Ankara’da son dönemde yürütülen açılım tartışmalarında, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a ilişkin “umut hakkı” kavramı yeniden gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuya dair kamuoyuna açık bir değerlendirme yapmazken, siyasi kulislerde sürecin bu başlık etrafında şekillenebileceği konuşuluyor. Bu kavram ilk kez MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından dile getirilmiş, daha sonra muhalefet cephesinde de tartışılmaya başlanmıştı. AK Parti ise bugüne kadar “umut hakkı” ifadesini kullanmaktan özellikle kaçındı.

KULİSLERDE YENİ BAŞLIK KONUŞULUYOR

AK Parti kurmayları, kamuoyunda sert tepkilere yol açabilecek bir düzenlemenin siyasi riskler barındırdığı görüşünde. Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, “umut hakkı”nın geniş kapsamlı bir siyasi adım değil, infaz hukuku çerçevesinde ele alınabilecek teknik bir düzenleme olarak görülmesi gerektiği vurgulanıyor. Parti kaynakları, genel af ya da doğrudan tahliye gibi seçeneklerin gündemde olmadığını, olası bir düzenlemenin sıkı koşullara bağlı olması gerektiğini ifade ediyor.

MASADAKİ OLASI MADDELER

Kulis bilgilerine göre tartışılan senaryolar arasında şunlar yer alıyor:

CHP'li Çiftci MHP'li Yıldız'ın 'canlı yayın' çıkışına sert yanıt verdi: 'Konu mevzuat eksikliği değil, siyasi tercih'
CHP'li Çiftci MHP'li Yıldız'ın 'canlı yayın' çıkışına sert yanıt verdi: 'Konu mevzuat eksikliği değil, siyasi tercih'
İçeriği Görüntüle

Şartlı ve aşamalı uygulama: Umut hakkının otomatik bir serbest bırakma anlamına gelmeyeceği, iyi hal, şiddetten kopuş ve örgütsel bağların kesildiğinin tespiti gibi koşullara bağlanması.

İnfaz hukuku çerçevesi: Yeni bir yasa yerine mevcut infaz rejimi içinde teknik bir düzenleme yapılması ihtimali.

Uluslararası hukuk vurgusu: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gerekçe olarak öne çıkarılması.

Süreçle bağlantı: Silah bırakma ve örgütsel fesih adımlarıyla eş zamanlı ilerleyecek bir takvim.

TOPLUMSAL HASSASİYET VURGUSU YAPILDI

AK Parti içinde önemli bir kesim, bu başlığın toplumda ciddi rahatsızlık yaratabileceği görüşünü dile getiriyor. Bu nedenle, kamuoyuna açık söylemde “umut hakkı” ifadesinin doğrudan kullanılmaması, düzenlemenin daha çok hukuki zorunluluk ve teknik uyum çerçevesinde anlatılması gerektiği savunuluyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SESSİZLİĞİNİ KORUYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuya ilişkin sessizliğinin bilinçli bir tercih olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Parti içi yorumlara göre Erdoğan, henüz netleşmeyen ve siyasi maliyeti yüksek olabilecek bir başlıkta erken açıklama yapmaktan kaçınıyor. Kulislerdeki genel kanaat, “umut hakkı”nın sembolik bir açılımdan ziyade, sürecin ilerlemesi için sınırlı ve kontrollü bir hukuki araç olarak ele alındığı yönünde. Ancak bu yaklaşımın somut bir düzenlemeye dönüşüp dönüşmeyeceği henüz netleşmiş değil.

Kaynak: HABER MERKEZİ