Yemen'de 2022'de başlayan ateşkes süreciyle büyük ölçüde azalan Suudi Arabistan-Husi çatışmaları yeniden geniş çaplı askeri operasyonlara dönüşüyor. Husi kaynakları, Suudi Arabistan'ın çarşamba günü Yemen'in farklı noktalarına yoğun hava saldırıları gerçekleştirdiğini ileri sürdü.
Husilere bağlı El Mesire televizyonuna göre saldırıların sayısı 40'ı aşarken operasyonların özellikle Taiz ve Hudeyde'deki çatışma bölgelerinde yoğunlaştığı bildirildi. El-Cevf ve Marib'in de saldırılardan etkilendiği belirtilirken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon hava operasyonlarının tamamına ilişkin ayrıntılı bir bilanço açıklamadı.
40'TAN FAZLA HAVA SALDIRISI
Husiler, hava operasyonlarının Yemen'deki farklı askeri ve stratejik noktaları hedef aldığını iddia etti. Özellikle Taiz ve Hudeyde, son günlerde Husi güçleri ile Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri arasındaki çatışmaların merkezlerinden biri haline geldi.
Bölgedeki çatışmalar yalnızca hava operasyonlarıyla sınırlı değil. Yemen hükümet güçleri, Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla karşı saldırılar gerçekleştirirken cephe hattı Taiz ve Hudeyde'den el-Dali, Marib, el-Cevf ve el-Beyda'ya kadar genişlemiş durumda.
Son çatışmalar özellikle Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bölgelerin kontrolünü yeniden gündeme taşıdı. Husilerin batı Taiz ve güney Hudeyde üzerinden Babülmendep'e yakın Moha yönünde ilerleme girişimleri, bölgedeki çatışmaların uluslararası deniz ticareti açısından da kritik bir noktaya yaklaşmasına neden oldu.

HUSİLER SUUDİ ARABİSTAN'I FÜZE VE İHA'LARLA VURDU
Suudi hava saldırıları, Husilerin Krallığın güneyine yönelik son yılların en yoğun füze ve İHA saldırılarından birini gerçekleştirmesinin ardından geldi.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun açıklamasına göre Abha, Khamis Mushait, Cizan ve Necran'daki sivil ve ekonomik hedeflere yönelik saldırılarda 73 sivil yaralandı. Yaralılar arasında kadınlar ve çocukların da bulunduğu açıklandı.
Husiler ise Suudi Aramco'ya ait tesisler ile Khamis Mushait'teki Kral Halid Hava Üssü'nü onlarca balistik füze ve insansız hava aracıyla hedef aldıklarını öne sürdü.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı da ülkenin güneyindeki bazı enerji tesislerinin saldırıya uğradığını doğruladı. Saldırılar sonucunda bazı noktalarda yangınlar çıkarken belirli operasyonel faaliyetler geçici olarak durduruldu.
RİYAD'DAN “TEHDİDİN KAYNAĞINI ETKİSİZ HALE GETİRME” MESAJI
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husi saldırılarını “tehlikeli bir tırmanma” olarak nitelendirdi.
El-Maliki, Suudi Arabistan'ın egemenliğini ve ülkede yaşayanların güvenliğini korumak amacıyla gerekli operasyonel önlemlerin alınacağını belirterek saldırıların kaynaklarının etkisiz hale getirileceği mesajını verdi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da saldırıları kınayarak Husilerin yalnızca Krallık içindeki hedefleri değil, Kızıldeniz'deki ticari gemileri ve uluslararası deniz ulaşımını da tehdit ettiğini bildirdi.

BABÜLMENDEP'TE YENİ CEPHE ENDİŞESİ
Çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin en önemli sonuçlarından biri Babülmendep Boğazı çevresindeki güvenlik riski. Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlayan boğaz, dünya deniz ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri konumunda.
Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki askeri hareketliliğinin artması ve Suudi destekli Yemen güçlerinin karşı saldırıya geçmesi, savaşın yeniden stratejik limanlar ve deniz yollarının kontrolüne odaklanabileceği endişesini artırıyor.
Husiler daha önce Suudi Arabistan bağlantılı gemilere yönelik saldırıları genişletme tehdidinde bulunurken Riyad yönetimi de ülkesinin enerji altyapısına ve topraklarına yönelik saldırılara karşılık vereceğini açıkça ortaya koydu.
YEMEN'DE 2022 SONRASI EN CİDDİ TIRMANIŞ
Yemen'deki savaş, Husilerin 2014'te başkent Sana'yı ele geçirmesinin ardından büyümüş, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015'te Yemen hükümetini desteklemek amacıyla askeri müdahaleye başlamıştı.
Birleşmiş Milletler öncülüğünde 2022'de sağlanan ateşkes sonrasında Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki doğrudan çatışmalar büyük ölçüde azalmıştı. Son saldırılar ise yıllar süren görece sakin dönemin ardından iki tarafın yeniden doğrudan karşı karşıya geldiği en ciddi askeri tırmanışlardan birine işaret ediyor.
Çatışmaların Taiz ve Hudeyde'den Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına, oradan da Kızıldeniz ve Babülmendep'e uzanması, Yemen savaşını yeniden yalnızca ülke içindeki bir mücadele olmaktan çıkararak bölgesel enerji güvenliği ve uluslararası deniz ticaretini doğrudan etkileyebilecek bir krize dönüştürüyor.





