Küba'nın ulusal elektrik şebekesi 18 Eylül'de tamamen devre dışı kaldı. Küba Enerji ve Maden Bakanlığı, "Elektrik şebekesinde tam bir kesinti meydana gelmiştir. Sistemin yeniden devreye alınmasına yönelik protokoller uygulanmaya başlandı." açıklamasını yaptı. Kesinti, ülkede bu yıl yaşanan yedinci kapsamlı elektrik çöküşü oldu.
KÜBA YİNE KARANLIĞA GÖMÜLDÜ
Küba'da elektrik sisteminin tamamen devre dışı kalmasıyla ülke genelinde elektrik kesintisi yaşandı. Yaklaşık 9 milyon nüfuslu ülkede milyonlarca kişi yeniden elektriksiz kaldı. Ulusal şebeke devrede olduğu dönemlerde de üretimin talebi karşılayamaması nedeniyle birçok bölgede dönüşümlü kesintiler uygulanıyor. Son haftalarda başkent Havana'da kesintilerin 30 saati, bazı bölgelerde ise 60 saati aştığı bildirildi. Kesintiler su temini ve iletişim hizmetlerini de etkiliyor. Küba'nın elektrik üretim sistemi uzun süredir yakıt sıkıntısı ve yaşlanan altyapının baskısı altında bulunuyor. Reuters, ülkenin enerji sisteminin yakıt eksikliği, yıpranan altyapı ve ABD'nin petrol tedarikine yönelik baskıları nedeniyle ciddi bir yük altında olduğunu bildirdi.

BU YILIN YEDİNCİ BÜYÜK KESİNTİSİ
Son çöküş, Küba'da 2026 yılı içinde yaşanan yedinci ülke çapındaki elektrik kesintisi olarak kayıtlara geçti. Ülkede mart ayında iki kez tam şebeke çöküşü yaşanırken, temmuz ayında dokuz gün içinde üç büyük kesinti meydana geldi. 3 Ağustos'ta yaşanan yeni şebeke çöküşü ise yılın altıncı ülke çapındaki kesintisi olarak açıklanmıştı. Yeni kesintiyle birlikte elektrik krizinin boyutu yeniden gündeme geldi. Küba'nın eskiyen termik santralleri, yakıt sıkıntısı ve yedek parça teminindeki güçlükler sistem üzerindeki baskıyı artırıyor.
Küba yönetimi, elektrik krizinin nedenleri arasında ABD'nin ülkeye yönelik ekonomik ve enerji kısıtlamalarını gösteriyor. Washington ise Küba'nın enerji ve ekonomik krizinden hükümetin politikalarını ve ekonomik yönetimini sorumlu tutuyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Ocak 2026'da imzaladığı düzenleme, Küba'ya petrol sağlayan ülkelere yönelik ek gümrük vergileri uygulanmasının önünü açmıştı. ABD'nin baskısının ardından Küba'nın önemli petrol tedarikçilerinden Venezuela'dan yapılan sevkiyatlar dururken, Meksika'dan gelen petrol akışı da kesintiye uğradı. Söz konusu gelişmeler, elektrik üretiminde ithal yakıta bağımlı olan Küba'nın enerji sistemindeki sıkıntıları daha da ağırlaştırdı.

ABD'DEN YENİ YAPTIRIM HAMLESİ
Küba'nın son elektrik çöküşünden bir gün önce ABD yönetimi ülkeye yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 17 Eylül'de Küba ile bağlantılı 11 kişi ve kuruluşa yaptırım uygulanacağını duyurdu. Listede nikel kaynaklarıyla bağlantılı dört kamu kuruluşu, askeri araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten dört işletme ve üç askeri yetkili yer aldı. Rubio, yaptırım kararını savunarak Küba yönetiminin ülkenin kaynaklarını dar bir askeri elitin çıkarları doğrultusunda kullandığını ileri sürdü. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ise ABD yaptırımlarının ülkedeki ekonomik sıkıntıları ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sorunları ağırlaştırdığını savundu.

TRUMP: "KÜBA SIRADA"
ABD Başkanı Donald Trump daha önce Küba konusunda yeni adımlar atılacağının sinyalini vermişti. Trump, mart ayında Küba'nın ekonomik açıdan çöküşün eşiğinde olduğunu savunurken, daha sonra yaptığı bir konuşmada "Küba sırada" ifadesini kullanmıştı. Washington ile Havana arasındaki gerilim enerji krizinin gölgesinde devam ederken, Küba yönetimi ABD'nin uyguladığı ekonomik baskının kaldırılmasını talep ediyor. Son elektrik çöküşünün doğrudan yeni yaptırımlardan kaynaklandığına ilişkin doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor. Ancak yakıt tedarikindeki daralma, eskiyen enerji altyapısı ve yedek parça sıkıntısı Küba'nın elektrik sistemini ciddi biçimde zorluyor.



