Osmanlı Devleti’nde taht değişimlerinin en hassas örneklerinden biri, 16 Ocak 1595 tarihinde yaşandı. Uzun yıllar süren saltanatının ardından III. Murad, Topkapı Sarayı’nda hayatını kaybetti. Padişahın ölümü, saray teamülleri gereği kamuoyundan gizlendi ve devlet idaresinde herhangi bir otorite boşluğu oluşmaması için sıkı önlemler alındı.
III. MURAD’IN ÖLÜMÜ SARAYDA GİZLENDİ
Tarih kaynaklarına göre III. Murad, 15 Ocak’ı 16 Ocak’a bağlayan gece Topkapı Sarayı’nda vefat etti. Ölüm haberi, tahta geçecek olan şehzade İstanbul’a ulaşana kadar yalnızca sınırlı bir çevre tarafından bilindi. Sarayda nöbetler artırıldı, günlük işleyişte olağan dışı bir durum yaşanmaması için dikkatli davranıldı. Bu süreçte padişahın naaşı da gizli şekilde muhafaza edildi.

Dönemin teamüllerine uygun olarak, ölüm haberi Manisa’da sancakbeyi olan şehzade Mehmed’e özel ulaklarla ulaştırıldı. Kış şartlarına rağmen yola çıkan şehzade, kara ve deniz yolunu kullanarak İstanbul’a doğru hareket etti. Bu yolculuk, Osmanlı tarihinde taht değişiminin fiilen tamamlandığı sürecin de başlangıcı oldu.
III. MEHMED TAHTA ÇIKTI
Şehzade Mehmed’in İstanbul’a ulaşmasının ardından Osmanlı tahtına III. Mehmed geçti. Kaynaklarda saltanatının başlangıcı genellikle 16 Ocak 1595 olarak yer aldı. Tahta çıkışıyla birlikte devlet erkânı biat etti ve yeni padişah resmen görevine başladı.

AYASOFYA HAZİRESİNE DEFNEDİLDİ
III. Murad’ın cenazesi, geleneklere uygun olarak Ayasofya haziresinde hazırlanan türbesine defnedildi. Defin işlemleri tamamlandıktan sonra kamuoyuna padişahın vefat ettiği resmen duyuruldu.
16 Ocak 1595’te yaşanan bu gelişmeler, Osmanlı Devleti’nde iktidar değişimlerinin nasıl titizlikle yönetildiğini gösteren önemli bir tarihsel örnek olarak kayıtlara geçti. “Tarihte bugün” olarak anılan bu gün, bir padişahın sessiz vedası ve bir diğerinin sancılı başlangıcıyla Osmanlı tarihindeki yerini aldı.




