Türkiye, dünya vişne üretiminde bugün itibarıyla 2’nci sırada bulunurken, geçmiş yıllarda zirveyi de gördü.
TÜRKİYE DÜNYA VİŞNE ÜRETİMİNDE İLK SIRALARDAN İNMİYOR
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre Türkiye, 1961 yılından bu yana dünya vişne üretiminde sürekli olarak ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Bu istikrarlı tablo, Türkiye’nin vişne üretiminde sahip olduğu iklim avantajı, üretim tecrübesi ve geniş tarım alanlarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
2009 YILINDA DÜNYA LİDERLİĞİNE YÜKSELDİ
Türkiye, 2009 yılında önemli bir başarıya imza atarak dünya vişne üretiminde ilk kez 1’inci sıraya yükseldi. Bu dönemde üretimde yaşanan artış, modern tarım tekniklerinin yaygınlaşması ve verimli çeşitlerin üretime kazandırılmasıyla doğrudan ilişkilendirildi. 2009 yılı, Türkiye’nin vişne üretimindeki potansiyelini küresel ölçekte kanıtladığı bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
ÜRETİMDE GÜÇLÜ ALTYAPI VE GENİŞ COĞRAFYA
Türkiye’de vişne üretimi ağırlıklı olarak İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşıyor. Konya, Afyonkarahisar, Isparta ve Kütahya gibi iller, üretimde ön plana çıkan merkezler arasında bulunuyor. Uygun iklim koşulları, verimli toprak yapısı ve çiftçilerin artan tecrübesi, üretim miktarının sürdürülebilir şekilde devam etmesini sağlıyor.
İHRACATTA ARTIŞ VE KÜRESEL TALEP
Son yıllarda vişne ve vişne ürünlerine yönelik küresel talebin artması, Türkiye’nin ihracat potansiyelini de güçlendirdi. Özellikle dondurulmuş vişne, vişne suyu ve konsantre ürünler, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. Uzmanlar, katma değeri yüksek işlenmiş ürünlerin artırılmasının Türkiye’nin dünya sıralamasındaki konumunu daha da güçlendireceğini belirtiyor.
GELECEK HEDEFİ YENİDEN ZİRVE
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretimi artırmaya yönelik destekleri, yeni çeşitlerin yaygınlaştırılması ve modern sulama projeleriyle birlikte Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda yeniden dünya vişne üretiminde liderliği hedeflediği ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, planlı üretim ve ihracat odaklı stratejilerle Türkiye’nin küresel pazardaki payını artırabileceğine dikkat çekiyor.