Türkinform olarak Ankara’da sokağa çıktık ve vatandaşlara bu kez meslekler üzerinden dikkat çekici bir soru yönelttik: “Türkiye’deki en gereksiz meslek nedir?” Verilen yanıtlar oldukça farklı oldu. Kimi influencerlığı ve sosyal medya yayıncılığını hedef gösterirken, kimi anketörlükten oto yıkamacılığa kadar farklı meslekleri saydı. Bazı vatandaşlar ise hiçbir mesleğin gereksiz olmadığını, her işin toplumda bir karşılığı bulunduğunu savundu.
“HİÇBİR MESLEK GEREKSİZ DEĞİL”
Röportajda en dikkat çeken yaklaşımlardan biri, meslekleri “gereksiz” olarak sınıflandırmanın doğru olmadığı yönündeydi. Bir vatandaş, doktordan mühendise, temizlik çalışanından hizmet sektöründeki personele kadar her mesleğin toplumda bir işlevi bulunduğunu söyledi.
Başka bir katılımcı da “Her şey bir sistemin parçası” diyerek herhangi bir mesleği gereksiz ilan etmenin o işi yapan insanlara haksızlık olabileceğini ifade etti. Bazı vatandaşlar, mesleğin kendisinden çok o işin nasıl yapıldığının değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

INFLUENCERLIK EN ÇOK TARTIŞILAN MESLEKLERDEN BİRİ OLDU
Vatandaşların cevaplarında en sık gündeme gelen alanlardan biri influencerlık oldu. Bazı katılımcılar sosyal medya üzerinden içerik üretmenin bir hobi olabileceğini ancak bunun meslek haline gelmesini gereksiz bulduklarını söyledi.
Bir vatandaş, bazı influencerların reklam ve tanıtım içeriklerinde yeterince tarafsız davranmadığını düşündüğünü belirterek, ürünleri kullanmadan övebildiklerini savundu. Buna karşılık başka katılımcılar ise influencerların ürünleri deneyerek takipçilerine fikir verdiğini ve insanları eğlendirdiğini söyleyerek bu mesleğin tamamen gereksiz sayılamayacağını ifade etti. Ses dosyası röp.pdf
Röportajın ilerleyen bölümlerinde de özellikle canlı yayın üzerinden para kazanan sosyal medya kullanıcıları eleştirildi. Bazı vatandaşlar bu alanda kazancın yapılan işle kıyaslandığında fazla olduğunu düşündüklerini dile getirdi.

“ANKETÖRLER GEREKSİZ” DİYENLER OLDU
Bir başka vatandaş ise sokakta insanları durdurarak anket yapan kişileri gereksiz bulduğunu söyledi. Katılımcı, insanların yolunun kesilmesinin rahatsız edici olduğunu savunarak anketörlüğü bu nedenle tercih etti.
Benzer şekilde sokakta reklam veya tanıtım amacıyla insanları durduran çalışanlardan rahatsız olduğunu söyleyen vatandaşlar da oldu. Bazıları reklam yapılmasına karşı olmadığını ancak ısrarcı davranılmasının rahatsızlık oluşturduğunu ifade etti.
YAPAY ZEKA MESLEKLERİ ORTADAN KALDIRIR MI?
Röportajda yapay zekânın çalışma hayatına etkisi de gündeme geldi. Bir vatandaş iç mimarlığın gelecekte yapay zekâ nedeniyle önemini kaybedebileceğini düşündüğünü söyledi. Yapay zekânın henüz bir iç mimarın yaptığı işi tamamen aynı seviyede yapamayacağını kabul eden katılımcı, buna rağmen teknolojinin bazı mesleklerde insan emeğine duyulan ihtiyacı azaltacağını savundu.
Başka bir katılımcı ise tasarım, çeviri ve müzik gibi alanlarda yapay zekâ kullanımının giderek arttığına dikkat çekti. Ancak aynı vatandaş, özellikle çevirilerde deyimler ve kültürel ifadeler söz konusu olduğunda yapay zekânın insanlarla aynı sonucu vermesinin zor olduğunu düşündüğünü belirtti.

OTO YIKAMACIDAN DİYETİSYENE KADAR FARKLI CEVAPLAR GELDİ
Vatandaşların verdikleri cevaplar arasında oldukça farklı meslekler de yer aldı. Bir katılımcı oto yıkamacılığını gereksiz bulduğunu söylerken, bir başka vatandaş elektronik cihazların tamirinde ileride robotların daha fazla rol alacağını düşündüğünü belirtti.
Bazı katılımcılar diyetisyenlik ve rehber öğretmenlik gibi meslekleri sorgularken, başka vatandaşlar ise bu görüşlere katılmayarak her mesleğin kendine göre bir işlevinin bulunduğunu dile getirdi.
“KOLAY PARA KAZANILAN İŞLER” ELEŞTİRİLDİ
Röportajda yalnızca mesleğin yaptığı iş değil, elde edilen gelir de vatandaşların değerlendirmelerinde etkili oldu. Bazı katılımcılar, daha az emekle yüksek gelir elde edildiğini düşündükleri meslekleri “gereksiz” olarak tanımladı.
Bir vatandaş siyaset alanında daha kolay para kazanıldığını düşündüğünü söylerken, başka bir katılımcı “politikacılar” cevabını verdi ancak bu konuda ayrıntılı açıklama yapmak istemedi. Bu ifadeler vatandaşların kişisel değerlendirmeleri olarak röportaja yansıdı.
“İNSAN KAYNAKLARI” CEVABI DA DİKKAT ÇEKTİ
Röportajın ilginç yanıtlarından biri de insan kaynakları alanıyla ilgili oldu. Bir vatandaş, işe alım süreçlerinde insan kaynaklarının sahip olduğu yetkiyi eleştirerek bu mesleği gereksiz bulduğunu ifade etti.
Başka bir katılımcı da yapay zekânın bazı ofis işlerini daha düşük maliyetle yerine getirebildiğini düşündüğünü söyleyerek benzer bir eleştiride bulundu. Bu görüşlerin yanı sıra beden eğitimi öğretmenliği ve güvenlik görevliliği gibi farklı mesleklerin de adı geçti.

GARSONLUK VE HİZMET SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA ŞARTLARI GÜNDEME GELDİ
Soruyu mesleğin gerekliliğinden çok çalışma koşulları üzerinden değerlendiren vatandaşlar da oldu. Bir katılımcı garsonluğu örnek verirken, özellikle yoğun çalışan bazı zincir işletmelerde çalışanların aldıkları ücretin ve yan hakların yaptıkları işin karşılığını vermediğini düşündüğünü söyledi.
Bu cevaplarda mesleğin “gereksiz” olmasından çok, düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına yönelik bir eleştiri öne çıktı.
“HER MESLEĞİN BİR AMACI VAR”
Türkinform mikrofonuna verilen cevaplar, vatandaşların “gereksiz meslek” kavramına oldukça farklı açılardan baktığını gösterdi. Bazıları sosyal medyada kolay para kazanıldığını düşündüğü meslekleri eleştirirken, bazıları teknolojinin gelecekte ortadan kaldırabileceği işleri gündeme getirdi.
Buna karşılık birçok vatandaş ise “Gereksiz meslek diye bir şey yok” görüşünde birleşti. Bu katılımcılar, toplumdaki her işin bir ihtiyaca karşılık geldiğini ve bir mesleğin değerinin yalnızca kazancı ya da popülerliği üzerinden ölçülmemesi gerektiğini savundu.




