1961 yılının 3 Ocak günü, Küba ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkiler resmen sona erdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin kopması, Küba Devrimi’nin ardından yaşanan siyasi ve diplomatik gelişmelerin bir sonucu olarak kayıtlara geçti. Washington yönetimi, Havana ile olan diplomatik bağlarını keserek büyükelçilik faaliyetlerini durdurdu ve bu adım, Soğuk Savaş döneminde Batı Yarımküre’deki en önemli kırılmalardan biri olarak tarihe geçti.
DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN KESİLMESİ KARARI ALINDI
Amerika Birleşik Devletleri, 1959 yılında Fidel Castro liderliğinde gerçekleşen Küba Devrimi’nin ardından adadaki yeni yönetimle ilişkilerinde ciddi gerilimler yaşamaya başladı. Devrim sonrası Küba’da yapılan kamulaştırma kararları ve ABD şirketlerine ait mülklere el konulması, iki ülke arasındaki diplomatik temasların giderek azalmasına yol açtı. Bu süreçte Washington yönetimi, Küba’daki diplomatik temsilciliğini kapatma kararı aldı.
BÜYÜKELÇİLİKLER FAALİYETLERİNİ DURDURDU
3 Ocak 1961’de alınan kararla birlikte ABD’nin Havana’daki büyükelçiliği kapatıldı ve Küba’nın Washington’daki diplomatik misyonunun faaliyetleri de sona erdi. Diplomatik ilişkilerin kopmasıyla birlikte iki ülke arasındaki resmi temaslar askıya alındı. Bu gelişme, Karayipler bölgesindeki siyasi dengeleri etkileyen önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE YENİ BİR SAFHALA GEÇİLDİ
Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, Küba’nın Sovyetler Birliği ile olan yakınlaşmasının hızlandığı bir dönemde gerçekleşti. ABD ile Küba arasındaki bu kopuş, Soğuk Savaş’ın Latin Amerika boyutunda yeni bir sürecin başlamasına neden oldu. İlişkilerin kesilmesinden kısa bir süre sonra yaşanan gelişmeler, iki ülke arasındaki gerilimin uzun yıllar devam etmesine zemin hazırladı.





