Türkiye ekonomisinin önemli gündem maddelerinden biri olan yüksek enflasyon, 2026 yılında da etkisini sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ocak 2026'da aylık enflasyon %4,84 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, yıllık enflasyon %30,65 olarak kaydedildi. Bu oran, hükümetin 2026 sonu için hedeflediği %16-19 arası enflasyonun yakalanmasının zor olduğunu gösteriyor.
Türkiye'de gıda fiyatlarındaki artış dikkati çekiyor; bazı sebze ve meyve fiyatları %30’un üzerinde yükseldi. Kırmızı et ve tavuk gibi temel protein kaynaklarının tüketiminde ise kısıtlamalar yaşanıyor. Ekonomistler, yüksek enflasyon ve döviz kurundaki dalgalanmaların hane halkı bütçeleri üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu vurguluyor.
Buna karşılık Almanya’da enflasyon gelişmiş ülkeler seviyesinde düşük seyrediyor. Almanya’daki Türk marketlerinde satılan bazı gıda ürünleri Türkiye’deki fiyatlara kıyasla daha uygun fiyatlarla raflarda yer alıyor. Domates, biber, pirinç, bulgur, bazı bakliyat ürünleri ve salça gibi ürünler euro bazında Türkiye fiyatlarının altında bulunuyor. Almanya’daki Türk marketleri, özellikle göçmen toplulukların ihtiyaçlarına yönelik ürünler sunarken, Türkiye’den gelen tatlara özlem duyan müşteriler için önemli alışveriş noktaları oluşturuyor.
Gurbetçilerin bazı ürünlerin Almanya’da Türkiye’den daha ucuz olmasına şaşırdığı belirtilirken, uzmanlar bu durumu döviz kuru farkları, perakende fiyat stratejileri, tedarik zinciri maliyetleri ve Almanya’daki ekonomik koşulların bir araya gelmesiyle açıklıyor. Almanya’daki düşük enflasyon ortamı ise fiyatların Türkiye’ye kıyasla daha stabil ve uygun kalmasına zemin hazırlıyor.
Bu durum, Türkiye’den Almanya’ya giden ürünlerin fiyat rekabetinde beklenenden farklı bir tablo sergilediğini ortaya koyuyor.



