Son dönemde artan dolandırıcılık vakaları ve vatandaşların hukuki süreçlerde yaşadığı hak kayıpları, yepyeni boyutlar kazandı. Konunun uzmanı Avukat Iyaz Çimen'in Türkinform'a verdiği özel röportajda, vatandaşları bekleyen büyük tehlikeler ve pek bilinmeyen yasal haklar tüm detaylarıyla masaya yatırıldı.

İBAN KİRALAMA

Günümüzde en yaygın suçlardan biri haline gelen İBAN dolandırıcılığı, konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan vatandaşların banka hesaplarının kullanılmasıyla gerçekleştiriliyor. Çimen'in ifadelerine göre bu sistemde, dolandırılan mağdurların paraları aracı hesaplara aktarılıyor ve ardından farklı banka hesaplarına, yurt dışına ya da kripto para borsalarına transfer edilerek haksız kazanç sağlanıyor. Bu yöntem aynı zamanda kaynağı belirsiz veya suçtan elde edilmiş gelirlerin sisteme sokulması amacıyla da kullanılıyor.

Özellikle öğrencilerin ek gelir elde etmek amacıyla belirli bir ücret karşılığında hesaplarını kullandırdıklarına dikkat çeken Avukat Çimen, bu durumun çok ağır sonuçları olduğu konusunda uyarıyor. Kasti bir suç işlendiği için durumun doğrudan sicile işlendiğini, sicili bozulan gençlerin özel sektörde ve kamuda iş bulmasının zorlaştığını, seçme ve seçilme, sivil toplum kuruluşu üyelikleri ve ehliyet alımı gibi birçok temel haktan mahrum kalma tehlikesi ortaya çıktığını belirtiyor. Çimen net bir uyarıda bulunuyor: "Bir başkasına İBAN verilirken bunun bir suçta kullanılabileceği öngörülmelidir, hesap numaraları kesinlikle kimseyle paylaşılmamalıdır"

SİGORTA DOLANDIRICILIĞI

Dolandırıcıların sadece banka hesaplarını değil, gelişen teknolojiyi de kendi lehlerine kullandığını söyleyen Iyaz Çimen, 2025 yılı verilerine göre yapay zeka tarafından üretilmiş sahte kaza fotoğrafları kullanılarak sigorta şirketlerinden haksız tahsilat yapılan yaklaşık 3500 dosya için suç duyurusunda bulunulduğunu aktarıyor. Araçlarda var olmayan hasarları gerçek bir kazaymış gibi gösteren bu yeni yöntemin ortaya çıkmasının ardından, sigorta şirketleri artık sadece fotoğraflar üzerinden ödeme yapma uygulamasını durdurduğunu ifade ediyor.

TRAFİK KAZALARINDA BİLİNMEYEN HAKLAR

Trafik kazası mağdurlarının yasal hakları konusunda da ciddi eksiklikler bulunduğunu vurgulayan Çimen, vatandaşların genellikle kaza sonrası sadece tamir masrafını veya hasar bedelini alabileceklerini düşündüğünü ifade ediyor. Oysaki, kazazedelerin araçlarının piyasa değerindeki düşüşü ifade eden "değer kaybı" bedelini ve araç tamirde kaldığı süre boyunca yaşanan mağduriyet için "mahrumiyet bedeli" alma hakları bulunuyor. Manevi tazminat konusunda ise maddi hasarlı kazalarda tazminat almanın pek mümkün olmadığını belirten Çimen, yaralanmalı kazalarda 5-10 bin lira civarında manevi tazminat talebinde bulunulabileceğini söylüyor.

Hukuki süreçlerde yapılan en büyük hatalardan birinin "şikayetçi değilim" beyanı olduğunun altını çizerek şikayet hakkının kullanmakla tükenen bir hak olduğunu hatırlatıyor. "Şikayetçi değilim" denildiği an dosyanın kapandığını ve bu durumun şüpheli taraf için kazanılmış bir hak oluşturduğunu, ertesi gün karar değiştirip şikayetçi olmanın hukuken mümkün olmadığını ve mağdurların haklarından mahrum kaldığını belirtiyor. Ayrıca Iyaz Çimen, kararsız kalınan durumlarda vatandaşların mutlaka "hakkımı saklı tutuyorum" şeklinde beyan vermesi gerektiğini vurguluyor.

İŞ HUKUKUNDA YILLIK İZİN

İş hukuku ve yıllık izinler konusunda da Yargıtay'ın emsal kararlarının çalışanların yüzünü güldürdüğünü belirten Çimen, işverenlerin genellikle kesintisiz kullandırılan izin sürelerinden hafta sonu tatillerini de düştüğünü hatırlatıyor. Ancak yasalara göre yıllık iznin içine hafta tatilleri, bayramlar ve resmi tatillerin sayılamayacağını söyleyerek şu örneği veriyor: "14 gün izin kullanan bir çalışanın, eğer 2 gün hafta sonu tatili hakkı varsa, bu süreyi 16 gün olarak kullanması gerekiyor." Uygulamada işverenler bunu tam yansıtmasa da, açılan davaları çalışanlar kesin olarak kazanıyor ve kullanamadıkları izinleri bakiye ücret olarak tahsil edebiliyorlar.

AVUKAT KİMLİĞİYLE 1.5 MİLYON LİRALIK VURGUN

Akıllara durgunluk veren bir başka dolandırıcılık vakasının ise bizzat bir avukatın başına geldiğini aktaran Iyaz Çimen, olayı şöyle anlatıyor: Bir ifade işlemi sırasında avukatlık kimliğini karakola teslim eden hukukçunun baro kartı numarası, dolandırıcı bir müvekkil tarafından gizlice alındı. Baro kartlarının bankomat gibi kullanılıp para yüklenebilme özelliğini kullanan dolandırıcı, mağdurların paralarını bu kimlik numarası üzerinden hesaba aktardı ve ardından farklı hesaplara geçirdi. Hesap numarasının avukata ait olması nedeniyle, olayın ardından avukat hakkında 1,5 milyon lira civarında icra takibi ve ceza davası açıldığını belirtiyor.

SAHTE AVUKAT MESAJLARINA DİKKAT

Dolandırıcıların sık sık başvurduğu bir diğer taktiğin, vatandaşlara gönderilen sahte SMS'ler ve WhatsApp mesajları olduğuna dikkat çekerek, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nu hatırlatıyor. Öncesinde açık rızasını almadıkları ve aydınlatmadıkları hiçbir vatandaşa mesaj atma veya arama yetkisi yoktur ve bu kuralın ihlali hukuka aykırı veri işleme suçunu oluşturup 4 seneye kadar hapis cezası gerektirir. Ayrıca Iyaz Çimen şu önemli uyarıyı da ekliyor: "Hiçbir avukat WhatsApp veya SMS üzerinden borç tahsilatı için link veya mesaj göndermez."

BORCUNUZUN OLUP OLMADIĞINI ÖĞRENMEK İÇİN

Çimen, vatandaşların borç durumlarını güvenli şekilde sorgulayabilmeleri için şu resmi kanalları tavsiye ediyor:

Muhabir: Almila İrem Kerküklü