T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında üretilen 1000’inci KTJ serisi turbojet motor, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün katılımıyla düzenlenen törenle kutlandı. Ulaşılan üretim miktarı, Türkiye’nin yalnızca millî motor geliştirme alanında değil, bu motorları seri üretimle sürdürülebilir biçimde teslim etme konusunda da önemli bir kapasite oluşturduğunu gösteriyor. Görgün, törende yaptığı konuşmada, “İlk motoru geliştirmek büyük bir mühendislik başarısı. Onu aynı kaliteyle bin kez üretip teslim edebilmek ise başlı başına bir sanayi başarısı.” ifadelerini kullandı. Millî motor programının geldiği noktaya dikkat çeken Görgün, üretim adetlerinin artmasıyla ekonomik kazanımların da büyüyeceğini belirtti.

SOM, ATMACA VE ÇAKIR GÜCÜ MİLLİ MOTORDAN ALIYOR
Kale Jet Motorları tarafından geliştirilen KTJ motor ailesi, Türk savunma sanayiinin farklı seyir füzesi projelerinde kullanılan kritik tahrik sistemlerini kapsıyor. Yurt dışından motor tedarikine bağımlılığı azaltmayı amaçlayan bu çalışmalar, Türkiye’nin kendi mühendislik imkânlarıyla geliştirdiği füze sistemlerini yerli motorlarla buluşturmasında önemli rol oynuyor. KTJ serisinde üç farklı motor modeli öne çıkıyor:
KTJ-3200: SOM seyir füzesi ve ATMACA gemi savar füzesinde kullanılıyor.
KTJ-1750: ÇAKIR seyir füzesine güç veriyor.
KTJ-3700: KARA ATMACA seyir füzesi için geliştirildi.
Farklı füze platformlarının ihtiyaçlarına göre geliştirilen bu motorlar, Türkiye’nin seyir füzelerinde tahrik sistemi kaynaklı dışa bağımlılığını azaltırken yerli tasarım, üretim ve tedarik zincirinin gelişmesine de katkı sağlıyor. KTJ-3200’ün 2021 yılında kalifiye edilerek seri üretime geçmesi, millî turbojet motor programında önemli bir dönüm noktası oldu. Ardından farklı füze projelerine yönelik motorların geliştirilmesiyle ürün ailesi genişledi. Böylece Türkiye, tek bir motor projesiyle sınırlı kalmadan farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik turbojet çözümleri oluşturdu.
1000 MOTORLA EN AZ 200 MİLYON DOLAR TÜRKİYE’DE KALDI
Millî turbojet motor üretiminin ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. SSB Başkanı Haluk Görgün, 1000 motorluk üretimle en az 200 milyon dolarlık kaynağın Türkiye’de tutulduğunu açıkladı. Bu kazanım, yalnızca yurt dışından hazır motor satın alınmasının önüne geçilmesiyle sınırlı değil. Motorların geliştirilmesi ve üretilmesi için oluşturulan mühendislik altyapısı, yerli tedarikçilerin üretim kabiliyetleri ve seri imalat tecrübesi de savunma sanayii ekosistemine katkı sunuyor. Seri üretim miktarının yükselmesi, birim başına üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Özellikle seyir füzelerinde kullanılan motorların yurt içinde üretilebilmesi, üretim takviminin ve tedarik süreçlerinin daha etkin yönetilmesine imkân tanıyor. Görgün, savunma sanayiinde seri üretim döneminin giderek güçlendiğini belirterek mevcut üretim hacminin büyümesiyle Türkiye’de kalacak ekonomik kaynağın da artacağını vurguladı.

TÜRKİYE’NİN İLK JET MOTORU İHRACATI BREZİLYA’YA
KTJ serisi motorlarda ulaşılan üretim kapasitesi, Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumunu da güçlendiriyor. KTJ-3200 turbojet motorunun 2025 yılında Brezilya’ya ihraç edilmesi, Türkiye’nin ilk jet motoru ihracatı olarak kayıtlara geçti. Motor teknolojileri, savunma sanayiinde yalnızca bir platformun çalışmasını sağlayan alt sistemler değil, aynı zamanda yüksek katma değerli ihracatın da önemli bir parçası. Türkiye’nin kendi turbojet motorlarını geliştirmesi, füze sistemleriyle birlikte motor teknolojisinin de uluslararası pazarlara sunulabilmesinin önünü açıyor. Kale Jet Motorları’nın üç farklı motor ailesinde seri üretim tecrübesi kazanması, yeni projelerde kullanılabilecek teknik birikimin oluşması açısından da önem taşıyor. Bu birikim; tasarım, test, kalifikasyon, üretim ve kalite kontrol süreçlerinin aynı ekosistem içinde geliştirilmesini sağlıyor.
MİLLÎ MOTORLARDA YENİ HEDEF: ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRMAK
Türkiye’nin savunma sanayiinde yerli motor geliştirme çalışmaları, 2004 yılında hız kazanan yerlileştirme stratejisinin önemli sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor. SSB koordinasyonunda Kale Jet Motorları, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE, yerli tedarikçiler ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasında yürütülen çalışmalar, motorların farklı füze sistemlerine entegre edilmesinden seri üretime kadar uzanan bir süreç oluşturdu. SSB Başkanı Görgün, savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 20’ler seviyesinden yüzde 83’e yükseldiğini hatırlatarak üretim ekosisteminin genişlemesinin önemine işaret etti. Millî turbojet motorlarda 1000 adetlik üretim seviyesine ulaşılması da bu dönüşümün somut çıktılarından biri oldu.
Önümüzdeki dönemde hedef, mevcut motorların üretim kapasitesini artırırken yeni motor teknolojileri geliştirmek ve Türkiye’nin kritik tahrik sistemlerindeki kabiliyetlerini genişletmek.




