Yapay zekâyla hazırlanan reklamlar artık yalnızca yapay görsellerden oluşmuyor. Gerçek kişilerin yüzü, sesi ve görüntüsü de teknolojik araçlarla farklı içeriklere dönüştürülebiliyor.

Ancak bir kişinin dijital olarak bir reklamın içine yerleştirilmesi, beraberinde önemli etik tartışmaları da getiriyor.

Türkinform’a konuşan Doç. Dr. Huri Deniz Karcı, yapay zekâ destekli reklamcılıkta ilk sınırın “rıza” olması gerektiğini belirtti.

YÜZÜNÜZ VE SESİNİZ İZNİNİZ OLMADAN KULLANILMAMALI

Yapay zekâ teknolojileri bir kişinin görüntüsünü ya da sesini gerçeğe oldukça yakın biçimde yeniden üretebiliyor.

Karcı’ya göre burada temel nokta, kişinin kendi kimliğinin ticari bir içerikte kullanıldığından haberdar olması ve buna izin vermesi.

Beyaz mı kahverengi mi? Yumurta alırken yapılan büyük yanılgı
Beyaz mı kahverengi mi? Yumurta alırken yapılan büyük yanılgı
İçeriği Görüntüle

Bir kişinin yüzünün, sesinin veya kimliğinin bilgisi dışında ticari amaçlarla kullanılması, yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değerlendirilemeyecek kadar hassas bir alan oluşturuyor.

Yapay Zekâ Reklamlarında Yüzünüz Izinsiz Kullanılabilir Mii̇

DEEPFAKE MESELESİ SADECE TELİF DEĞİL

Yapay zekâ ile oluşturulan gerçekçi görüntüler söz konusu olduğunda tartışma çoğu zaman telif hakkına indirgeniyor.

Karcı ise deepfake içeriklerin çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini düşünüyor.

Bu noktada kişinin kimlik hakkının yanı sıra tüketicinin aldatılmama hakkı ve karar verme özgürlüğünün de korunması gerektiğine dikkat çekiyor.

ÜNLÜLER VE ÇOCUKLARDA DAHA HASSAS BİR ALAN

Karcı, yapay zekâ destekli içeriklerde bazı kişi gruplarının kullanımının daha hassas değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Ünlüler, sağlık profesyonelleri, çocuklar ve toplumda güven ilişkisi kurulan kişilerin yapay zekâyla oluşturulmuş reklamlarda gerçek bir ürünü kullanmış ya da desteklemiş gibi gösterilmesi tüketicinin algısını doğrudan etkileyebiliyor.

Bu nedenle kullanılan görüntünün nasıl üretildiğinin ve gerçek olup olmadığının açık biçimde anlaşılması önem kazanıyor.

Yapay Zekâ Reklamlarında Yüzünüz Izinsiz Kullanılabilir Mii̇i̇

TÜKETİCİNİN ASIL SORUNU YAPAY ZEKÂ OLMAYABİLİR

Yapay zekâ kullanılması tek başına tüketicinin markaya güvenini kaybetmesine neden olmak zorunda değil.

Karcı bu noktayı, “Tüketicinin asıl sorunu yapay zekâ değil, kandırıldığını hissetmek” sözleriyle özetliyor.

Yapay zekâ kullanımı açıkça belirtiliyor, içerik markayla tutarlı kalıyor ve tüketici yanıltılmıyorsa teknoloji yenilikçi bir araç olarak kabul edilebiliyor.

Sorun ise gerçek olmayan bir kişinin gerçekmiş gibi sunulması veya yapay bir deneyimin gerçek kullanıcı deneyimi izlenimi yaratmasıyla başlıyor.

REKLAMCILIKTA YENİ SINIR ŞEFFAFLIK

Yapay zekâ reklam sektöründe içerik üretimini hızlandırırken markaların sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.

Aksine görüntülerin giderek daha gerçekçi hale gelmesi, tüketicinin hangi içeriğin gerçek, hangisinin yapay olduğunu anlamasını zorlaştırabiliyor.

Karcı’nın değerlendirmelerine göre yapay zekâ çağında reklamın gücü yalnızca ne kadar yaratıcı olduğuyla değil, tüketiciye karşı ne kadar şeffaf ve dürüst olduğuyla da ölçülecek.

Muhabir: Sude Coşgun