Avustralyalı teknoloji girişimcisi Paul Conyngham, kanser teşhisi konulan köpeği Rosie için yapay zekâ ve New South Wales Üniversitesi (UNSW) bilim insanlarının desteğiyle kişiselleştirilmiş bir mRNA kanser tedavisi geliştirdi. Deneysel uygulama sonrasında Rosie'nin bacaklarındaki tümörlerde belirgin küçülme görüldü.
Rosie'ye Mayıs 2024'te mast hücreli kanser teşhisi konuldu. Kemoterapi ve standart immünoterapinin hastalığın ilerlemesini durduramaması üzerine Conyngham, farklı yapay zekâ araçlarından yararlanarak yeni tedavi seçenekleri araştırmaya başladı.
ROSIE'NİN GENOMU YAPAY ZEKA İLE ANALİZ EDİLDİ
Conyngham, ChatGPT, Gemini ve Grok gibi yapay zekâ araçlarını kullanarak köpeğinin kanserine ilişkin araştırmalar yürüttü. UNSW ve Sidney'deki Garvan Enstitüsü ekiplerinin gerçekleştirdiği DNA ve RNA analizleriyle Rosie'nin sağlıklı hücreleri ile tümör hücreleri arasındaki genetik farklılıklar incelendi.

Elde edilen genomik verilerdeki mutasyonların belirlenmesinin ardından Rosie'ye özel bir mRNA aşısı tasarlandı. UNSW'nin çalışmalarında da Ramaciotti Centre for Genomics ekibinin Rosie'nin genomu ve kanser genomunun dizilenmesine katkı sunduğu belirtiliyor.
Rosie, Aralık 2025'te ilk enjeksiyonunu aldı. Yaklaşık üç ay sonra bacaklarındaki tümörlerde belirgin küçülme gözlendi. Conyngham, deneysel tedavinin Rosie'nin hareketliliğinin yeniden artmasına ve başlangıçta öngörülenden daha uzun süre yaşamasına yardımcı olduğunu aktardı.
SAM ALTMAN'IN DA DİKKATİNİ ÇEKTİ
Rosie'nin tedavi sürecinde yapay zekânın kullanılması OpenAI CEO'su Sam Altman'ın da dikkatini çekti. Altman, Mart 2026'da Conyngham ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, ChatGPT ve diğer büyük dil modellerinin Rosie için mRNA aşı protokolünün oluşturulmasında kullanıldığını belirterek hikâyeyi kamuoyuyla paylaştı.
Altman, Conyngham'ın yapay zekâ sohbet botlarından planlama, eğitim, sorun giderme, mevzuata uyum ve genomik verilerin aşı tasarımına dönüştürülmesi gibi süreçlerde yararlandığına dikkat çekti. Ancak Altman'ın aktardığı süreçte yapay zekânın bilim insanlarıyla birlikte kullanıldığı özellikle vurgulandı.
CONYNGHAM GAMGEE'Yİ KURDU
Rosie'nin tedavi sürecinden elde edilen deneyimi daha geniş bir alana taşımak isteyen Conyngham, Gamgee adlı girişimi kurdu.
Girişim, tümörlerin genom dizilemesinden elde edilen verilerin yapay zekâ yardımıyla daha ayrıntılı analiz edilmesini ve hastaya özel tedavilerin geliştirilmesini amaçlıyor. Gamgee'nin yaklaşımında, tümörde hastalığa yön veren mutasyonların belirlenmesi ve buna göre kişiselleştirilmiş tedaviler tasarlanması hedefleniyor.
Conyngham, bu yöntemin temel fikrinin yeni olmadığını, yapay zekânın ise söz konusu yaklaşımın daha geniş ölçekte uygulanabilmesini mümkün kılan unsurlardan biri olduğunu belirtiyor.
BİLİM İNSANLARI İNSANLAR İÇİN DE ARAŞTIRILMASINI İSTİYOR
UNSW RNA Enstitüsü Direktörü Prof. Pall Thordarson, Rosie'nin sağlıklı ve kanserli hücrelerinden genomik veriler elde ederek kanserin özelliklerini anlamaya çalıştıklarını belirtti.
Thordarson, yapay zekânın tasarım sürecini hızlandırdığını ve üretim aşamasındaki hataların azaltılmasına katkı sağladığını söyledi. Bilim insanına göre yapay zekâ, projenin dönüştürücü unsurlarından biri oldu.
Rosie'nin tedavisinin insanlar için de uygulanıp uygulanamayacağı konusunda çok sayıda kişinin kendilerine ulaştığını belirten Thordarson, bunun geniş ölçekte uygulanabilmesi için daha fazla araştırma ve düzenleyici çalışmalar gerektiğine işaret etti.
Bilim insanları ayrıca mevcut tedavi sisteminin kişiye özel yaklaşımlara doğru değişmesinin yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda düzenleyici ve siyasi kararları da gerektireceğini belirtiyor.
ROSIE TEMMUZ AYINDA UYUTULDU
Deneysel tedavinin ardından tümörleri büyük ölçüde küçülen Rosie, bir süre daha koşup oynayabildi. Ancak hastalığın ileri evreye ulaşması ve yaşadığı ağrıların artması nedeniyle Temmuz 2026'da uyutuldu.
UNSW de Rosie'nin yaşamının sonunda deneysel mRNA tedavisinin tümörlerini küçülterek sağlık durumunu iyileştirmeye ve yaşamını uzatmaya yardımcı olduğunun değerlendirildiğini açıkladı. Üniversite, Rosie'nin hikâyesinin kişiselleştirilmiş tıbbın geleceğine ilişkin araştırmalar açısından dikkat çekici bir örnek olduğunu belirtti.



