Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerde tarım, enerji ve lojistiğin ardından yeni bir işbirliği alanı olarak öne çıkıyor. Azerbaycan Türkiye İş Adamları Birliği'nin (ATİB) düzenlediği, Ziraat Bank Azerbaycan'ın ana sponsorluğunu üstlendiği 3. Uluslararası Tarım İş Forumu, iki ülkeden iş insanlarını, milletvekillerini ve bakanlık temsilcilerini Bakü'de bir araya getirdi.
Foruma Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Azerbaycan Tarım Kredi ve Kalkınma Ajansı (AKİA) Başkanı Yalçın Camalov, ATİB Yönetim Kurulu Başkanı Mürsel Rüstemov ve Ziraat Bank Azerbaycan Genel Müdürü Selçuk Demir katıldı.
HEDEF 15 MİLYAR DOLARLIK TİCARET
İki ülke, Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev'in belirlediği 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmaya çalışıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin verilerine göre ticaret hacmi şu anda yaklaşık 7 milyar dolar seviyesinde. Aralık 2025'te Bakü'de toplanan Türkiye-Azerbaycan Karma Ekonomik Komisyonu'nda bu hedef için ticaretten sanayiye, ulaştırmadan enerjiye uzanan 110 maddelik bir eylem planı imzalanmıştı.
Karşılıklı yatırımlar ise ticaretin önünde gidiyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın komisyon toplantısında açıkladığı verilere göre Türkiye'nin Azerbaycan'daki yatırımları 18 milyar dolara, Azerbaycan'ın Türkiye'deki yatırımları ise 21 milyar dolara ulaştı.
TARIMDA POTANSİYEL HENÜZ KULLANILMIYOR
Büyükelçi Akgün forumda, iki ülke arasındaki güçlü ekonomik ilişkilere rağmen tarımda önemli bir işbirliği potansiyeli bulunduğunu söyledi. Ticaret verileri de bu tespiti doğruluyor. Türkiye, Azerbaycan'ın bisküvi ve gofret ithalatında yüzde 42,5'lik payla açık ara lider olsa da taze ürünlerde aynı başarıyı yakalayamıyor. Türkiye'nin Azerbaycan'a meyve ve sebze ihracatı 2025'in ilk dokuz ayında yüzde 9,6 gerileyerek 15,87 milyon dolarda kaldı.
Akgün, iklim değişikliği, kuraklık ve gıda arzı güvenliği nedeniyle tarımın giderek daha stratejik hale geldiğini belirterek, geleneksel yöntemlerin ötesine geçip teknolojik üretim, depolama ve sürdürülebilirliğe odaklanılması gerektiğini vurguladı. ATİB Başkanı Rüstemov da tarımın yalnızca üretimden ibaret olmadığına dikkat çekerek ürünlerin markalaştırılması ve iç ve dış pazarlara satış ağlarının kurulmasının sektörün gelişimi için belirleyici olduğunu söyledi.
Türkiye'nin finans tarafındaki varlığı da işbirliğinin önemli bir ayağı. 2014'ten bu yana Azerbaycan'da faaliyet gösteren Ziraat Bank Azerbaycan'ın Genel Müdürü Demir, bankanın 163 yıllık birikimini 22 ülkede farklı sektörlere aktardığını belirterek tarımı "ekonomimizin ve geleceğimizin teminatı" olarak nitelendirdi.
KARABAĞ'DA ORTAK FİDAN MERKEZİ
İki ülkenin tarımdaki ortak yatırımlarının en somut örneklerinden biri, işgalden kurtarılan Karabağ bölgesinde bulunuyor. Akgün, Cebrayıl'da inşa edilen fidan üretim merkezinin Kafkasya ve Orta Asya için önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Söz konusu merkez, Erdoğan ve Aliyev'in 20 Ekim 2022'de temelini attığı, 40 hektarlık alana yayılan "Azerbaycan-Türkiye Uluslararası Orman Eğitim Merkezi, Akıllı Fidancılık ve Dostluk Ormanı" kompleksinin parçası.
AZERBAYCAN TARIM DESTEKLERİNİ GENİŞLETİYOR
AKİA Başkanı Camalov, Azerbaycan'ın tarım politikasında gıda güvenliğini güçlendirmeyi, rekabetçi üretimi artırmayı ve tarım çalışanlarının refahını yükseltmeyi hedeflediğini söyledi. Ajansın üreticilere sübvansiyon sağladığını, tarım makinesi, sulama sistemi, teknolojik ekipman ve damızlık hayvan alımlarını desteklediğini aktaran Camalov, 2026-2030 dönemini kapsayan yeni devlet programıyla desteklerin genişletildiğini bildirdi.
Programın öncelikleri arasında modern sulama sistemleri, ürün depolama, tarımda güneş enerjisi kullanımı ve ihracata yönelik üretim yer alıyor. Bu alanlar, Türkiye'nin güçlü olduğu tarım makineleri ve sulama teknolojileri sektörleri için de yeni fırsatlar sunabilir.
ORTA KORİDOR VE ZENGEZUR GÜNDEMDE
Akgün, iki ülke arasındaki enerji altyapısının yalnızca Türkiye ve Azerbaycan için değil, Avrupa'nın enerji arzı açısından da stratejik önem taşıdığını hatırlattı. Türk Devletleri Teşkilatı'nın ortaya koyduğu vizyonla Orta Koridor üzerindeki lojistik hatların geliştirilmesinin gündemde olduğunu belirten Akgün, Zengezur Koridoru'nun da Doğu-Batı ulaşım hattının bir parçası olarak değerlendirildiğini söyledi. Akgün, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin başarıyla tamamlanmasının bölgesel barışa ve kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade etti.
Akgün'ün tarihsel mirasa yaptığı vurgu, son dönemde sıkça tartışılan Türkiye-Azerbaycan dostluğuna ekonomik bir zemin kazandırma çabasının da yansıması. Forum, açılış konuşmalarının ardından panel oturumları ve ikili iş görüşmeleriyle devam etti.




