SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI, DOSYA NASIL BÜYÜDÜ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025’in son aylarında başlattığı ve 2026’nın ilk haftalarında genişleyen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması, kısa sürede kamuoyunun en çok konuşulan dosyalarından biri haline geldi. Soruşturmanın ilk aşamasında medya dünyasından dikkat çekici isimler dosyaya girdi. Aralık 2025’te eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile birlikte bazı yöneticiler gözaltına alındı, ardından tutuklama kararları geldi. Ersoy hakkında uyuşturucu temini ve kullanımını kolaylaştırma ile örgüt bağlantısı iddiaları yöneltildi.

Dosya ilerledikçe çember genişledi. Televizyon dünyasından spikerler, magazin camiasında bilinen isimler ve çeşitli sosyal çevrelerden kişiler ifadeye çağrıldı. Bazı şüphelilerden adli süreç kapsamında kan ve saç örnekleri alındı. Bu gelişmeler, soruşturmanın tekil bir olaydan ibaret olmadığını, daha geniş bir ağın incelendiğini ortaya koydu.

Ela Rumeysa Ile Timur Savcı Arasında Dikkat Çeken Yazışmalar 'Birlikte Deneriz'

UYUŞTURUCU SORUŞTURMASINDA HER GÜN YENİ DALGALAR YAŞANIYOR

Soruşturma kapsamında son olarak 31 Ocak 2026’da düzenlenen ve kamuoyunda “şafak operasyonu” olarak anılan son dalgada ise eğlence ve sosyal medya dünyasının popüler isimleri gündeme geldi. Komedyen Hasan Can Kaya, şarkıcı Reynmen, rap müziğin bilinen isimlerinden Çakal ve bazı sosyal medya fenomenleri gözaltına alındı. Bundan kısa süre önce, Ocak ayı ortasında eski milli futbolcu Ümit Karan da Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında sosyal medya fenomeni Mika Raun Can da yer aldı.

Ortaya çıkan tablo, soruşturmanın yalnızca adli bir dosya olmanın ötesine geçtiğini gösterdi. Medya, spor ve sanat dünyasına yayılan bu süreç, kamuoyunda “ünlüler neden madde kullanımına daha açık hale geliyor?” sorusunu da beraberinde getirdi.

Ünlülere Uyuşturucu Operasyonu! Aleyna Tilki, Danla Bilic Ve İrem Sak Gözaltında

“ÜN, PARA VE STATÜ KORUYUCU DEĞİL, BAZEN RİSKİ ARTIRIYOR”

Psikolog Ece Bahat, toplumda yaygın olan “ünlü ve varlıklı insanların mutlu olduğu” algısının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Ün, para ve statünün ruh sağlığını otomatik olarak koruyan faktörler olmadığını belirten Bahat, bazı durumlarda bu unsurların riski artırabildiğine dikkat çekti. İmkanların artmasının her zaman koruyucu bir rol üstlenmediğini de vurgulayan Bahat, maddeye erişimin kolaylaşmasının sınırları gevşettiğini ve bunun tetikleyici bir etki yarattığını kaydeden Bahat şunları söyledi:

“Toplumda şöyle bir algı var: ‘Parası, ünü, statüsü olan insanın mutlu olması gerekir.’ Ama psikoloji açısından baktığımızda, ün, para ve statü otomatik olarak ruh sağlığını koruyan faktörler değil. Hatta bazı durumlarda tam tersine riski artırabiliyor. Madde kullanımı genelde ‘eksiklik’ üzerinden açıklanır ama bu eksiklik her zaman maddi olmaz. Bazen duygusal düzenleme becerisi eksiktir, bazen yalnızlık ya da içsel boşluk vardır. Ünlü ve başarılı kişilerde de kaygı, depresyon, değersizlik hissi ve çocukluktan gelen travmalar aynı şekilde bulunabiliyor; sadece dışarıdan görünmüyor.

Doğukan Güngör Kimdir, Nerelidir Doğukan Güngör Gözaltına Mı Alındı

Bahat, madde kullanımının çoğu zaman maddi yoksunlukla açıklanmasının yanlış olduğunu vurgulayarak, duygusal düzenleme becerisi eksikliği, yalnızlık ve içsel boşluk gibi faktörlerin belirleyici olabildiğini söyledi. Ünlü ve başarılı kişilerde de kaygı, depresyon, değersizlik hissi ve çocukluk travmalarının görülebildiğini ifade eden Bahat, bu sorunların dışarıdan fark edilmediğini dile getirdi. İmkanların artmasının her zaman koruyucu bir rol üstlenmediğini de vurgulayan Bahat, maddeye erişimin kolaylaşmasının sınırları gevşettiğini ve bunun tetikleyici bir etki yarattığını kaydetti.

