bakanlığı döneminde yaptığı konuşmalar, 1937 yılında Numan Menemencioğlu tarafından “Lozan’ın İzlerinde On Yıl” adıyla derlendi. Gazete yazıları “Görüşlerim” (1945, 1963) adlı iki ciltte toplandı. Tıp alanında ise “Çiçek Hastalığı” (1914), “Isıtma” (1914) ve “Papatatis Humması” (1924) adlı eserleri kaleme aldı.

Tevfik Rüştü Aras, 5 Ocak 1972 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verilen Aras, Cumhuriyet diplomasisinin temel taşlarından biri olarak Türk siyasi tarihinde iz bırakan isimler arasında yerini aldı.