Türk dünyası ve Türkiye arasındaki entegrasyonu da kuvvetlendirecek olan kritik bir düzenleme duyuruldu. 1 Mart 2026 tarihinden itibaren Türkiye’de en az üç yıldır yasal olarak ikamet eden Özbekistan vatandaşlarına otomatik çalışma izni verilecek. Yeni uygulamayla birlikte, bugüne kadar işveren başvurusu, konsolosluk vizesi ve uzun bürokratik süreçler gerektiren çalışma izni prosedürlerinin büyük ölçüde sadeleştirilmesi amaçlanıyor. Yetkililer, bu adımın özellikle kayıt dışı istihdamın azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguluyor.
İSTİHDAM POLİTİKASI VE İŞKUR’UN ROLÜ
Düzenleme kapsamında Türkiye İş Kurumu, iş gücü piyasasında en çok ihtiyaç duyulan meslek gruplarına ilişkin kapsamlı bir liste hazırlayacak. Bu listenin Özbekistan tarafıyla paylaşılmasıyla, Özbek vatandaşlarının Türkiye’de talep gören sektörlere yönlendirilmesi planlanıyor. Böylece göçmen istihdamının daha kontrollü ve planlı şekilde yürütülmesi hedefleniyor.

SINIR DIŞI YERİNE YASALLAŞTIRMA
Taraflar arasında varılan mutabakat yalnızca yeni gelenleri değil, mevcut Türkiye’de bulunan Özbek göçmenleri de kapsıyor. Mevcut uygulamada olduğu gibi, Özbek vatandaşlarının sınır dışı edilmeden yasal statüye kavuşturulmasına yönelik süreç devam edecek. Bu yaklaşımın, hem göçmenlerin haklarının korunması hem de Türkiye’nin göç yönetiminde denetimi artırması açısından önemli olduğu değerlendiriliyor.
ANKARA’DA 2 BİN 500 ÖZBEK İŞÇİ
İki ülke arasındaki iş gücü iş birliğinin en dikkat çekici başlıklarından biri de inşaat sektörü oldu. Yapılan anlaşma çerçevesinde, Ankara’da yürütülecek projelerde 2 bin 500 Özbek inşaat işçisinin istihdam edilmesi konusunda uzlaşmaya varıldı. Söz konusu adımın, büyük ölçekli projelerde iş gücü ihtiyacını karşılaması ve Özbek vatandaşlarına düzenli gelir imkânı sunması bekleniyor.

ELEKTRONİK ÇALIŞMA VİZESİ DÜZENLENECEK
Uluslararası kaynaklara yansıyan bilgilere göre, Türkiye ve Özbekistan yalnızca otomatik çalışma izniyle sınırlı kalmayacak daha kapsamlı düzenlemeleri de masaya yatırmış durumda. Elektronik çalışma vizeleri, ülkede bulunan göçmenlerin statü değişikliğine imkan tanıyacak yeni modeller ve dijital başvuru sistemleri de taraflar arasında değerlendirilen başlıklar arasında yer alıyor.