Gazeteci Ahmet Şık’tan Mehmet Akif Ersoy Hakkında Detaylı Açıklamalar! Operasyonun Arkasında Neler Var 1

SÜREKLİ GÖZ ÖNÜNDE OLMAK PSİKOLOJİK BASKIYI ARTIRIYOR

Psikolog Ece Bahat, sürekli izlenme ve değerlendirilme halinin ünlüler üzerinde ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu ifade etti. Bu durumun zamanla “Ben kimim, insanlar benden ne bekliyor?” sorusunu tetiklediğini belirten Bahat, özel hayatın kaybının ve hata yapma hakkının neredeyse ortadan kalkmasının bireyde yalnızlık ve yabancılaşma duygularını artırdığını söyleyerek, “Sürekli izlenmek, değerlendirilmek ve eleştirilmek insan psikolojisi için çok yorucu. Bir noktadan sonra kişi ‘Ben kimim, insanlar benden ne bekliyor?’ sorusuyla baş başa kalıyor” ifadelerini kullandı.

Sürekli güçlü görünme zorunluluğunun duyguların bastırılmasına yol açtığını dile getiren Bahat, bu içsel gerilimin zamanla artarak riskli davranışlara zemin hazırlayabildiğini vurguladı. Madde kullanımının bu noktada çoğu zaman “zevk” amacıyla değil, kaygıyı azaltmak, zihni susturmak ve boşluk hissini bastırmak için devreye girdiğini vurguladı.

“Konuşanlar” Globale Taşındı Hasan Can Kaya Yeni Adresini Açıkladı3

“YETİNEMİYOR” YORUMU GERÇEK SORUNU GÖLGELİYOR

Toplumda sıkça dile getirilen “imkanı olan yine de yetinemiyor” söyleminin meseleyi daha da karmaşık hale getirdiğini belirten Bahat, bu yaklaşımın anlamaya değil, yargılamaya hizmet ettiğini söyledi. Madde kullanımının irade zayıflığı ya da şımarıklık olarak görülmesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Bahat, bunun çoğu zaman altta yatan psikolojik bir ihtiyacın sağlıksız bir yolla karşılanması olduğunun altını çizdi.

İnsanın yalnızca maddi doyumla var olamayacağını belirten Bahat, anlaşılma, güven duygusu ve duygusal düzenleme ihtiyacının da temel ihtiyaçlar arasında yer aldığını ifade ederek, “Madde kullanımı bir irade zayıflığı ya da şımarıklık değil; çoğu zaman altta yatan psikolojik bir ihtiyacın yanlış bir yolla karşılanmasıdır" dedi. Madde kullanımının yalnızca ahlaki bir mesele olarak ele alınmasının, kişilerin yardım aramasını zorlaştırdığını ve gizlenmeye ittiğini dile getirdi.

Umit Karan Aa 2432337

İran'daki protestolarda 'öldürüldü' denilen çocuk eski İsrail Başbakanı'nın oğlu çıktı
İran'daki protestolarda 'öldürüldü' denilen çocuk eski İsrail Başbakanı'nın oğlu çıktı
İçeriği Görüntüle

DOSYANIN ÖTESİNDE TOPLUMSAL BİR TARTIŞMA

Son dönemde yürütülen geniş çaplı soruşturma, yalnızca adli bir süreç olarak değil, toplumsal bir tartışma alanı olarak da öne çıkıyor. Medya, spor ve eğlence dünyasından tanınmış isimlerin dosyada yer alması, ün ve statünün her zaman psikolojik dayanıklılık anlamına gelmediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Psikolog Ece Bahat’ın değerlendirmeleri, madde kullanımını yalnızca cezai ya da ahlaki bir başlık olarak değil, psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele almanın gerekliliğine işaret ediyor. Bu yaklaşımın, hem önleyici politikalar hem de destek mekanizmaları açısından belirleyici olabileceği vurgulanıyor.

Muhabir: SEMA ERSOY