Türkiye'nin savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği dönüşüm, açıklanan verilerle ortaya konuldu. 7 Kasım 1985'te kurulan Savunma Sanayii Başkanlığı, 41. kuruluş yıl dönümünde sektörün geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin geçmişte savunma ihtiyaçlarını karşılamak için ağırlıklı olarak yurt dışından tedarik yoluna gittiğini, bugün ise kendi teknolojisini tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna geldiğini belirtti.
Görgün, savunma sanayiinde yaşanan değişimi, “Bir zamanlar yalnızca tedarik eden Türkiye'den, bugün tasarlayan, geliştiren, üreten, entegre eden ve ihraç eden Türkiye'ye geldik.” sözleriyle değerlendirdi.

YERLİLİK ORANI YÜZDE 80'İN ÜZERİNE ÇIKTI
Savunma sanayiinde 41 yıllık kurumsal dönüşümün önemli aşamalardan geçtiğini belirten Görgün, 1985 yılında Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı olarak başlayan sürecin, 1989'da Savunma Sanayii Müsteşarlığına, 2018'de ise Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına dönüştüğünü hatırlattı.
Özellikle 2004 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının yerli tasarım ve özgün geliştirme odaklı yaklaşım açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
2002 yılında yüzde 20 seviyelerinde bulunan yerlilik oranının bugün yüzde 80'in üzerine çıktığını belirten Görgün, insansız hava araçları, millî savaş gemileri, hava savunma sistemleri ve elektronik harp teknolojileri gibi birçok alanda özgün kabiliyetler kazanıldığını kaydetti.
62 PROJEDEN 1.500'E, 56 FİRMADAN 4 BİNİN ÜZERİNE
Savunma sanayiindeki büyüme, proje sayısı ve firma verilerine de yansıdı. 2002 yılında 56 firmanın faaliyet gösterdiği sektörde bugün 4 binin üzerinde firma yer alıyor.
Aynı dönemde yürütülen proje sayısı 62'den yaklaşık 1.500'e yükseldi. Toplam proje hacmi ise 5,5 milyar dolar seviyesinden, ihale aşamasındaki projeler de dahil olmak üzere 100 milyar doların üzerine çıktı.
Sektörün ekonomik büyüklüğünde de önemli artış yaşandı. 2002 yılında yaklaşık 1,1 milyar dolar olan savunma sanayii cirosu 25 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yıllık Ar-Ge harcamaları ise 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine çıktı.
Savunma sanayiinde çalışan kişi sayısı da arttı. 2022 yılında yaklaşık 81 bin olan istihdamın bugün 135 bini aştığı, 2028 yılına kadar 158 bin kişiye ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi.
SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATI 40 KAT ARTTI
Türkiye'nin savunma sanayiinde geliştirdiği yerli ve millî teknolojiler, ihracat rakamlarına da yansıdı. 2002 yılında 248 milyon dolar seviyesinde bulunan savunma ve havacılık ihracatı, 2025 yılında 10 milyar 54 milyon dolara yükseldi. Böylece ihracatta yaklaşık 40 katlık artış kaydedildi.
2026 yılında da büyümesini sürdüren sektör, ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 artışla 1 milyar 140 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk 10 ayındaki ihracat 8 milyar 50 milyon dolara ulaşırken son 12 aylık ihracat 11 milyar 357 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Son 14 yılda gerçekleştirilen savunma ve havacılık ihracatının 2026 yılı ekim sonu itibarıyla yaklaşık 55 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Bu tutarın 30 milyar dolardan fazlasının ise 2023-2026 döneminde gerçekleştirildiği belirtildi.
Türk savunma sanayii ürünlerinin NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere yüksek teknoloji ve kalite standartlarına sahip pazarlarda tercih edilmesi, sektörün uluslararası alandaki konumunu güçlendiren gelişmeler arasında gösterildi.
SSB'NİN KURUMSAL MODELİ DİKKAT ÇEKTİ
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, SSB'nin yalnızca savunma sistemlerinin tedarikini gerçekleştiren bir kurum olmaktan çıkarak teknoloji geliştirme, üretim, sanayileşme ve ihracat süreçlerini koordine eden bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.
Başkanlığın kamu kuruluşları, özel sektör, üniversiteler ve ihtiyaç makamlarını ortak hedefler doğrultusunda buluşturduğunu belirten Görgün, Ar-Ge'den tasarıma, üretimden ihracata kadar bütün süreçlerin koordinasyon içinde yürütüldüğünü kaydetti.
Bu kurumsal modelin farklı ülkeler tarafından da örnek alınmasının Türkiye'nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyeyi gösterdiğini dile getirdi.

“HİÇBİR GÖREV ÖNEMSİZ, HİÇBİR EMEK GÖRÜNMEZ DEĞİLDİR”
Savunma sanayiindeki gelişmelerin arkasında binlerce kişinin emeği bulunduğuna dikkat çeken Görgün, elde edilen başarıların yalnızca teknolojik ürünlerden ibaret olmadığını vurguladı.
Her projenin ihtiyaç analizinden tasarıma, sözleşme süreçlerinden test ve teslimata kadar çok sayıda kişinin ortak çalışmasıyla hayata geçirildiğini belirten Görgün, “Hiçbir görev önemsiz, hiçbir emek görünmez değildir.” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayiindeki 41 yıllık birikimin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Görgün, tam bağımsız savunma sanayii hedefi doğrultusunda daha güçlü projeler ve ortak çalışma anlayışıyla ilerlemeyi sürdüreceklerini belirtti.




