Kamuoyunda "ikinci emeklilik" olarak anılan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi için yeni bir gelişme yaşandı. Hükümetin 2027-2029 dönemi için açıkladığı Orta Vadeli Program'da sisteme ilişkin herhangi bir hedef veya takvim yer almadı.

Bu durum, çalışanların maaşlarından yapılması planlanan ek kesintinin şimdilik gündemden çıktığı anlamına geliyor. Sistemin yasal altyapısı henüz oluşturulmadığı için herhangi bir uygulama da başlamış değil.

Türkiye Gazetesi yazarı ve SGK Uzmanı İsa Karakaş, yeni programı değerlendirerek sistemin rafa kaldırıldığını ifade etti.

PLANLANAN SİSTEM NASIL İŞLEYECEKTİ

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, mevcut emeklilik gelirine ek bir kaynak oluşturmayı amaçlıyordu. Tasarımda çalışanların brüt ücretlerinden yüzde 3 oranında kesinti yapılması öngörülüyordu.

İşverenler de aynı oranda katkı sağlayacaktı. Bu iki katkı bir araya geldiğinde çalışan adına brüt ücretin yüzde 6'sı oranında birikim oluşacaktı.

Sistem, mevcut Otomatik Katılım Sistemi'nin işveren katkılı bir yapıya dönüştürülmesi olarak planlanmıştı. Otomatik Katılım Sistemi 2017'den bu yana yürürlükte bulunuyor ve çalışan katkısı üzerinden işliyor. Bu sistemde işveren katkısı bulunmuyor ve çalışanlar belirli süre içinde cayma hakkını kullanabiliyor.

ASGARİ ÜCRETLİ İÇİN HESAP

Kesintinin ne anlama geldiği asgari ücret üzerinden hesaplandı. 2026 yılında brüt asgari ücret 33 bin 30 lira, net asgari ücret ise 28 bin 75,50 lira olarak uygulanıyor.

Brüt ücret üzerinden yüzde 3 oranında çalışan katkısı alınması durumunda asgari ücretli bir çalışanın maaşından aylık yaklaşık 991 lira kesilecekti. Yıllık bazda bu tutar 11 bin 892 liraya karşılık geliyor.

Karakaş, bu ek yükün özellikle dar gelirli çalışanları zorlayacağına dikkat çekti. Uzman, mevcut ekonomik koşullarda ücretlerden yeni bir kesinti yapılmasının sosyal açıdan da sorun oluşturacağını ifade etti.

Sadece dört model kaldı: Eylül'de en ucuz sıfır otomobilleri değişti
Sadece dört model kaldı: Eylül'de en ucuz sıfır otomobilleri değişti
İçeriği Görüntüle

İŞVERENLER İÇİN EK MALİYET OLACAK MI?

Sistem işveren tarafında da yeni bir yük anlamına geliyordu. Çalışan katkısına ek olarak işverenlerden de yüzde 3 oranında katkı alınması planlanıyordu.

Karakaş, mevcut sigorta prim yüküne bu katkının eklenmesinin özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için maliyet artışı oluşturacağını belirtti. İşverenler halihazırda çalışanları için SGK primi ve işsizlik sigortası primi ödüyor.

TAKVİM ÜÇ KEZ DEĞİŞTİ

Sistemin hayata geçirilmesine ilişkin hedefler daha önce de defalarca güncellendi. 2023'te yayımlanan Orta Vadeli Program'da Otomatik Katılım Sistemi'nin işveren katkılı yapıya dönüştürülmesi için 2024'ün son çeyreği işaret edilmişti.

Bu hedefe ulaşılamayınca takvim 2025 yılına alındı. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda sistem yeniden ertelendi.

2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program'da ise başlık tamamen çıkarıldı. Program metninde sisteme ilişkin bir hedef, takvim veya değerlendirme bulunmuyor.

"HENÜZ TASLAK BİLE YOK"

Karakaş, sistemin ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle uygulanamayacağını uzun süredir dile getirdiklerini söyledi. Uzman, bugüne kadar kamuoyuna açıklanmış bir kanun teklifi, hazır taslak ya da net bir metin bulunmadığına dikkat çekti.

Karakaş'a göre süreç sürekli ertelendi ve son olarak yeni programda da yer bulamadı. Uzman, sistemin mevcut koşullarda tıkandığını ifade etti.

HUKUKEN KALDIRILMIŞ DEĞİL

Orta Vadeli Program'da yer almaması, sistemin hukuken sona erdiği anlamına gelmiyor. Program, hükümetin üç yıllık dönemdeki öncelik ve hedeflerini gösteren bir belge niteliği taşıyor.

Sistem zaten yasalaşmadığı için ortada kaldırılacak bir düzenleme de bulunmuyor. İlerleyen dönemde yeni bir program veya kanun teklifiyle konunun yeniden gündeme gelmesi mümkün.

Şu an için hayata geçirilmesine ilişkin herhangi bir takvim paylaşılmadı. Çalışanların mevcut ücretlerinden ek kesinti yapılması söz konusu değil.

ÜÇ AYAKLI EMEKLİLİK MODELİNİN DETAYLARI

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, dünyada yaygın olan üç ayaklı emeklilik modelinin ikinci ayağını oluşturmak üzere tasarlanmıştı.

Modelin birinci ayağını Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden sağlanan zorunlu emeklilik oluşturuyor. Üçüncü ayak ise kişilerin gönüllü olarak katıldığı Bireysel Emeklilik Sistemi olarak işliyor.

İkinci ayak, işveren katkısıyla desteklenen ve çalışanların otomatik dahil olduğu bir yapı olarak öngörülüyordu. Bu ayağın oluşturulması, emeklilik döneminde gelirin çalışma dönemindeki ücrete oranını yükseltmeyi amaçlıyordu.

Mevcut durumda çalışanlar için ikinci ayak işlevini kısmen Otomatik Katılım Sistemi görüyor. Bu sistemde yüzde 30 devlet katkısı uygulanıyor ancak işveren katkısı bulunmuyor.

Kaynak: Haber Merkezi